EĞİTİMCİ MAHMUT TÜL, BAZALT TAŞI İLE RENKLİ TAŞLARDAN
OLUŞAN BİRBİRİNDEN GÜZEL TABLOLAR ORTAYA ÇIKARIYOR.
DİYARBAKIR ile Şanlıurfa arasındaki Karacadağ’da bulunan bazalt taşı ile Dicle Nehri’nin kenarındaki bazı renkli taşlar, eğitimci Mahmut Tül’ün elinde sanata dönüşüyor. Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde yaşayan Mahmut Tül’ün sanata ilgisi görev yaptığı okulda karakalem çalışması yapmasıyla başlamış. Uzun süre bu alanda çalışma yapan Tül, yıllar içinde kendisine has yöntemi keşfetmiş ve birbirinden güzel tablolar yapmaya başlamış. Tül, yapacağı tablo için Diyarbakır ve çevre illerinden topladığı renkli taşları uzun süren aşamalardan geçirdikten sonra tablolarına nakşediyor. Öğretmenlikten arta kalan zamanını evinin altında açtığı atölyede geçiren Tül, her tablo için 20 gün ayırıyor. Tül’ün yöntemi biraz zahmetli. İlk önce taşları çekiçle saatlerce ufaltıyor daha sonra belli iriliğe göre elekten geçiriyor, tasnif ediyor. Yapacağı tablonun rengine göre taşları bulup kırıyor. Daha sonra tuval olarak kullandığı ahşabın üzerine, bilgisayarda yaptığı çalışmanın belli boyutlarını çıktı olarak alıp, çiziyor. Çizim işlemi bittikten sonra sıra ahşap çalışmasına geliyor. Mahmut Tül, sıradan ahşap kullanmıyor. Diyarbakır’ın eskicilerinden mobilyacılarına, okullardan eski evlerine kadar gezip bulduğu ve doğal rengini koruyan ahşapları bulup şekil veriyor.
“GÜNLERCE TAŞ KIRDIĞIM OLUYOR”
Tabloların yapmak için hammaddeyi özenle seçtiğini anlatan Tül, teknolojinin gelişmesiyle üretilen boyalı taşları kullanmaktan kaçındığını söyledi. Bunun için günlerce taş kırdığını anlatan Tül, “Her şeyin tabiî olmasına özen gösteriyorum. Büyük bir emek harcıyorum, ama tablo bittiğinde mutlu oluyorum” dedi. Günde en az 5-6 saat çalıştığını dile getiren Tül, bu sayede zamanın nasıl geçtiğini bile fark etmediğini dile getirdi. ”Sanat yorucu olduğu kadar keyif” diyen Tül, bir tablonun büyüklüğüne göre 5 ila 20 gününü aldığını ifade etti. Mahmut Tül, “Taşlarla yaptığım ilk eser Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki Artuklu eseri olan Malabadi Köprüsü. Oldukça büyük bir tablo. Tabloda bulunan su rengi için yıllarca uğraştım mavi taş bulamadım. Çünkü tabiatta mavi taş çok az bulunuyor. Olsa da çok pahalı. Bunun için boya kullanmak zorunda kaldım. Onun dışında hiçbir eserimde boya yok. Şimdi su yerine yeşilin tonlarını kullanarak bu ihtiyacı karşılamaya çalışıyorum” şeklinde konuştu.