"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hizan’dan hazin bir feryat

M. Latif SALİHOĞLU
12 Mayıs 2014, Pazartesi
Sinan, Vedat, Murat..

Hizan’lı Vedat Aydın, henüz 16 yaşında. Lise 1. sınıf öğrencisi. Astım hastası. Yaklaşık kırk gündür kayıp. Galip kanaat, örgüt dağa kaçırmış. Ailesi yasta. Elem, hüzün, keder, acı, hasret baştan aşmış. Annesi Leman Hanımın feryâdı yürekleri yakıyor:
- Bana evlâdımı getirin!
- Yalvarıyorum, bana Vedat’ımı bulun!
- Gecem yok, gündüzüm yok. Evlâdıma kavuşmadan huzur bana haram.
- Bütün yetkililere, büyüklere sesleniyorum: Elinizi ayağınızı öpeyim, bana evlâdımı bulup getirin!
* * *
Evet, feryâd û figân bu minvâl üzere sürüp gidiyor. Anne bir yandan, baba bir yandan, kardeşler, halalar, teyzeler bir yandan... Hepsinin de yüreği yangın yerine dönmüş adeta.
Onların haklı feryadına biz de katılıyoruz. Çektikleri acıyı ruhumuzda, vicdanımızda hissediyoruz. Allah, kimseye böylesi acılar, kederler yaşatmasın.
* * *
Günlerdir Hükümet Konağı önünde kurdukları çadırda çile dolduran ailesinin anlattığına göre, Vedat “Okula gidiyorum” diyerek evden çıkmış. Gidiş o gidiş; kendisinden bir daha haber alınamamış.
Vedat’ın ailesi, oğullarının terör örgütü tarafından kaçırıldığına inanıyor. Çocukları gelinceye kadar da eylemlerine devam edeceklerini söylüyorlar.
* * *
Bilindiği gibi, benzer bir hadise yakın zamanda Diyarbakır Lice’de yaşandı.
Liceli Ayser Hanım, yine mâlûm örgüt tarafından dağa kaçırılan 14 yaşındaki oğlu Sinan için günlerce oturma eyleminde bulunarak şanlı bir direniş sergilemiş ve sonunda da oğluna kavuşarak gayesinde muvaffak olmuştu.
İşte bu hadise, Doğu ve Güneydoğu’daki birçok mağdur aile için çarpıcı bir örnek teşkil etti.
Birer şefkat kahramanı olan hiçbir anne, oğlunun dağa çıkıp terörist olmasını istemez. Buna asla razı değil. Besbelli ki, çocuklar zorla, yahut kandırılarak götürülüyor. İnsanlar da çaresizlik içinde bu drama seyirci kalıyor.
Ama, bundan böyle inşaallah hadiselerin seyri değişecek ve anneler evlâtlarına hasret kalmayacak.
Örgüt, bir taraftan “Silâhlar sussun. Analar ağlamasın...” derken, bir taraftan da, henüz hür iradesini kullanamayacak kadar küçük yaşta olan çocukları bir şekilde iğfal ederek ailelerinden koparmaya çalışıyor.
Ümit ve temenni ederiz ki, otuz yıllık ölüm-kıyım makinesi, bundan sonra çalışmasın, çalıştırılamasın.




KISA KISA


Tarihte 12 Mayıs

1868: Ga­la­ta­sa­ray Li­se­si­nin ku­ru­lu­şu.
1943: I­I. Dün­ya Sa­va­şı Af­ri­ka cep­he­sin­de so­na er­di. Kı­t’a­da­ki 110 bin Al­man ve 40 bin İ­tal­yan as­ke­ri müt­te­fik­ler­ce e­sir a­lın­dı.
* * *
1949 İsrail Devleti, BM marifetiyle kuruldu. Birleşmiş Milletler genel kurulunda, tarihte bir ilk yaşandı. Bir devlet, BM tarihinde ilk kez olmak üzere resmen tanındı. Bu devlet, Filistin toprakları üzerinde kurulan Yahudî İsrail devletiydi.
1917'den (I. Dünya Savaşı) beri adım adım Yahudilere peşkeş edilen, II. Dünya Savaşından sonra iyiden iyiye hızlandırılan Filistin'deki Yahudî yapılanması, nihayet 11/12 Nisan 1949 tarihinde meyvesini verdi.
BM, bu tarihte İsrail devletini resmen tanıdığını kabul etti. Buna mukabil, aynı tarihte muhacir oluş 700 bin civarındaki Filistinlinin durumu önemsiz görülerek ortada bırakıldı.
Böylelikle, Filistin toprakları üzerinde 61 senedir kapanmayan, yakın vâdede kapanacak gibi görünmeyen derin bir yara açılmış oldu.
* * *
1951: ABD, Bü­yük Ok­ya­nus’ta bir hid­ro­jen de­ne­me­si yap­tı. Bu, Ja­pon­ya’ya a­tı­lan a­tom bom­ba­sın­dan da­ha et­ki­liy­di.
1967: Gü­ven Par­ti­si, Prof. Dr. Tur­han Fey­zi­oğ­lu baş­kan­lı­ğın­da ku­rul­du.
* * *
1992: Mandela, Atatürk ödülünü reddetti. Afrika Ulusal Kongresi Başkanı Nelson Mandela, kendisine verilmek istenen Türkiye'nin "Devlet Ödülü" niteliğindeki "Uluslararası Atatürk Barış Ödülü"nü reddettiğini açıkladı.
Red açıklamasının gerekçesinde "Mandela’nın bütün hayatını demokrasiye, insan haklarına ve baskıların kaldırılmasına hizmet ederek geçirdiği" ifadesi vurgulandı.
1986'da "Ülke ve dünya barışına katkıda bulunanlara" lâyık görülen bu ödül, şimdiye kadar 10'dan fazla kişi ve kuruluşa (gerçek ve tüzel kişiliğe) verildi.
Ödül alanlar arasında, 1980 darbesini yapan Kenan Evren (1990), bir darbe oyunu ile Azerbaycan'da idareyi ele geçiren Haydar Aliyev (1999) ve Kıbrıs'ta barışı sağlamaya bir türlü muvaffak olamayan Rauf Denktaş (2000) gibi tanınmış isimler de var.
Bazı yıllar (meselâ 1988, 1991, 1993, 1994) kiseye verilmesi uygun görülmeyen bu ödülü reddeden ilk ve tek kişi Nelson Mandela oldu.
1986'da 10 milyon lira para ödülü ile başlatılan Atatürk Barış Ödülü, zamanla 100, 250 ve 500 milyon liraya kadar (1996) yükseltildi. 1997'den sonra ise, bu ödülün maddî karşılığı 1000 (bin) Cumhuriyet altını olarak belirlendi.


Okunma Sayısı: 2012
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı