"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye’de siyasî fetret dönemleri (1)

İbrahim ERSOYLU
01 Temmuz 2022, Cuma
Fetret dönemi; huzur ve istikrarın olmadığı, toplum hayatının gerginlik ve kaosla çalkalandığı, kanun hâkimiyeti ve hak yerine kuvvetin; zulüm ve zorbalığın devrede olduğu ara dönemini ifade eder.

Ülkemiz, Ahrar/ demokrat iktidarlarının direk veya dolaylı olarak askeri darbelerle alaşağı edilmesi akabinde bu dönemleri yaşamıştır.

Hür Batılı devletlerinin desteği ile 1946’da demokratik bir sürece giren ülkemizde, 1950’de yapılan hür seçimlerde DP (Demokrat Parti) ile Adanan Menderes liderliğinde Ahrar/ demokrat güçler ezici bir çoğunlukla iktidara gelmişlerdir.

Demokratlar, 1960’a kadar on yıl boyunca içerde bir yandan demokrasiyi; insan hak ve hürriyetlerini, adaleti, kanun hâkimiyetini, meclisin saygınlığını tesis ettiler. Onlar diğer yandan uygun maliyetlerle fabrikalar, yollar, barajlar, köprüler yaparak devlet kaynaklarını yerinde yatırımlarda kullanarak, halkı iktisat ve tasarruf yapmaya teşvik ederek, 27 yıl boyunca tek adam rejiminin geri bıraktığı Türkiye’yi kalkındırdılar.

Demokrat iktidar, diğer taraftan demokrasinin gereği olarak dinî hayat üzerindeki eski müstebit yönetimin koyduğu antidemokratik yasakları kaldırdı; ezanın aslî şekliyle okunmasını sağladı, yurt sathında çok sayıda Kur’an kursu, İHL ve Yüksek İslâm Enstitüleri (İlahiyat Fakülteleri) kurarak dini siyasete alet etmeden siyaseti dine hizmetkâr yaptı.

Demokrat iktidar, içerde tahakkuk ettirdiği ekonomik kalkınmışlığı ve yükselttiği demokrasi standardı sebebiyle İslâm dünyasında, bilhassa hür dünya nezdinde Türkiye’yi sözü dinlenir saygın bir konuma yükseltti.

Türkiye’nin müreffeh, demokratik bir seviyeye gelerek istibdatla yönetilen diğer İslâm ülkelerine örnek olmasını hazmetmeyen iç ve dış fesat odakları, 1960 öncesinde iktidara karşı harekete geçerek, muhalif basını kullanarak ve üniversite gençliğini kışkırtarak anarşiyi körüklediler, darbeye uygun bir zemin hazırladılar.

O dönemde TSK içinde gizli yuvalanmış, iktidarın müspet icraatlarından rahatsız olan albaylar cuntası, durumdan vazife çıkararak 27 Mayıs 1960’ta silahlı bir darbe ile demokrat iktidarı alaşağı etti. Darbeciler, demokrat güçleri Yassıada’da zalimane bir şekilde yargılayarak; Başbakan Adnan Menderes’i, Fatin Rüştü Zorlu’yu ve Hasan Polatkan’ı idam ettiler.

Türkiye darbeciler eliyle bir nevi siyasî bir fetret dönemine sokuldu, onun demokrasi ve kalkınma yolculuğu inkıtaa uğrayarak ülke 30-40 yıl geriye gitti. Allah u âlem o dönemde demokrat iktidarın darbe ile yolu kesilmesiydi, Türkiye demokrasi ve kalkınmada Almanya veya Japonya gibi, dünyanın kalkınmış sayılı devletlerden biri olacaktı.

O dönem 1965’e kadar beş yıl sürdü. Kapatılan Adnan Menderes’in DP’sinin (Demokrat Partisi) yerine, AP (Adalet Partisi) ve YTP (Yeni Türkiye Partisi) kuruldu. Darbecilerin şantaj ve tehditleri gölgesinde yapılan 15 Ekim 1961 seçimlerinde CHP, iktidar olmak için yeterli çoğunluğu sağlamayınca, İsmet İnönü Başbakanlığında AP ile koalisyon kurdu.

CHP-AP Koalisyonu 1965’a kadar sürdü. Bu sürede demokrat idaresinin demokrasi ve ekonomide yaptığı atılımlar ve projeler sekteye uğradı.

Darbeciler, zücaciyeci dûkkanına giren fil gibi demokrat idaresinin kurduğu demokratik sistemi alt üst ettiler; vizyonsuz kadroları iş başına getirdiler.

Darbeciler bu tahribatları yaparken ne yazık ki toplumdan; sivil topum kuruluşlarından cemaat ve tarikatlardan -istisnalar haricinde- ciddi manada bir tepki görmediler. Şayet onlar, toplum tarafından darbeye karşı bir tavır, mazlum demokrat güçlere sahip çıkan cesur, demokratik bir tepki görselerdi, başta Adnan Menderes ve demokrat kadrolara karşı, arşı titreten zulümleri yapmaya cesaret edemezlerdi.

Son söz: Hak ve hürriyetlerini bilip onlara cesurane sahip çıkmayan, yapılan zulümlere ses çıkarmayan milletler, sefil bir hayat yaşamak zorunda kalırlar.

Okunma Sayısı: 1179
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı