"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kutlular Ağabeyden MİT'çilere: Beni cemaatlerin aleyhine asla konuşturamazsınız

Kâzım GÜLEÇYÜZ
24 Nisan 2021, Cumartesi
Kutlular Ağabey hatıralarında 12 Eylül’den sonra kendisine gelen ve “Beni Konsey gönderdi. Sizinle beraber çalışmak istiyoruz. Bizimle çalışırsanız bütün devlet imkânlarını emrinize tahsis ederiz ve size her hususta yardımcı oluruz” diyen MİT’çi albayın yaptığı “Yurt dışındaki Süleymancı ve Millî Görüşçü gruplara karşı beraber çalışalım” teklifine şu cevabı verdiğini anlatıyor:

“Siz onlara dindar oldukları için karşısınız. Onlar ise bizim Müslüman kardeşlerimizdir. Kendimizi onlara karşı, size kullandırtmayız.”

Daha sonra gönderilen bir başka “elçi”nin “Cemaatinizdeki filanlarla aranızdaki ihtilâfta, eğer bizimle çalışırsanız sizi destekleyeceğiz” teklifine verdiği cevap da  şu olmuş:

“Elinizi içimizden çekin, yeter. Onlar bizim dava arkadaşlarımız; aramızdaki meseleleri biz hallederiz.”  (İşte Hayatım, s. 311-2)

Şunlar da 1990’daki MİT sorgusundan:

“Gerçekleri amirlerinize, üst tarafa bildirmiyorsunuz. İstihbarat noktasında, ister askeriyenin olsun, ister sairlerinin ‘gizli’ damgalı, ‘Aşırı Cereyanlar’ adlı raporlarınızı okuduğum, tetkik ettiğim zaman iğreniyorum, nefret ediyorum, tiksiniyorum. Öyle bir Nurculuk anlatıyorsunuz ki, hiç alâkası yok. Niye gerçeği yazmıyorsunuz? Doğruları söyleyin, yukarısı kararını ona göre versin. Bu kasten mi, yoksa amirlerinize yaranmak için mi yapılıyor, onu da bilmiyoruz; ama bunu da söylemekte fayda mülâhaza ediyorum: Yani fitneyi, bölüp, parçalamayı iyi biliyorsunuz.”

“Onlar kendi gruplarımız noktasında birtakım sualler sordular. Ben de onlara şunları söyledim: ‘Bunlar bizim dahilî meselelerimiz; ama bunları da siz meydana getirdiniz. Hepsinde sizin parmağınız var. Eğer siz rahat bırakırsanız biz meselelerimizi hallederiz.’

“Dinî gruplar hakkında bana sual sormayın. Çünkü size cevap vermem. Onların aleyhinde beni konuşturamazsınız. Yalnız birtakım kendi tartışmalarımız olabilir. Size bu hususlarda hiçbir cevap vermeyeceğim.

“Ben pervasızca, herşeyi olduğu gibi söylediğimden—ki, inandıklarımı söylemiştim—benim hakkımda onların bilgileri de o yönde olduğu için, çok fazla değişik manada sıkıştırma, baskı yapma, sual sorma ihtiyacı duymadılar. Rahat konuştum.” (s. 399)

Onu bu duruşuyla da hatırlayacağız.

Okunma Sayısı: 4075
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hakan ORAL

    24.4.2021 14:50:04

    Oğuz Yiğiter ağabeyime aynen katılıyorum. Fitneyi çıkaran da fitneye alet ettirmeye çalışan da aynı gizli el. Birilerinin oyununa gelip de dahilde oluşturulan sun'i meselelere kapılıp da uhuvvet ve tesanud dusturlarini çiğnemeyelim, hele ki bu meseleleri umuma açık mecralarda dillendirip de nur mesleğine darbe vurmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmeyelim.

  • Rasim

    24.4.2021 14:00:26

    Maşallah.. bugünkü takipçilerine selam ederim.

  • Oğuz Yiğiter

    24.4.2021 10:47:24

    Fitne tuzaklarına karşı, asil bir duruşun hikayesi. Üstadın tâ çocukluğunda medrese talebeleriyle yaptığı kavgaya müdahil olmak isteyenlere karşı tavrı ne ise, İslâmî hizmetlerde muhtelif kulvarlarda çalışan cemaatlerin aralarında ihtilaf konularına dışardan müdâhale ettimemek aynı mertlik, yiğitlik ve feraset örneğidir. Tâkip edilecek bir prensip...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı