"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fas seçimleri: Neo-Siyasal İslâmcılığın sonu mu?

Muhammet ÖRTLEK
21 Eylül 2021, Salı
Fas’ta 8 Eylül’de gerçekleştirilen Temsilciler Meclisi seçimleri hem ülkenin hem de bölgenin gündeminde yeni tartışmalara yol açtı.

Seçimlere katılan 30 siyasî partiden sadece 12’si Temsilciler Meclisi’ne girmeyi başardı. Buradaki en önemli husus 2011 yılındaki Arap Baharı / Uyanışı sonrasında iktidara gelen, Fas’ın, Müslüman Kardeşler bağlantılı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Meclis’teki çoğunluğunu kaybetmesidir. Parti’nin, 395 Sandalyeli Meclis’te 125 sandalyesi mevcuttu. Ancak seçimlerde büyük bir gerileme kaydeden Parti, 125’ten 13 sandalyeye düştü. 

Şimdi Fas’ta, Arap Baharı sonrası süreçte yükselişe geçen ve son seçimlerde büyük oy kaybına uğrayan siyasal İslâmcılar hakkında “neo-İslâmcılığın sonu mu?” tartışmaları yapılıyor. 

Fas’ta her ne kadar 2011’de Yeni Anayasa kabul edilip, Anayasal monarşiye yaklaşılmaya çalışılsa da, Kral’ın etkisi ve yetkilerinde herhangi bir kayıp söz konusu değildir. Yine ülkede Kral’ın belirleyici konumu devam etmektedir. 

Avusturya Güvenlik Politikası Enstitüsü’nden Michael Tanchum “Parti’nin seçimleri kaybetmesinde Fas’ın sarayla uyumlu merkezi bürokrasinin ekonomiyi daha iyi yönetebildiği, krizleri idare edebildiği ve istihdam artışı sağladığı” yönündeki kamuoyu algısının bir yansıması olarak görüyor. 

Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde özellikle 2011’deki Arap Baharı sonrasında, muhtelif ülkelerde yönetime gelen Müslüman Kardeşler bağlantılı siyasî partilerin iktidardan uzaklaştırıldığı belirtiliyor. 

Mısır’da 2012’deki seçimlerde Müslüman Kardeşler üyesi Muhammed Mursi’nin Cumhurbaşkanı seçilmesi, ülke ve bölge demokrasisi için umut niteliği taşımaktaydı. Çünkü hem siyasal İslâmcılar’ın “hür, âdil, şeffaf” vb. özellikteki seçim yoluyla iktidara gelmesi ile demokrasiyle tanıştığını göstermesi hem de ilgili ülkelerin en azından demokrasinin (önceki sorunlu seçimlerin dışında) seçim unsuru ile yüzleşmesi önem arz etmekteydi. Dolayısıyla Mursi için Mısır’ın seçimle işbaşına gelmiş ilk Cumhurbaşkanı olması da, bölgenin Krallık, Şeyhlik, Emirlik gibi hanedan yönetimleri tarafından kendilerine bir tehdit algılanması da gecikmemişti. Sonuçta Mısır’da Abdülfettah es-Sisi liderliğindeki asker-sivil destekli darbe ile Mursi ve Müslüman Kardeşler’in Hürriyet ve Adalet Partisi iktidardan uzaklaştırıldılar. Aynı zamanda yasaklandılar ve terör örgütü ilân edildiler. 

Bölgede siyasal İslâmcılara yönelik ikinci girişim Tunus’ta yaşandı. Tunus’ta 27 Temmuz 2021’de Cumhurbaşkanı Saed Kays’ın sivil darbesi ile, Raşid El-Gannuşi liderliğindeki En-Nahda Partisi’ni hedef alması, Bakanlar Kurulunu ve Parlamentoyu feshetmesi haberleri geldi. 

Buna ek olarak bölgede üçüncü girişim 8 Eylül’de Fas seçimlerinde gerçekleşti. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçimlerde ağır yenilgiye uğraması dikkat çekiyor. Ancak Fas’ta Müslüman Kardeşler zayıflamış olsa da, rejime karşı direnç göstermeye devam ettikleri bildiriliyor. 

Arap Baharı’nda toplumsal kesimlerin meydanlarda “ekmek, hürriyet ve onur” talepleri ile sonrasında yönetime gelen Müslüman Kardeşler bağlantılı siyasî partiler geçen sürede hem toplumsal desteklerini hem de siyasî kazanımlarını kaybettiler. Çünkü işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ve gelir dağılımı adaletsizliği gibi sosyo-ekonomik sorunlara çözüm üretmede başarısız oldular. Birde etnik, ideolojik ve dinî/mezhebî ayrılıkların derinleşmesinin olumsuz etkisini fazlasıyla yaşadılar. 

Hasan El-Benna tarafından 1928’de kurulan Müslüman Kardeşler’in, bölgedeki 16 ülkede siyasî parti, cemiyet, dernek, topluluk vb. yapılanmalara sahip olduğu aktarılıyor. Müslüman Kardeşler başlangıçta, Mısır’daki İngiliz hâkimiyetine karşı cephe alarak faaliyet göstermiş ve devamında dünyanın en büyük kurumsallaşmış siyasal İslâmcı hareketi haline gelmiştir. 2011 Yılı Arap Baharı sonrasında ismi belirtilen ülkelerde iktidara gelerek siyasal İslâmî normlar üzerinden yönetimi sağlamaya çalışmaları büyük tepkilere sebep oldu. Birde ilk defa iktidarda olmanın da tecrübesizliğini yaşadılar. 

Bugün Mısır, Tunus ve Fas’taki darbe ve seçimler üzerinden (Arap Baharı sonrasında) “neo-siyasal İslâmcılığın sonu mu?” tartışmaları yapılıyor. Özellikle bölgedeki siyasal İslâmcı yapılardaki genç kuşağın “iklim değişikliği, küresel ısınma, vergilendirme” vb. farklı söylemleri ile ilerleyen dönemde, yine farklı bir siyasal İslâmcı retoriğin geliştirileceğine ihtimal verilmektedir. 

Okunma Sayısı: 872
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    21.9.2021 11:55:24

    Güzel bir tahlil.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı