"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kan damlar yüreğime

M. Fahri UTKAN
28 Kasım 2020, Cumartesi
Yüreğime kan damlamış, kanıma dokunmuş, kanım donmuştu adeta.

Bu vatan ki, toprakları şehitlerin kanlarıyla sulanmıştı düşman karşısında.

Yüreği kan ağlayanlar olduğu gibi bu dünyada bunlara kan ağlatanlar da vardır. Kan akıtmaktan zevk alan cani ruhlu, kana susamış insanlar olduğu gibi, yiğit, mert ve delikanlı insanlar da vardır.

Şeytana uyup, en ufak bir olayda karşısındaki ile kanlı bıçaklı olan insanlar, cemiyet huzurunu bozan insanlardır. Toplumumuzda bir yaralanma anında, “Akacak kan damarda durmaz.” diyerek teselli buluruz.

Bir vatanın topraklarının kanla sulanması, binlerce şehidin kanının akması sonucu bu millet hürriyetine kavuşmuştur. Milletin kanını emmeye çalışan, kan alacak damarı iyi bilen sinsi insanların varlığı da bir gerçektir. Öyle insanlar vardır ki, çektiği acıları belli etmemek için, kan kusarken kızılcık şerbeti içtiğini söyleyebilmektedirler.

İçinde kan olan ve insanların karakterlerini ortaya çıkaran bazı tamlamalar vardır. 

Sabırlı, itidalli, sinirlerine hâkim ve telâşsız insanlara soğukkanlı; cana yakın, sevimli insanlara ise sıcakkanlı denmektedir. Ayrıca tembel, hareketlerini gayet yavaş biçimde yapan insanlara da ağırkanlı denir. 

İki insan arasında kan bağı olması o insanların akraba olduğunu göstermekte, fakat kan kardeşliği aynı anlama gelmemektedir. İnsanın sıhhatli ve bakımlı olduğunu ise, “yüzünden kan damlıyor” sözüyle tanımlarız. Bir sıkıntıyı atlatan, bir hastalıktan kurtulanlar için de, “yüzüne kan gelmiş” ifadesi kullanılır.

Bir de gurbette olup da, ayrılık ve hasretlik ateşi ile yananlar vardır ki, bir bayram sabahı, “Bayram gelmiş neyime, Kan damlar yüreğime” diyerek içinde bulundukları durumu ifade etmeye çalışırlar. İnsanlar bazen yaptıkları hataları ne yazık ki kanları ile ödemektedirler. Bunun için nice kanlar heder olup gitmektedir.

Ülkemizin bazı yörelerinde kan dâvâsı denen, birçok insanın kanının dökülmesine sebep olan çok kötü bir gelenek vardır. Bu gelenek yüzünden birçok insanın kanı sel olup akmakta, adeta kan gövdeyi götürmektedir. Hâlbuki “kanı kanla değil kanı suyla yumak” gerekir. Kimse ile kanlı bıçaklı olmaya gerek yoktur.

İlk defa görüp de sevdiğimiz bir insana, “kanım kaynadı” deriz. Toplumda, daha önce birbirini hiç görmemiş, fakat aralarında kan bağı olan, akraba olan insanlar bir vesileyle karşılaştıklarında “kan çekmesi” olayı yaşanır ve birbirlerine kanları kaynadıkları, hemen samimî oldukları sık rastlanır.

Yine toplumumuzda öyle fedakâr kişiler vardır ki, çektikleri sıkıntıları kimseye sezdirmemek için adeta kanlarını içine akıtırlar da hallerini belli etmezler.

Okunma Sayısı: 2164
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı