"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cezaevlerinden bir haber var mı?

M. Said ZEKİ
17 Ağustos 2020, Pazartesi 00:04
Cezaevleri ayrı bir dünyadır.

Dışarıdan birisinin düşünüp tasavvur ettiğinden daha farklıdır. ‘Dışarıdakiler’ yakını içeride olanlar, ‘cezaevlerinden bir haber var mı?’ diye beklerken, ‘içeridekiler’ de dışarıdan, sevdiklerinden, infaz ve af konusunda bir haber bekler.

‘Suçluyu kazıyınca altında insan çıkar.’ Hata yapmak, suç işlemek istenilen, arzu edilen bir durum değildir. Çünkü bunlar insan ve toplum hayatını etkiler. İnsan, fıtratına yerleştirilen binlerce duyguların neticesi olarak yaratılış gereği çok değişkendir. Hata da yapabilir, toplumun kabul etmediği ve kanunda suç sayılan bir fiili de işleyebilir. Bu gün hâkim iken, -mesela araçla birine çarpıp ölüme sebebiyet vererek- bir gün sonra sanık olabilir. Hz. İsa’nın (as) “İlk taşı günahsız olan atsın!” sözü çok manidardır.

HER İNSAN HATA YAPABİLİR

Mahkemeler, makamlar hiç kimseye mülk değildir. Yanlış yapan bir gün bedelini öder, ödemelidir. Hatasını görüp telâfisine çalışan ise kazanır. Çünkü ‘güneş batıdan doğuncaya kadar’ tövbe kapısı açıktır.

Burada önemli olan, demokratik sürecin açık veya örtülü müdahale, yönlendirme, yanıltma, saptırma ve manipülasyonlardan âzâde, hür, serbest, eşit, âdil ve dürüst bir şekilde işlemesidir. Her sahadaki hataların telâfisi ve suçluların ıslahı için samimî gayretin gösterilmesi şarttır.

ÂDİL SAVCILAR, ÂDİL HÂKİMLER…

Delilleri toplayıp dâvâ açma savcılık aşamasında başlar. Haksız dâvâ açmamak, iddianame düzenlememek Cumhuriyet Savcısının görevi süresince taşıyacağı bir endişe olmalıdır. Şüpheli hakkında düzenlenen haksız ve yersiz bir iddianame, kişilik hakkına bir saldırıdır.

Kişinin haksız yere sanık sıfatına sokulması ve bazen belki de yıllarca sürecek bir yargılama sürecine sonunda beraatta etse psikolojik bir travmadır. Bu travmadan kaçınmak için meşhur tabirle ‘kılı kırk yarmak’ gerekir. Bütün özene rağmen travma meydana gelmiş ise; o zaman bunun telâfi ve tazminini düzenleyen hükümler devreye girer.

HER SUÇA ÂDİL KARŞILIK…

Suç işleyenler kanunla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede âdil bir şekilde yargılandıktan sonra; fiilinin karşılığı olarak, yine kanunda yazılı cezaya çarptırılır. Adil hâkimlerin sadece Berlin’de değil her ülkede olduğunu ispat etmek yine hukukçulara düşen bir görevdir.

Yargılama sonunda ise; basit suçlarda mümkün olduğu kadar tutuklama yerine; denetimli serbestlik, kamu yararına bir işte çalışma gibi cezalar verilip, en az zararla çok fayda sağlama amaç olmalıdır.

SUÇLUYU ISLAH VE TOPLUMA KAZANDIRMA

Daha ağır suçlarda hüküm verilip ceza kesinleştikten sonra ise; infaz hukuku çerçevesinde, suçluların ıslahı ve tekrar topluma kazandırma devreye girer. Cezaevlerinin idaresi, hükümlerin infazı, görüş günlerinin düzenlenmesi, disiplinin temini, cezaevi idaresinin işleyişi yine bir cumhuriyet savcısının yetki ve sorumluluğundadır.

KİMSEYİ KINAMADAN…

Kimseyi kınamadan, musîbetine sevinmeden, zalimleri ve mazlumları, suçluları ve masumları mümkün olduğu kadar birbirinden ayırmak gerekir. Adalet dağıtırken böyle olması gerektiği gibi, sıradan vatandaş olarak da böyle düşünüp davranmamız şarttır.

Klâsik ifadeyle ‘herkes bir gün adalete muhtaç olabilir.’ Muhtaç olacağımız için değil; adaleti sırf bir etik değer, bir erdem olduğu için, adaleti adalet olduğu için savunmak lazımdır.

İdama mahkûm olsa bile, herkesin adalet isteme hakkı vardır. Suçlunun da, masum ve mazlumun da insan olduğunu unutmadan; herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Tâ ki, adalete güven artsın, demokratik kültür gelişsin, beklenen güzel günlere dair ümit çiçekleri solmasın.

Okunma Sayısı: 3204
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    17.8.2020 22:49:57

    ..hele kadin ve cocuklar, degisik meslek grubundan doktor, ogretmen, hukukcu, vs' ler hic 1 suc yapmamislar.....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı