"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tek adam rejiminde “fiilî güç kullanmak”

Kâzım GÜLEÇYÜZ
23 Ağustos 2019, Cuma
Cumhurbaşkanı’nın Kurban Bayramından önce diplomatlarımıza yaptığı konuşmada şöyle bir cümle de yer alıyordu:

“Gerektiğinde diyalogla, gerektiğinde yumuşak güç unsurlarıyla, gerektiğinde zorlayıcı diplomasi araçlarıyla, gerektiğinde de fiilî güç  kullanarak millî menfaatlerimizi mutlaka savunacağız.” (7.8.19 tarihli gazeteler)

Elbette ki millî menfaatleri korumak ve savunmak her ülke gibi Türkiye’nin de hakkı.

Ve aynı zamanda halkı adına görevi.

Dış politikanın en önemli hedeflerinden.

Zaten ülkeler arasındaki ilişkiler de karşılıklı menfaatlerin kesiştiği bir zeminde yürüyor.

Gerçi ahlâkî ve moral açıdan işin merkezine menfaatten önce fazileti koymak lâzım.

Bediüzzaman’ın Kur’an medeniyeti ile Batı medeniyetinin dayandığı temelleri kıyaslarken vurguladığı önemli kriterlerden biri bu.

Bir diğeri “Hak kuvvette değil, kuvvet hakta olmalı” prensibi. Bir başkası da hayatın çatışmaya değil, yardımlaşmaya bina edilmesi.

Kişiler arasında olduğu gibi devletlerin ilişkilerinde de bu esaslar hâkim kılınabilse, herkesin menfaatinin de güvence altına alındığı ve hiç kimsenin kimseye hakkının geçmediği bir düzen kendiliğinden tesis edilmiş olur.

İşin asıl önemli olan cihetini bu şekilde ifade ettikten sonra, Cumhurbaşkanının sözlerini yorumlamaya devam edecek olursak:

Erdoğan “gerektiğinde” kelimesini dört kez tekrarlayarak her birine bağladığı farklı şartlara göre izlenecek yollardan bahsederken “fiilî güç kullanma” şıkkını da telâffuz ediyor.

Ve özellikle bu seçenek çok kritik.

Bilhassa tek adam rejimine geçiş bağlamında yapılan anayasa değişiklikleri ile “Millî güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır. TSK’nın kullanılmasına karar verir” maddelerinin de Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine dahil edildiği dikkate alınırsa.

TSK’nın kullanılmasına karar vermek...

İfade ediliş biçimi dahi problemli olan bu yetkinin tek bir kişiye verilmesi ülkeyi ne tür risklerle karşı karşıya getirir, tekrar düşünelim.

Fiilî güç kullanma seçeneğinin Mecliste de, kamuoyunda da müzakere edilmesine fırsattanımadan oldubittilerle uygulanmasına imkân veren bir “sistem” ülkeyi nerelere götürür, hep birlikte yeniden değerlendirelim.

Özellikle Suriye’deki gelişmeler ışığında.

Okunma Sayısı: 3261
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı