"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Diyarbakır’ın yıldızıydı

Misbah ERATİLLA
11 Ocak 2026, Pazar
Askerî Yıldız, doğduğu ve yaşadığı Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı Gürünlü köyünde (o dönem Dicle ilçesine bağlıydı) yaşıyordu ve ilkokula gitmediği için okuma yazma bilmiyordu. Daha sonra dışarıdan imtihanlara girerek okuma yazmayı öğrendi.

Askerî Yıldız’ın köylerine Mustafa Özsoy adında bir öğretmen gelir. Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur isimlerini ilk defa ondan duyar. Uzun sohbetlerin ardından Risaleleri okumaya başlar. Öyle bir aşkla okur ki, eğitimli kişilere adeta taş çıkartır. Bir süre sonra Diyarbakır’da, Bediüzzaman’ın talebelerinden Mehmet Kayalar ile tanışır. O günden sonra hayatı tamamen değişir ve Risale-i Nurlar ile yoğrulmuş bir hayat yaşamaya başlar.

Daha sonra Diyarbakır’da askerî hastanede işe başlar. Hayatının her anında Risaleler tek gayesi olur. Ulaştığı her kişiye Risale-i Nurlardan bahseder ve toplumda örnek bir Nur Talebesi olarak Diyarbakır’da parmakla gösterilir. Ömrü boyunca çoluk çocuğunun nafakasını düşünmeden gece gündüz Risale-i Nur hizmetiyle yaşar. Günleri, evinden çok Risale-i Nur medreselerinde geçer.

Askerî Yıldız, Risale-i Nurları tanıdığı 1950’li yıllarda, Bediüzzaman’ın talebesi Mehmet Kayalar’ın Fiskaya’daki medresede 500 ya da 1000 kişiye hitaben yaptığı dersleri hiç unutamazdı. Sohbetlerinde o günlerden bahsederken aynı heyecanı hisseder, gözleri ışıl ışıl olurdu. Mehmet Kayalar ve o dönemin Nur talebeleriyle yaşadığı zor, ama ihlâslı günleri her anlattığında gözyaşlarını tutamazdı.

Askerî Yıldız, kendisiyle ilgili konuşmayı sevmezdi. Ancak Bediüzzaman’ın talebelerinden Hulusi Yahyagil, Mustafa Sungur, Bayram Yüksel, Abdullah Yeğin, Said Özdemir, Mehmet Kayalar, Hüsnü Bayram, Ahmed Aytimur, Mehmed Fırıncı, Mehmed Emin Birinci, Bekir Berk ve Mehmet Kırkıncı gibi hizmet ehli talebelerle yaşadığı çok sayıdaki hatırayı sohbetlerinde anlatırdı. O, Diyarbakır’daki Nur hizmetlerinin adeta yaşayan bir hatıra kitabıydı.

Askerî Yıldız, Mehmet Kayalar’ın şehir merkezinden oldukça uzak bir yerde, Fiskaya’da yaptırdığı medreseye derse giderken yaşadığı bir olayı şöyle anlatırdı: Bir kış günü arkadaşlarıyla birlikte medreseye gitmek üzere yola çıkarlar. Derse geç kalmamak için çamurlu yolda hızlı adımlarla yürürler. Bir anda Askerî Yıldız’ın ayakkabısı çamura saplanır ve ayağından çıkar. Derse geç kalma korkusuyla ayakkabısını çamurda bırakır ve hızlı adımlarla derse yetişir. O zor, ama samimi günleri her zaman özlemle yâd ederdi.

Diyarbakır’da Nur hizmetinin zirve yaptığı yıllarda bir gün, Ali Uçar (Batman’ın bir köyünde öğretmenlik yaparken Hacı Mirza Demir’in kendisine Risale-i Nurlar vermesiyle Nur talebesi olmuştu) Diyarbakır’daki “On Numara” olarak bilinen medreseye bir süreliğine gelir. Kısa da olsa Diyarbakır’da kalır. Askerî Yıldız, Ali Uçar’ın hizmetlerinden derinden etkilenir.

Askerî Yıldız, hayatının son dönemlerinde hastalanır ve yatağa bağlı kalır. Ziyaretine gelen Nur talebeleriyle Risale-i Nur hizmeti dışında neredeyse hiçbir şey konuşmaz. Zira hayatında Risale-i Nur hizmetinin dışında hatırlanmaya değer bir meşgalesi yoktur. Hastalığının ağırlaştığı zamanlarda bile gençliğinde Risale-i Nur’dan ezberlediği vecizeleri hiç takılmadan, büyük bir heyecanla ziyaretçilerine okurdu.

Askerî Yıldız, ihlaslı bir imanla 4 Temmuz 2016 tarihinde vefat ederek Rabbine kavuştu. Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun inşallah. Amin.

Okunma Sayısı: 666
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Doğukan Pamir

    11.01.2026 01:02:10

    Risale-i Nur meslek ve meşrebi ihlâs, sadakat, tevazu ve tesanüd üzerine bina edilmiştir..Teşlbihte hata olmasın tıpkı sahabe meslek ve meşrebi gibi. Bu hasletlerri mubevi her faaliyet hizmetin büyümesine, müntesiplerinin çoğalmasın sebep olmuştur. En ufak bir kibir, kaba davranış veya kırıcı söz çok zarar verir ve vermiştir. Sosyalizm, ateizm furyasının ve maneviyata saldırıların yoğun olduğu 60,lı,70, li ve 80 li yıllarda gençlerin nur meslek ve meşrebine pervane misal atılmaları bu tevazu,sadakat, tesanüd ve samimiyet sahibi erler sayesinde olmuştur.

  • Abdulkadir Ceylan

    11.01.2026 00:21:06

    Maşaallah tebrikler hocam. Askeri Yıldız ağabeyimizi çok güzel anlatmışsınız.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı