"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sevmeyi unuttuk sanki!

M. Said ZEKİ
04 Ocak 2021, Pazartesi
Sevgili dostum, sevginin tükenmesine, umutların sönmesine / söndürülmesine izin verme!

Allah mücadele azmini ve insanlığa hizmet aşkını gür ırmaklar gibi çoğaltsın. Çünkü sevmesini bilmeyen dâvâ adamı olamaz. Sevgisiz yapılan hiçbir işin tadı da olmaz.

Günlük koşuşturma ve telâşeler, felâket tellâlı haber bültenleri, duyduğun ya da şahit olduğun haksızlıklar, içini karartmasın. Ömür olduğu sürece iyiye, güzele, doğruya yürümeye ve bunlar için mücadele etmeye devam. 

Engellerin artması pes etmek için değil, mücadele azminin artması içindir.

UMUDU DİRİ TUT, SEVGİNİ YEŞERT!

Pes etme. Bilâkis; umutlarını diri tut, sıradağlar gibi. Sevgini yeşert, gür ormanlar gibi. Engellere takılıp kalma. Yılmadan, yıkılmadan, bıkmadan yaşama sevincini ayakta tut. 

Hukuktan, adaletten, geceden sonra güneşin doğacağından, kıştan sonra baharın geleceğinden asla ümidini kesme dostum. Yeni yılda, kalbini yeni Nurlu ufuklara, gelecek rahmet hediyelerine açık tut. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez. Gün doğmadan, neler doğar!

HEM SEVEN, HEM SEVİLEN

Biliyoruz ki Allah; bütün sevgilerin kaynağı, varlık sebebidir, muhabbeti sonsuz olandır. O, Vedûd’dur. Hem seven, hem sevilendir. Kâinatı muhabbet üzere yaratmıştır. 

Bu muhabbetle kullarına elçiler, kitaplar göndermiş, insanlardan Birini (asm) ‘en sevgili’ olarak seçmiştir. Mahlukâtı sevgi ile birbirinin ve insanın hizmetine koşturan, besleyip büyüten O’dur.

KÂİNATIN DİREĞİ: SEVGİ!

Bu sınırsız sevgi ile kullarına Kendisini tanıttırır, sevdirir ve bu sevgi ile kullarını bağışlar. Dolayısıyla canlı, cansız varlıklarıyla bütün kâinat Allah’ın sevgi ve merhameti ile ayakta durur.

Kullarını sevmek ve sevdirmek Allah’ın büyük bir ihsanıdır. Allah’ın kullarına duyduğu sevgi ve şefkat, annenin yavrularına duyduğundan çok daha fazladır. Bedüzzaman ‘bütün annelerin şefkatinin toplamının, Allah’ın kullarına olan şefkatine göre bir damla’ gibi olduğunu vurgular.

Resûlullah (asm), kayıp çocuğunu telâşla arayan, bu arada yavrusuna duyduğu özlemle, bulduğu her bir çocuğu bağrına basan bir anneyi ashâbına göstererek, “Bu kadının, çocuğunu ateşe atabileceğini düşünebilir misiniz? (İşte) Allah’ın kullarına sevgi ve merhameti bu annenin yavrusuna duyduğundan çok daha fazladır.” buyurmuştur.

“MERHAMET ETMEYENE, MERHAMET EDİLMEZ.”

“Benim on çocuğum var, ben onlardan hiçbirini öpmedim.” diyen birine, Hz. Peygamber şöyle karşılık verir: 

“Allah senin kalbinden sevgi ve merhamet duygusunu söküp almışsa ben ne yapabilirim? Merhamet etmeyene, merhamet edilmez.”

Yine Efendimiz’den (asm) öğreniyoruz ki: “Amellerin en faziletlisi, Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir. Kişi sevdiğiyle beraberdir. Birbirinizi sevmedikçe kâmil mü’min olamazsınız. Biriniz bir kardeşinizi seviyorsa, bunu ona bildirsin. Bu aranızdaki muhabbeti arttırır.”

SEVGİ HER İKİ ÂLEMİ DE KUŞATIR

Eşimize, çocuğumuza, dostlarımıza onları sevdiğimizi söyleyelim, sevgimizi onlara hissettirelim. Unuttuklarımızı hatırlayalım, hediyelerle gönüller yapalım. Gecikmeden, geciktirmeden, şimdi...

Sevginin sadece bu kısacık ömre mahsus olmadığını, dünya ve ahireti de kuşattığını unutmadan...

RUH SEVDİĞİNE GECİKMİŞ...

Kabristan ki, bir gül bahçesiydi.

Sense bir yaprak; düşen dalından.

Gördüm; gülümseyişleri gazele dönmemişti turuncu güllerin.

Ve hummalı bir hazırlıktı telâşı, pembelerin.

Çeyizini işliyordu tomurcuktan goncalar.

Meleklerin salıncağıydı kar taneleri,

Ölümün baharına çıkıyordu karanlıktan sızan aydınlıklar.

Mezar mezar dolaştırdı sesiniz, sevgi rüzgârına katıp.

Ruh sevdiğine gecikmiş.. Ruh sevdiğine gecikmiş..

Kin, nefret, küslük silinsin, bitsin.

Ölüm varsa, gülümse yâr; bulutlar gitsin..

Sevmeyi geciktirme yâr, bildirmelisin sevdiğini sevdiklerine.

Yarın çok geç olabilir, yarına bırakma yâr!

Okunma Sayısı: 2225
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı