"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye’nin istikrarı ve demokratlar

İbrahim ERSOYLU
22 Mayıs 2020, Cuma
Günümüz Türkiye’sinin dinî, iktisadî, sosyal ve siyasî istikrarı, birinci sınıf bir demokrasi ile ve bu demokrasiyi ülkede yerleştirmeye çalışan hakikî Demokrat siyasî güçlerin iktidarıyla mümkündür.

İster sol, ister sağ, isterse de dindar kimlikli olsun, demokrasiyi benimsemeyen ve gerçek Demokrat olmayan siyasî güçlerle, Türkiye’nin düze çıkmasının hiçbir zaman mümkün olamayacağını, son yıllarda yaşanan tecrübelerle ayan beyan görünmektedir.

Merhum A. Menderes ve S. Demirel’in temsil ettiği DP, AP ve DYP partileriyle siyasette tezahür eden Demokrat iktidarlar, 1950’den 2000’lere kadar aralıklı sürelerle yıllarca ülkeyi yönettiler. Ülkeyi tek partinin istibdat ve baskısından kurtardılar ve Türkiye’de birinci sınıf bir demokrasinin tesisi için çalıştılar.

Onlar, demokrasinin gereği olarak maneviyat alanında cesur atılımlar yaptılar. 1950’de, Tek partinin 27 yıl boyunca din ve dindarlar üzerinde uyguladığı baskıyı kaldırdılar. Ezanı aslına çevirdiler, dini siyasete alet etmeden yurt sathında Kur’ân Kurslarını, İHL’leri, İlahiyat Fakültelerini kurup yaygınlaştırarak maneviyata büyük hizmet ettiler.

Diğer taraftan onlar, içerde memleketin maddî kaynaklarını, sanayi ve tarım gibi gelir getiren verimli yatırımlarda kullanarak onu kalkındırdılar. Üretimi teşvik ederek vatan sathını fabrikalar, yollar, barajlarla donattılar. GAP gibi çok sayıda kalkınma projelerini devreye soktular. Eğer iktidarları darbelerle kesilmeseydi Türkiye, Demokrasi ve Kalkınmada Almanya ve Japonya gibi ülkelerin seviyesine yükselmesi bekleniyordu.

Demokratların ülkenin maddî ve manevî hayatına yaptıkları hizmeti bir türlü hazmetmeyen içerdeki ve dışarıdaki şer güçler, el ele vererek onları iktidardan alaşağı ettiler. Yerlerine Demokrat olmayan vizyonsuz, ufuksuz, öngörüsüz siyasî güçleri parlatarak yönetime gelmelerinin yolunu açtılar. Medyayı kullanarak halkı değişik aldatma taktikleriyle şaşırttılar, onlardan desteğini çekmesini sağladılar.

Demokrat idareler, zındıka komitesi ve Kemalist güçlerin işine gelmez. Çünkü onlar biliyorlar ki, ülke demokratikleşerek kalkınırsa, halk söz sahibi olacak ve Kemalizm bitecektir. Kemalizm yok olursa devlet katlarında haksız olarak elde ettikleri konumlarını, devlet idaresini kontrol ve yönlendirme güçlerini kaybedeceklerdir. Bu yüzden ideolojilerini ayakta tutmaya devam edecek sol siyasî güçlerin iktidarı mümkün değilse, Demokratlar yerine bu işe razı olan ve yönlendirmeye kabil, dindar görüntülü siyasî güçlerin yönetimde olmalarını tercih ederler.

Çare: Önümüzdeki seçimlerde halk çoğunluğunun toparlanıp 1950, 1965, 1979 ve 1991 yıllarında yaptığı gibi “Yeter! Söz milletindir” diyerek derin güçlerin planlarını bozup dindar kimlikli de olsa Demokrat olmayan güçlerden yüz çevirerek hakikî Demokrat güçleri ayağa kaldırıp iktidara taşımasıdır.

Okunma Sayısı: 1113
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet Zeki

    22.5.2020 17:52:01

    İşin özü bu yazı ara bir yayınlanmali

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı