"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hakkı haykıran hakperest: Bekir Berk

Muhammed Nur Sungur
14 Haziran 2022, Salı
Kendisiyle birlikte çalışma ve mesai arkadaşlığı yapma şerefine eriştiğim, Cidde Radyosu Türkçe Servisi’nde beş yıl aynı çalışma odasını paylaştığım Bekir Berk’ten bu süre zarfında hayata dair çok şeyler öğrenip istifade etmişimdir.

“Hakkın hatırı âlidir, hiçbir hatıra feda edilmez” diye bilinen meşhur veciz ifadeyi cebinde taşıdığı kartvizitine bile yazdırıp her hâl û kârda hep hakkı terennüm eden, hep haklıdan yana olan, haksızlığa bütün benliği ve hissiyatıyla karşı çıkıp püsküren hakperest bir insandı Bekir Berk… İçinde yaşadığımız şu dünyada böyle hakperest insanlara ne kadar da çok muhtacız!

Kendisiyle birlikte çalışma ve mesai arkadaşlığı yapma şerefine eriştiğim, Cidde Radyosu Türkçe Servisi’nde beş yıl aynı çalışma odasını paylaştığım Bekir Berk’ten bu süre zarfında hayata dair çok şeyler öğrenip istifade etmişimdir.

Risale-i Nur davalarının unutulmaz ismi merhum Av. Bekir Berk Ağabey tek düze biri değil, çok yönlü bir insandı. Normal zamanlarda her arkadaş gibi beraber oturulan, gezilen, yenip içilen, arkadaşlık edilen bir fıtratta olan Bekir Berk, dava ve hakikat mevzu olunca birden ciddileşerek bu hususlarda asla laubaliliğe müsaade etmez, fırsat vermezdi. O tam manasıyla hem bir gönül insanı hem de ciddi bir dava adamıydı. Kendisi cismen ana vatandan epey uzaklarda olduğu halde, kalben ve ruhen hep Türkiye’deydi. Ülkesini düşünür ve bu vatanın hakta, hukukta, adalette ve her alanda daima en ileri seviyelere gelmesi için gerek konuşmaları gerek yazılarında gerekse de arkadaşlarına, dostlarına yolladığı mektup ve notlarda hep bunları ifade ederdi. Gördüğü bir takım hata ve aksaklıkları korkmadan, çekinmeden ülke yöneticilerine de iletir, bunların giderilmesi ve düzeltilmesini talep ederdi. Hak bildiği meselelerde katiyyen geri durmaz, isterse karşısında yüzler, binler olsun; hakikati söylemekten asla çekinmezdi. Zaten bu cesaret ve meziyetini, 1950’li yıllardan tâ 1973’lü yıllara kadar üstlendiği davalarda, mağdur insanları, Müslümanları ve Nur Risalelerini müdafaasında açıkça sergilemiş, binlerle ifade edilen açılan davalarda beraatler almıştır.

“Rabbime hamd ediyorum” derdi

Kendisiyle hem radyoda hem radyo dışında çok beraberliklerimiz, sohbetlerimiz olmuştur. Cidde’de bulunan değişik meslek ve işteki arkadaşlarla bazen bir araya gelir ve bir nevi vatan hasreti giderirdik. Bekir Ağabey bu sohbetlerde yer yer Türkiye’de yaşamış olduğu Risale-i Nur dava süreçleriyle alakalı hatıralarından bahseder, sanki aynen yaşıyormuş gibi bir gerilim ve heyecan içinde anlatırdı. Keşke o anlattığı hatıraları, o mücadele ve gayretleri çekip kaydedebilseydik! Yeni nesillere ve gelecek kuşaklara bu davanın ne zorluk ve mücadelelerle bugünlere geldiğine ışık ve rehber olurdu. Heyhat! Ama maalesef, o sıralarda, o yıllarda bugünkü gibi küçük kameralar, cep telefonları v.s. yoktu.

Bekir Ağabey, yaşadığı olaylar olsun, yaptığı hizmetler olsun v.s. bütün bunlarla ilgili asla kendine bir paye vermez, tamamen istihdam-ı Rabbanî olarak telakki ederdi. “Kardeşim Cenab-ı Hak benim gibi pür-kusur birini bu işlerde istihdam etti” diye şükran-ı nimette bulunur ve “Rabbime hamd ediyorum” derdi.

Nur Talebelerinin davalarını üstlenmişti

Hayatı hep mücadeleyle geçen bu aziz insan, tâ İstanbul Hukuk Fakültesi’nde talebeliğinden itibaren temayüz etmeye başlamış, Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyeti Başkanlığı, MTTB Komünizmle Mücadele Komisyonu, Türk Kültür Ocağı, Milliyetçiler Deneği İstanbul Şube Başkanlığı gibi o dönemde birçok sosyal faaliyetlerde bulunmuş, bilahere Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin ve Nur Talebelerinin davalarını üstlenmiştir.

Kendisi hayat safahatından yer yer bahsederken şöyle derdi: Ben eskiden beri milliyetçi damarı kabarık biriydim. Tan Matbaası basıldığında milliyetçi gençlerle beraberdik. Sonraki yıllarda solcuların aldattığı Mareşal Fevzi Çakmak’ı bir konuşma ile uyardım! “Komünizme Karşı Mücadele” dergisi çıkardım. Osmanlı padişahlarına ve bilhassa Fatih, Yavuz ve Kanunî’ye hayrandım. Bu sevgi ve hayranlığım Risaleleri ve Nur Talebelerini tanıdıktan sonra daha da katlandı.

Bir defasında Nur Talebelerinin Ankara’da içeri alındığını ve yargılanacaklarını haber aldım. Müslüman bir ülkede din ve vicdan hürriyetlerine bu derece baskı yapılması beni derinden üzdü ve hamiyet duygularımı tetikledi. Bu arkadaşları savunayım dedim ve görüşmeye gittim. Ankara Ulucanlar Hapishanesi’nde kendilerini ziyaret ettim. Başta Zübeyir, Tahiri, Sungur ve Bayram ağabeyler olmak üzere, Anadolu’dan pırıl pırıl Nur Talebeleri... 

Yoksa davanızı mı savunayım?

Mahkemede neler yapacaklarını, nasıl ifade vermeleri lazım olduğunu anlattım ve kendilerine iki sual tevcih ettim:

1. Sizi buradan, bu hapishane şartlarından kurtarmaya mı çalışayım?

2. Yoksa davanızı mı savunayım?

Bu suale karşılık hep birden, “Bekir Bey bizim için mühim olan davamız. Biz icabında uzun süre burada kalalım, beis yok. Yeter ki siz davamızı müdafaa edin, o bize kâfi” dediler.

Davaları uğruna hapiste kalmaya razı olan bu ihlas, sadakat, mahviyet ve tevazu abidesi kahraman insanların hali beni derinden etkiledi ve bu bahtiyar adamları karşımda görünce fedakârlığın ve âlicenaplığın ne demek olduğunu o zaman anladım. Ben de onlar gibi olmaya karar verdim ve bu davaya perçinlenmem orada başladı.

Bekir Berk; korku ve ürkekliğin kendinde barınamadığı, yer bulamadığı bir ruha sahipti. İradesi, metaneti, mertliği, cömertliği, hakperest oluşu, haksızlık ve zulme karşı duruşu ve hiçbir zaman boyun eğmeyişi her türlü takdirin üzerinde bir karakter, bir idol ve bir ekol olarak vefatının üzerinden 30 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ gönüllerdeki yerini muhafaza ediyor.

Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

Okunma Sayısı: 1895
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    14.6.2022 22:08:27

    Allah c.c Üstad BEDIÜZZAMANIN ve onun gibi İMAN, KUR'AN ve İLAYI KELAMULLAH için mücadele,mücahede ve müdafaa edip, maddi veya manevi irtibatlı olan ve VEFAT eden cümle SALİH ve SALİHAT, Mümin ve müminata gani gani RAHMET eylesin. Mekanları cennet bahçesi olsun inşaallah.Amiiin,Amiiin, elfü elfi Amiiin.

  • Aysuna

    14.6.2022 20:47:15

    Allâh razı olsun Hocam🌷İnsanlık Bekir Berk gibi,Mustafa Sungur gibi dava adamlarının hizmetini,şefkatini,sevgisini bekliyor.😔Makamları Firdevs,içtikleri Kevser olsun inşallah🌷

  • Abdullah

    14.6.2022 12:15:59

    Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.Elfü elfi aminn.

  • Sebahattin

    14.6.2022 06:32:17

    Kahraman ağabeyimize RABB-I RAHÎMİ'MİZ, gani gani Rahmet Eylesin. Güzel bir hâtira yazısı olmuş. Bu fedâi abimizi, tekrar yâd etmemize vesile olan siz kardeşimizden de Allah Râzı olsun.Gazeteye konan resimde, benim İzmit'tte görülen bir dâvam için, oranın adliye bahçesinde mahkeme öncesi yaptığı çalışma sırasında İzmitli kardeşlerin çektikleri fotoğraflardan bir tanesidir. Ruhu için elfâtiha.

  • Ali

    14.6.2022 02:09:07

    Sayisiz def'alar okudugum bir cümle; Hakkin hatiri âlidir hicbir hatira feda edilmez. Amma bu makalenizde ilk def'a bana; Hizmet hatirina, mesveret hatirina, uhuvvet hatirina öncesinde savundugumuz bir hakki yerine getirene siyaseten sempati duyulmadigindan hakka uymasini hakkin hatiri namina takdir edememek MANISINI ihtar etti. SAHABE Hz. Vahsi RA'in Ahirzaman Mehdisinden RA üstün DERECESINI anlayamamak gafleti benzeri bir gaflet icinde oldugumuz hengameleri tedai ve ihtar etti. Allah razi olsun!

  • Necati

    14.6.2022 02:06:05

    Nurun kahraman avukatı Bekir Berk ağabeye Cenab-ı Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı