"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İslamofobi ölçeği

Muhammet ÖRTLEK
16 Ocak 2021, Cumartesi
İslamofobi, Batı’da “İslâm karşıtlığını, İslâm’a karşı duyulan korkuyu, kin ve nefreti” ifade etmekte kullanılıyor.

Kavram İslâm’a ve Müslümanlara karşı sebepsiz korku, düşmanlık, ötekileştirme, ayrımcılık ve şiddeti meşrûlaştırmayı beraberinde getiriyor. Birde bugün gelinen noktada İslamofobi artık Müslümanlara karşı çeşitli kültürel, toplumsal ve dini ayrımcılıkların hepsini kapsayan bir kavram haline gelmiştir. Bununla birlikte İslamofobiyi ırkçılık ve zenofobi (yabancı düşmanlığı) tanımlamalarından ayrı tutanlarda mevcut.

Giriş cümlesinde de belirtildiği üzere İslamofobi “İslâm’a karşı duyulan korkuyu, kin ve nefreti” açıklıyor. Fakat Müslüman ve İslam karşıtı yaşanan olaylar ve edinilen tecrübeler, İslamofobi’nin kavramsal kullanımına değişik anlamlar yüklendiğini de gösteriyor. İslamofobi hakkında yapılan çalışmalar daha çok kavramın anlamı ve sahadaki olaylar üzerinden değerlendiriliyor. Diğer taraftan İslamofobi’nin, Müslümanları nasıl etkilediğini ve bu yöndeki algılarını ölçmek pek mümkün olmamıştır.

İslamofobi’yi ölçmek için Norveç Oslo Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Jonas R. Kunsta ile Pal Ulleberg ve yine aynı üniversitenin Psikososyal Bilimi Bölümü’nden David L. Sam’in, Mart 2013’te Uluslararası Kültürlerarası İlişkiler (International Journal of Intercultural Relations-Cilt 37, Sayı 2) Dergisi’nde “Algılanan İslamofobi: Ölçek Geliştirme ve Doğrulama (Perceived Islamophobia: Scale Development and Validation –PIS- )” başlıklı makalesi dikkate değerdir. Hatta İslamofobi’nin ölçeklendirilmesi hakkında yapılan tek çalışma denilebilir.

Algılanan İslamofobi Ölçeği (PIS) çalışması ilk aşamada Alman ve Araplar’dan 167 kişi, Alman ve Türkler’den 184 kişi, İngiliz ve Pakistanlı’lardan 205 kişi üzerinde açıklayıcı faktör analizindan yararlanılarak 3 faktörlü ölçek araştırması yapılmıştır. Çalışmadaki faktörler için “İslam ve Müslüman korkusu, İslamiyet korkusu ve medyada İslamofobi algıları” gibi alt ölçekler de kullanılarak hesaplanmıştır. İlk aşamanın test sonuçlarında PIS’ın algılanan psikolojik sorunlar ve ayrımcılık ile doğru orantılı olduğu kanaatine varılmıştır. Başka bir ifadeyle Avrupa’da, Müslümanlara karşı İslamofobik davranışlar sergileyenlerin nedenleri arasında psikolojik problemler ve ayrımcılık temelli duygular bulunmaktadır.

Çalışmanın ikinci aşaması da Alman ve Türkler’den 262, Fransız ve Mağripliler’den 277 kişi, İngiliz ve Pakistanlı’lardan 249 kişi üzerinde doğrulayıcı faktör analizinden yararlanılarak 3 faktörlü çözüm üzerinde durulmuştur. PIS’ın algılanan stres ve ayrımcılıkla doğrudan ilişkili olduğu, ayrımcılığın ileri seviyelerinde dini ve etnik kimlik temelli nedenler bulunduğu anlaşılmıştır. Çalışmanın sonucunda Avrupa’da ayrımcılık karşıtı yasaların, Müslüman azınlıkları korumada yetersiz olabileceği düşüncesinin hasıl olduğu kaydedilmiştir.

Makalede ayrıca İngiltere’de 2007-2011 arasında 88 bin ırkçı saldırı gerçekleştiği belirtiliyor. Müslümanlara karşı bu ırkçı saldırıların yapılmasında önyargı ve taciz davranışlarının rol oynadığı tespit edilmiştir. Avrupa’da Müslüman öğrenciler okullarda engellenme ile karşılaşmış, eşitsiz yaklaşımlarla mağduriyet yaşadıkları aktarılmaktadır.

Çalışmanın sonuç bölümünde birçok Müslüman’ın günlük yaşamlarında sadece dini ayrımcılık değil, toplumda da değersizleştirildiklerinin farkında oldukları belirtiliyor. Müslümanlar’ın, bazı Batı Avrupa ülkelerindeki fikir iklimi ve dini damgalanmadan dolayı ruhsal sağlıklarının bozulduğu ve tedirginlik yaşadıkları bildiriliyor. Siyasiler, medya ve kanaat önderlerinin, Müslümanlar’ın yaşadıklarını ciddiye almaları gerektiği vurgulanıyor. Kişilerin inancına ve dini grubuna yönelik toplumsal korkuyu algılamak, ayrımcılıkla sınırlı kalmıyor ve daha başka olumsuz duygu ve davranışları da beraberinde getiriyor. Dolayısıyla İslâm ve Müslümanlara karşı olumsuz hareketlerden uzaklaşabilmek için, toplumsal gruplar arasında kültürlerarası temasın teşvik edilmesi gerektiğine işaret ediliyor.

İslamofobi hakkında İslâm ülkelerinde de muhtelif çalışmalar yapılıyor. Ancak İslamofobi’nin mağdurları Müslümanlar olurken, “Algılanan İslamofobi Ölçeği” çalışmasını yapmak da Norveçli bilim insanlarına düşüyor. Aslında bu bile, bizlere İslamofobi çalışmalarında hangi aşamada olduğumuza dair ipucu veriyor. 

İslamofobik davranışların bir insan hakları ihlali olduğu, Avrupa’da ulusal yasalarda ve AB bünyesinde İslamofobi’nin “nefret söylemi, ırkçılık, ayrımcılık (etnik, kimlik, kültür), yabancı düşmanlığı, ötekileştirme” vb. çerçevede değerlendirilerek kanuni tedbirler alınması zorunluluktur. AB’ye “insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, hürriyetler” gibi Kopenhag Kriterleri hatırlatılarak, Avrupa’daki Müslüman azınlıkların “dini çoğulculuk” kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Okunma Sayısı: 822
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı