"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kemalistlerin yaman çelişkisi

M. Latif SALİHOĞLU
27 Kasım 2025, Perşembe
Kemalistler çeşit çeşittir gerçi. Ama, hemen hepsinin ortak bazı özellikleri var.

Şöyle ki: Kendilerini “ilke ve inkılâplar”ın bekçisi olarak görürler. Laikliğe lâf ettirmezler. Harf inkılâbını hararetle savunurlar. Nice başları götüren şapka devriminin gerekliliğini kuyruklu yalanlarla tevil ederler. Avrupa'dan olduğu gibi ithal edilen ticaret (İtalya), ceza (Almanya) ve medenî (İsviçre) kanunların yeni Türkiye için hayatî öneme sahip olduğunu anlatmak için bin dereden su getirirler.

*

Yaklaşık yüz senedir, söz konusu “ilke ve inkılâplar”ın hem bekçiliğini üstlenen, hem de gönüllü avukatlığını yapan aynı Kemalistler, bir taraftan da Avrupa Birliği’ne (AB) şiddetle karşı gelirler. Türkiye’nin AB üyesi olmasını katiyen istemezler. Elli senedir “İstemezuuk” deyip dururlar.

Bunlar, sözüm ona “Haçlılar”a karşıdırlar. Avrupalıları “Türkiye’nin ezelî-ebedî düşmanı” olarak görürler. “Batı emperyalizmi”ni de güya yerden yere vururlar. Vesaire…

İşte, Kemalistlerin yaman çelişkisi tam da bu noktada kendini gösterip ayyuka çıkıyor. 

Zira, Kemalistlerin “Zinhar dokundurtmayız” dedikleri o “ilke ve inkılâplar”ın istisnasız tamamı Avrupa menşelidir. Onların hiçbiri yerli ve millî değildir. Bilâistisna hepsinin de patenti Batı’ya aittir.

Hakikaten de yaman çelişki değil mi? Adamlar, hem topyekûn Avrupa’ya karşı geliyor gibi davranıyor, hem de yüz yıl önce Avrupa’dan ithal edilen Batı patentli ürünleri cansiperâne savunmaya çalışıyorlar.

*

Avrupa’yı en doğru, en rasyonel şekilde analiz eden münevverlerin başında Bediüzzaman Said Nursî geliyor.

Üstad Bediüzzaman, meşhûr “Notalar”ında Avrupa’yı iki kısma ayırıyor. Kendi ifadesiyle “Yanlış anlaşılmasın, Avrupa ikidir” diyor.

Hakikî İsevilik dinine bağlı olan “Birinci Avrupa”yı insanlığa güzel, hayırlı, faydalı hizmetler sunmaya çalışan kısım olarak görürken, “insî şeytan” gibi davran “İkinci Avrupa”yı ise, nesilleri bozan, gençleri baştan çıkaran, dünyayı fesada veren ve insanlığın başına belâ olan her türlü küfür ve küfranı âleme yaymaya çalışan kısım olarak görüyor.

İşte, dine muarız olan Kemalistlerin bir çelişkisi de burada görünüyor. Onlar, insanlığa faydalı hizmetler üretip sunan; dahası, demokrasiye, insan temel hak ve hürriyetlerine öncelik veren Birinci Avrupa'dan hiç hazzetmezler. Buna mukabil, şeytanın vekili gibi çalışan İkinci Avrupa’nın ülkemize boca ettiği asırlık demode ürünlere, tapon mallara canhıraş bir şekilde sahip çıkmaya çalışırlar.

*

Yazının sonunu yine Batı’dan ithal edilen “laiklik” meselesiyle bağlayalım.

Önce şu “yerli ve millî” vurgusunu dillerine pelesenk eden Kemalistlere şunu soralım: 

Laiklik dediğiniz şey, yerli ve millî midir? Asgarî 16 devlet kuran Türkler, hangi dönemde laiklik prensibini kabul etmişlerdir? 

Dahası, laiklik, 1914’ten tâ 1922’ye kadar ölüm-kalım savaşı verdiğimiz Avrupa’dan ithal edilmedi mi? Sizin bugün de “düşman kampta” gördüğünüz, yahut öyle gösterdiğiniz Avrupa’nın malı değil mi laiklik? Yani patent onlara ait değil mi?

Siz farkındasınız, yahut değilsiniz; ama, şu açık bir gerçek ki, yaman, hem de çok yayan bir çelişkinin içindesiniz: Bir taraftan, yerlilikten-millilikten dem vurursunuz, bir taraftan da Latin harflerini, Roma rakamlarını, Panama şapkasını, Fransız laikliğini, Alman-İtalyan-İsviçre kanunlarını savunup durursunuz.

Sizin içinde düşmüş olduğunuz bütün bu çelişki ve tenakuzların ağına-tuzağına düşmekten her daim Allah’a sığınırız.

Okunma Sayısı: 2076
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Enes

    27.11.2025 22:39:32

    İlker Cihan beye sonuna kadar katılıyorum. Sanki bizim bir avrupadan başka çıkar yolumuz yokmuş gibi bir duruma düşmemek lazım. Avrupanın islam düşmanlığını unutamayız.

  • İlker Cihan

    27.11.2025 20:10:58

    Avrupa Birliği bir çok hususta önemlidir, ama tek kurtuluş yolu gibi abartılmamalı benim aciz kanaatimce.

  • İlker Cihan

    27.11.2025 20:08:22

    Şark husumeti, İslâm inkişafını boğuyordu; zâil oldu ve olmalı. Garp husumeti, İslâmın ittihadına, uhuvvetin inkişafına en müessir sebeptir; bâki kalmalı." Sünûhat,61.

  • Abdullah

    27.11.2025 14:15:49

    Hür düşünce kâmil manada topluma ve devlete hakim olmadıkça makalede belirtilen çelişkiler sürüp gidecektir.Bir buçuk asırdır bunları yaşıyoruz.Yakın uzak tarihimizi ve önde gelen şahşiyet leri doğru bilmiyoruz.Hür düşüncenin ve demokratlığın önündeki engeller kal dırılmadığı sürece ne çelişkiler biter ne de fikri çatışmaları..Ülkenin en büyük sorunu bu hür düşünce ve demokratlık tır.Maalesef bu konuda hiçbir kesimde ciddi bir çalışma, bir gayret göremiyo ruz.Tarihle ve toplumla gerçek manada barışık olmanın en büyük nedeni hür dü şüncenın hakimiyeti, tarihi ve tarihi şah siyetleri doğru öğrenmektir.Hür fikir ve düşüncenin önündeki barikatları kaldır maktır.Maddi ve manevi ilerleme de bu na bağlıdır.İnşaallah büyük bir güç bu işi ele alacak ve hür düşünceye vurulan prangaları parçalayacaktır.

  • Nagehan

    27.11.2025 10:49:28

    Nisâ/143 : "(O münafıklar; kaypak ve çıkarcı bir tavırla) Bunlar (kâfirlerle Müslümanlar) arasında tereddütle bocalayıp-yalpalayıp durmaktadırlar. Ne o tarafa (bâtıla tam bağlanıp yaranırlar), ne de bu tarafa (İslam’a tam yanaşırlar). Allah’ın (kötü niyetleri ve bozuk tıynetleri sebebiyle) şaşırttığı kimselere artık kesinlikle (çıkar bir) yol bulamazsın." ... Ayeti kerime; dini, şeriatı bütünü ile halis niyette kabul etmeyip bir o yöne bir bu yöne çeviren -sözüm ona- müslümanlar için de çok önemlidir ki; günümüz İslâm dünyasının iki yakası bir araya neden gelmiyorun, bi çare acınası durumunun da cevabı hükmünde..! // Hürmetler..

  • S. Pelin Kurukahveci

    27.11.2025 09:19:47

    CHP 100 yıldır olduğu gibi bugün de inkilapların bekçiliğine devam ediyor. O yüzden CHP'den uzak durmak gerekiyor. CHP'nin yaptığı zulümler geçmişte kaldı diye kimse kimseyi kandırmasın. Hala o zulümleri savunuyorlar ve ellerine fırsat geçse fazlasını da yaparlar. Allah bizi CHP'den korusun.

  • Mehmet Yüksel

    27.11.2025 06:03:50

    Hiç Çelişki yok aslında ben çelişki de göremiyorum kemalizm faşistlik demek Avrupa Birliği özgürlük, çok partili ,şahsa dayalı olmayan Kanun hakimiyeti olan kurallar kemalizmde ise tam tersi şahıs hakimiyeti meşide dayalı olmayan ırkçı sistem bir sistem hasıla Avrupa Birliği gelirse kemalizm yerli yeksan olur. Kemal ismin evrensel hukuk kurallarına uymadığı çağdaşı oldu Bir nevi Kuzey Kore Çin ve komünist ülkelerdeki sistemin aynısı olduğunu ispatlamadıkça anlatmadıkça entellektüel kesmi Kemal isimden uzaklaştıramazsınız

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı