"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eşref Edib ve siyasî görüş farklılığı

M. Latif SALİHOĞLU
15 Aralık 2017, Cuma
GÜNÜN TARİHİ 15 Aralık 1971

Bugün Eşref Edib Fergan’ın vefat yıldönümü. 15 Aralık 1971’de İstanbul’da vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığında.

Bundan dört-beş sene evvel, ESKADER tarafından Cağaloğlu’nda düzenlenen bir “Eşref Edib’i Anma Programı”na, biz de konuşmacı olarak dâvet edilmiştik.

Programın düzenlendiği salona gittiğimizde, çok kalabalık ve entelektüel seviyesi hayli yüksek bir topluluğun orada hazır bulunduğuna şahit olduk.

Konuşmacılar olarak on kişiydik. Yaş sırasına göre, liste başında muhterem Mehmet Fırıncı, listenin sonunda ise bizim ismimiz yer alıyordu.

Hiçbir konuşmacı, bir nebzecik olsun eleştirel mahiyette serd-i kelâm etmedi. Mehmet Fırıncı da, Üstad Bediüzzaman’ın Eşref Edib ile ilgili bir mektubunun yarısına kadar, hatta “fakat” kelimesine kadar olan kısmını okuyup bıraktı.

Sıra bize geldiğinde, biz de aynen o “fakat” kelimesinden sonraki kısmına nazar-ı dikkati çekmeye çalıştık. İşte, söz konusu o “fakat”tan önceki ve sonraki kısımların bir hülâsası:

"Eşref Edip kırk seneden beri iman hizmetinde benim arkadaşım ve Sebilürreşad’da makale yazan hakikî İslâmiyet mücahidlerinden bir kardeşimdir. Ve Nurun bir hâmisidir. Ben vefat etsem de, Eşref Edip Nurcular içinde bulunmasıyla büyük bir teselli buluyorum. ...Yalnız, Sebilürreşad, (Büyük) Doğu gibi mücahidler, iman hakikatlerini ehl-i dalâletin tecavüzatından muhafazaya çalıştıkları için, ruh u canımızla onları takdir ve tahsin edip onlarla dostuz ve kardeşiz; fakat...”

* * *

“...Fakat, siyaset noktasında değil. Çünkü, iman dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost-düşman, derste farketmez. Halbuki siyaset tarafgirliği, bu mânâyı zedeler, ihlâs kırılır. Onun içindir ki, Nurcular emsâlsiz işkencelere ve sıkıntılara tahammül edip Nur’u hiçbir şeye âlet etmediler. Siyaset topuzuna el atmadılar.” (Emirdağ Lâhikası)

* * *

Söz konusu mektubun asıl yazılış maksadı, din-iman hizmeti cihetiyle dost-kardeş olduğumuz bu kesimle siyaseten aynı çizgide, aynı kulvarda olmadığımızın nazara verilmesiydi. Dahası, Risâle-i Nur’un siyasete âlet edilmemesi gerektiği hususuydu. Mektubun illiyet bağı ise, 1952’de kurulan İslâm Demokrat Partisi ile alâkalıydı.

Sebilürreşad ile Büyük Doğu çevreleri, siyaseten Fevzi Paşalı Millet Partisi ve ardından Cevat Rıfat liderliğindeki İslâm Demokrat Partisini destekliyordu. Bu siyasî hareketin günümüzdeki devamı ve temsilcisi, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisidir.

Şimdi de, vefat yıldönümü vesilesiyle hayır ve rahmetle andığımız Eşref Edib’i biraz daha yakından tanımaya çalışalım.

* * *

"Türk matbuatının mücahit kalemi" olarak da bilinen Eşref Edib, vefat ettiğinde doksan yaşlarındaydı. Meşrûtiyet'in tâ ilk yıllarından itibaren yayın hayatına atılan Sebilürreşad'da, Mehmed Âkif, İzmirli İsmail Hakkı ve Üstad Bediüzzaman'ın da aralarında bulunduğu münevver zatların yazıları neşredilirdi.

İstanbul işgal altında iken telif edilen Hutuvât-ı Sitte isimli broşür de, yine Sebilürreşad matbaasında ve tam bir gizlilik içinde basılarak yayınlandı.

* * *

Millî Mücadele hareketi kızıştığı esnada, Sebilürreşad'ın idare merkezini Anadolu'ya taşıyan Eşref Edib, Mehmed Âkif'le birlikte önce Kastamonu'ya, ardından Ankara'ya gitti.

Savaş yıllarında dahi yayını aralıklı şekilde devam eden bu mecmua, 1925'te Şeyh Said Hadisesi bahanesiyle, tek parti hükümetince kapatıldı. Sahibi olan Eşref Edib de, İstiklâl Mahkemelerinde yargılanarak hapis cezasına çarptırıldı. 

Elazığ'daki cezaevinde, ayrıca maddî-mânevî büyük işkenceler gören Eşref Edib, Mutlâkiyet ve Meşrûtiyet dönemlerinde, hatta işgal yıllarında bile görmediği alçakça muamelelere ve zulümlü baskılara maruz bırakıldı.

* * *

22 yıl müddetle yayını yasaklanan Sebilürreşad, Demokratları bölen Millet Partisinin kurulduğu 1948'den itibaren, yeniden neşir hayatına döndü.

Din-imân cephesinde bütün mü'minleri, hasseten o tarihlerde Afyon Hapishanesinde bulunan Üstad Bediüzzaman ve talebelerini cesaretle savunan Sebilürreşad, siyasî kulvarda ise milliyetçi-muhafazakâr kesimin adresi şeklini alan Fevzi Paşanın fahrî başkanlığındaki Millet Partisinin bir nevî yayın organı haline geldi.

Sebilürreşad'ın yayını, 1966'da son buldu. Dindar bir şahsiyet olan Eşref Bey, hiçbir dönemde Demokratlara müsbet bir nazarla bakmadı. Çoğu zaman aleyhlerinde yazılar yazdı. Öyle ki, 27 Mayıs Darbecileri tarafından 30 Mayıs 1960’ta Harp Okulu penceresinden atılarak katledilen İçişleri Bakanı Namık Gedik ile ilgili hilâf-ı hakikat şeyler de dahil olmak üzere...

Ömrünün sonuna kadar aynı siyasî çizgide giden Eşref Edib, 1970’te kurulan Millî Nizam Partisinin de isim babası olarak bilinir.

@salihoglulatif: Lütfen, birbirimizi kandırmayalım; Ayasofya dâvâsını hafife alıp konuyu bir cümle ile geçiştirenlerin, Kudüs dâvâsı için lâf salatasının ötesinde fazla bir şey yapması beklenemez.

Okunma Sayısı: 8664
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    15.12.2017 13:18:21

    ..biz Nur talebeleri ve müştaklari, her daim ve her mes'elede "ahrariz"; mutedil, ve suhuletli, ve musbet, ve hakperest....inşaAllah.

  • recep günay

    15.12.2017 12:03:47

    Allah eli kalem tutan araştırmacı demokrat nurcuların sayısını artırsın. Nurculuk adı altında şapla şekeri karıştırıldığı bu dönemde böyle hakikatler doğru ile yanlışı ayırmaktadır. Siyasal islam zihniyetini tam anlamayanlar gidip biat ettiler.

  • HÜSEYİN İLHAN

    15.12.2017 10:48:05

    Allah razı olsun.Şu bir hakikat ki RİSALEİ NUR Talebelerinin merkez sağı desteklemesinden rahatsız olup binbir entrika ile onları o büyük kütleden kopararak hem CHP nin hemde msülaman insanları SİYASETİN NECİS kısmına bulaştırma hesap ve oyunlarına günümüzde risale okuyan insanlar kandırılarak,aldatılarak,yanıltılarak sürükletildi ve sürüklendiler.SİYASAL İSLAM denen bu müslüman ve dine hizmetten ziyade siyasi fikrine hizmeti şiar edinmişlere kananların uyanmasını mübarek CUM'A hürmetine rabbimden niyaz ediyorum. ALTIN gibi hakikatler varken ve o hakikatlerin müellifinin fikri,duruşu ve tatbiki bilinirken böyle vartaya düşenlere NADİM VE NECATLARI için bugün daha da fazla dua edelim.

  • Abdullah TUNÇ

    15.12.2017 10:31:22

    Milletçi bir siyaseti benimseyen Eşref edip ile bugünkü milletçiler arasında önemli bir fark var.Bunu göz ardı etmemek gerekiyor.Eşref edip samimi bir şekilde dine hizmet ediyor.Risale-i Nurları neşrediyor. Üstadı ve Nur talebelerini seviyor. Dindarlar arasında ayırım yapmıyor. Dindarları hedefine koymuyor.Dine hizmet yolunda riskleri göze alıyor. Bildiğim kadarıyla herhangi bir suistimali de yoktur. Hizmet yolunda bedel de ödemiştir.Bugünün milletçileri böyle midirler? Bunların, dünyaya ne kadar daldığı, ne kadar ayırım yaptığı,kin ve adavete sebep olduğu,iftira ve yalana ne kadar yer verdiği,ne kadar tarafgirane hareket ettikleri,gözler önün de...Onun için bu kardeşlik meselesini yeniden değerlendirmek gerekiyor diye düşünüyorum.Diğer önemli bir husus;siyasi ve içtima-i meselelerde bir boşluğun olması.Bütün ihtilaf ve bölünmeler bu nokta oluyor.Bu boşluğu R.Nurun ilgili bölümleriyle mutlaka gerekiyor.Çünkü bütün keşmekeşliklerin esas sebebi bu...

  • Özdemiroğlu

    15.12.2017 08:40:38

    Tebrik ederim Kardaşım, hakikatları her zeminde kavl-i leyyin ile dile getirirsek, yolun doğrusunun (siyaseten) sağında olanlar da, solun da olanlar da o kadar sahayı boş bulamayacaklardır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı