"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bize yalan söylediler!”

M. Said ZEKİ
20 Nisan 2020, Pazartesi
Devrim gerçekleştiğinde veya millî devlet güçlü iktidar kurulduğundan ya da Müslüman kadrolar işbaşına geldiğinde adaletsizlikler ortadan kalkacak, insanlar nimetleri hakça paylaşacak, insan haysiyetine yaraşır bir hayat yaşayacaktık. Va Esefa...

Bize yalan söylediler. Gencecik fidanlar biçildi, ocaklar söndü, değerlerimiz yozlaştırıldı. Aldandık ve aldatıldık!    Hepimiz hayal kırıklığına uğradık!

«««

Sırlarla dolu, şarkılarla, türkülerle, ağıt ve efsanelerle dolu Anadolu. Anadolu’nun yoksul bir şehrinde, dağın yamacında, ovaya bakan yeşillikler içinde bir köy. İki katlı orta halli bir evde; kara günlerden kalma, alnında ve yüzünde yılların yorgunluğu olan kara yağız, yaşlı bir adam. Gözlerini ufka dikmiş, dalgın, belli ki yorgun. Ağzındaki cığaranın gri dumanı kavisler çizerek göğe yükseliyor. 

Fonda ise ‘yoksul bir gramofon’ çalıyor:

“Bir âleme indim yalnız / Yerde toprak, gökte yıldız / Bir yan susuz bir yan deniz / İki el, bir baş verdiler / Bir çift göz, ağlar da güler / Dört bir yanda, benim gibiler / Doğru söz içinmiş diller / İşte kalbin sev dediler / Bana yalan söylediler / Kaderden hiç bahsetmediler.”

«««

- Amca niçin bu kadar dalgınsın? Seni bu kadar derin düşüncelere salan nedir?

Daldığı âlemden gerçeğe dönmekten rahatsız olmuş gibi, gözlerini kırpıştırdı, yutkundu:

- Şey... Bize yalan söylediler evlât, dedi.

- Kim yalan söyledi amca? Anlat hele, dedim. Hem ben öğrenirim, hem belki siz de rahatlarsınız.

- Zor yıllardı evlât. Yokluk vardı, kıtlık vardı ve kıt imkânlar vardı. Köyden üçümüz yatılı okul imtinanını kazanmıştık. Ben, dayı oğlu Mehmet (Memo), karşı komşumuzun oğlu Halis. Köydeyken üçümüz de namazımızı kılardık. Hoca bize Kur’ân da öğretmişti. Halis, çoğu zaman müezzinlik yapardı camide. Üçümüz de vatanını milletini seven idealist gençlerdik.

Yatılı okul için büyük şehre gidince hayatlarımız değişti. Memo solcuların arasında kaldı. Sonra onların fikirlerini savunur oldu. Halis, namazına devam ediyordu. Siyasal İslâmcılara katıldı. Ben ise kendimi ülkücülerin arasında bulmuştum.

Lise yıllarında o camianın içindeydik.. Sıra arkadaşım Fahrettin’i şehit ettiler... Daha kimleri kimleri... Türkeş’e sorduklarında ‘dâvâmız şehitlerin kanları üstünde yükselecek’ diyordu. Solda ise bütün bölücü ve şer güçler ‘ortanın solu’ndaki Ecevit’in Halk Partisi’nin kanatları altına gizlenmişti. Sağcı veya solcu olmak istemeyen ve İslâmî hassasiyeti olan gençleri de boş bırakmadılar. Siyasal İslâm görüşünü benimseyen bir partiye, Erbakan’a havale ettiler.

‘Koca koca kitaplar okuyor, marşlar ezberliyor, kavgalara giriyor, duvarlara (Kahrolsun..!) diye yazıyorduk.’ Sonradan anladık ki; aynı eller ülkenin gençliğini, sağ sol diye bölüp, ellerine silâh verdiler ve ‘hadi birbirinizi biraz öldürün bakalım’ dediler. Ne değerler heba edildi, ne fidanlar, kabiliyetler genç yaşta feda edildi iki taraftan. Bir hiç uğruna.

Derken 1980’de ihtilâl oldu. Ordu idareye el koymuştu.

«««

Değerli, -adam gibi adam- ülkücü bir abimiz: “1980’de düdük çaldı, maç bitti. Dindar olanlar, dinî cemaatlere katıldılar. Kaba kuvveti tercih edenler ve sefih olanlar da; bar pavyon kabadayısı, çek-senet mafyası oldu. Şayet Başbuğ, ‘şu yurdu basın...’ diyeceğine ‘Her ülkücü mutlaka bir fakülte bitirecek, sahasında ihtisas yapacak, mutlaka bir - iki yabancı dil öğrenecek, ilme, imana, irfana yönelecek’ deseydi, Türkiye’nin kaderi çok farklı olurdu” demişti.

Bence çok haklıydı.. Günahlarıma tövbe edip kendimi kitaplara ve ibadete verdim ben de.

«««

- Ya diğerleri amca, Halis ve Mehmet’e ne oldu, neredeler?

Okunma Sayısı: 2783
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı