"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu pahalılık niye?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
18 Mayıs 2022, Çarşamba
Son dönemde herkesin en çok konuştuğu ve dert yandığı konu pahalılık. Pazar ve marketlerde sürekli yükselen fâhiş fiyatlar.

Fiyat artışlarına yetişmek mümkün değil.

Semt pazarlarına gidenler artık birçok şeyi ya alamıyor veya önceden kiloyla aldığını artık neredeyse taneyle alıyor. Ya da utana sıkıla ezik ve çürük olanlarını almaya bakıyor.

Pazar dağılıp tezgâhlar kaldırıldıktan sonra kalanları eşeleyip işine yarayacak birşeyler bulmaya çalışanlar ayrı bir hicran tablosu.

Ete zaten hasret yaşayan, süt ve ürünlerine de erişemez hale gelen, dahası günlük ekmek ihtiyacını karşılamakta bile zorlanan fakirler için sebze-meyve de artık “lüks” oldu.

Birkaç sene önce patates, yıllardır alışılmış fiyatların üzerine çıktığında herkes şaşırmış, normal seviyesine ininceye kadar gündemin ön sıralarında yer almıştı. Şimdi çok daha pahalı, ama artık kimse sözünü dahi etmiyor.

Pazardaki bütün sebze ve meyveler için aynı şey geçerli. Hepsinde fiyatlar yüksek.

Hem de hiç görülmemiş seviyelerde.

İşin garibi, pazarcılar da şikâyetçi. Satış yapamıyorlar. Tarladaki üretici zaten isyanda. Masrafları katlanarak artan çiftçinin ekip hasadını yaptığı ürün para etmiyor. Kazanamayınca işi bırakıyor ve çiftçi sayısı azalıyor.

Diğer gıda ürünlerinde de durum aynı.

Elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyatlarındaki zam sağanağı ve bunların diğer bütün alanlarda tetiklediği fiyat artışları ayrı bahis.

Dövizin yeniden tırmanışa geçmesi de.

Sene başında asgarî ücrete ve maaşlara yapılan zamların çoktan eridiği ve buharlaştığı bir ortamda bunların ortaya çıkardığı sonuç, daha da ağırlaşan kronik bir geçim sıkıntısı.

Bu vaziyet, yakın zamana kadar bir bolluk ve bereket ülkesinde yaşadığımız, ama hem toplum olarak bunun kıymetini bilip şükrünü eda etmediğimiz; hem de yönetenlerce uygulanan sorumsuz politikaların bizi bu hale getirdiği gerçeklerini önümüze koyuyor.

Meselâ yıllardır tarımda kendi kendine yeten sayılı ülkelerden biriyken, ithalâtla yerli üretimi baltalayan politikalar sonucu bu duruma düşürüldük. Ve maalesef aynı şey çok büyük ölçüde hayvancılık için de geçerli.

Genelde de üretime değil, inşaat ve tüketime dayalı ekonomi politikaları uygulandı.

İsraf ve adaletsizlik de olunca neticesi bu.

Okunma Sayısı: 3364
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İlke

    18.5.2022 18:02:32

    Niye pahalı niye yok dersek sorun çıkaran vatandaş oluruz iyisimi.sesimizi çıkarmaya kim iyi vatandaş olalım.eger bu hükümet kuralı dürüst seçim yaptirirsa herşey güzel olacak başta ekonomi tarım ve hukuk adalet gerisi gelir.

  • hikmet

    18.5.2022 09:10:19

    kınarsan kınanacak hale gelirsin .Bunca haksızlığa karşı sudanlara bu kıtlık pahalılık az bile malasef bu ülke bu durumun daha da kötüsünü yaşayacak gidişatı var.....

  • Emin

    18.5.2022 00:38:43

    Bu âhirzaman fitnesinde açlık ehemmiyetli bir rol oynayacak. Onunla ehl-i dalâlet, biçare aç ehl-i imanı, derd-i maişet içinde boğdurup, hissiyat-ı diniyeyi ya unutturup ya ikinci, üçüncü derecede bırakmaya çalışacak diye, rivayetlerden anlaşılıyor. (Kastamonu Lâhikası, s. 256)

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı