"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Batı Anadolu sürgünü öncesi - 2

M. Fahri UTKAN
08 Ekim 2026, Perşembe
1922’nin sonlarında Ankara’ya gittiğinde, Meclis’te milletvekilleri tarafından resmi bir törenle karşılanan Said Nursî, Ankara’da atmosferin beklediğinden farklı olduğunu, özellikle Milletvekillerinin büyük bir kısmının dini ibadetlere karşı lakayt olduğunu görerek 10 maddelik bir beyanname yayınladı.

Beyannamede özetle, “Siz büyük bir zafer kazandınız ancak bu zaferi Allah’a şükür ve ibadetle taçlandırmalısınız” diyordu. Bu çıkış, mecliste 60-70 milletvekilinin namaza başlamasına vesile olduysa da, yeni kurulan devletin “laik” ve “modernleşmeci” kadrosuyla ilk ciddi sürtüşmenin yaşanmasına neden oldu.1

Bu beyanname sonrası M. Kemal ile Said Nursî arasında özetle aşağıdaki tartışma yaşanmıştır: 

Mustafa Kemal, TBMM’nin Divan-ı Riyaseti’ne (Meclis Başkanlığı Toplantı Salonu’na) girdiğinde gördüğü manzara karşısında şaşırır. [Bediüzzaman’ın namaz için hazırlığını yaptığını,] ... bir taraftan da altmış kadar milletvekiliyle sohbet ettiğini görünce çok hiddetlenir. Yüksek sesle: “Hocam, burası Millet Meclisidir, bu ne hâl? Biz seni buraya çağırdık ki, bize yüksek fikirler beyan edesin. Sizin yüksek fikirlerinizden istifade edelim. Siz geldiniz, en evvel namaza dair şeyler yazdınız, aramıza ihtilâf verdiniz” diye bağırır. Bunun üzerine daha çok hiddetlenen Bediüzzaman: “Evet burası Millet Meclisi’dir” şeklinde cevap verdikten sonra devam ederek: “Paşa paşa! Kâinatta en yüksek hakikat imandır, imandan sonra namazdır. Namazı kılmayan haindir, hainin hükmü merduttur (reddedilir)” şeklinde cevap vermiştir. Bu gergin hava karşısında tartışmayı sürdürmek istemeyen Mustafa Kemal, orada hazır bulunan milletvekillerine döner ve “Hocam haklıdır” diyerek hiddetini geri almıştır.2

Bu sert diyalog, iki farklı dünya görüşünün ilk büyük kırılmasıydı. Buna rağmen kendisine milletvekilliği, “Şark Umumî Vaizliği” ve yüksek maaş gibi teklifler sunulduysa da Said Nursî, bu teklifleri reddederek “Ben dünyadan ve siyasetten vazgeçiyorum” diyerek Van’a gitmişti.

Aslında, Said Nursî, Ankara hükümetinin milletvekilliği, doğu vilayetleri vaizliği vb. üst düzey tekliflerini; siyasetten uzak durma prensibi, “sırr-ı ihlâs” (ibadeti/hizmeti sadece Allah rızası için yapma) anlayışı ve iman hizmetine odaklanma isteği nedeniyle kabul etmemiştir. Yeni Said döneminde, dünyevî makamları “bâkî” olan ahiret hizmetine engel gördüğü için teklifleri reddetmiştir.

1926 sürgünü başladığında ve sonrasındaki yargılamalarda (Eskişehir, Denizli gibi) Said Nursî’nin savunması şu temeller üzerine kuruluydu:

Hukukîlik: “Beni hangi suçla suçluyorsunuz? İsyan etmedim, asayişi bozmadım. Fikir beyan etmek suç değildir.”

Sivil Tavır: “Dünya için dine dokunanlarla meşgul olmuyorum.” diyerek siyasî bir muhalefet yürütmediğini vurguladı.

Kıyafeti: Şapka Kanunu’na rağmen sarığını ve cübbesini çıkarmayı reddederek “Bu bir vicdan meselesidir, kanunla inanç değişmez” diyerek hukuksuzluğa itiraz etti.

Said Nursî, sürgün hayatı boyunca mahkemelere sunduğu dilekçelerde sürekli bir noktanın altını çizdi: “Kanunsuz suç olmaz.” Şeyh Said isyanıyla bağı ispatlanamadığı halde kendisine uygulanan “zorunlu ikamet”in hukuk dışı olduğunu savundu. Ancak bu itirazlar o günün “İstiklal Mahkemeleri” atmosferinde karşılık bulmadı. 

—Devam edecek—

Dipnotlar:

1-  Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul 1997, s: 125)

2-  Abdülkadir Badıllı, Bediüzzaman Said Nursî, Mufassal Tarihçe-i Hayat, İstanbul – 1998, Cilt: 1, s: 550

Okunma Sayısı: 85
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı