"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tunus’ta, darbe mi yapılıyor?

Muhammet ÖRTLEK
27 Temmuz 2021, Salı
Dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 virüsünün sağlık, siyasî, ekonomik ve toplumsal alanlarda olumsuz yansımaları görülmektedir. Olumsuz yansımanın yeni duraklarından biri de Tunus oldu.

Tunus’ta Korona salgınının kötü yönetilmesi, artan vak’a sayıları ve aşı stoğunun yetersizliği vb. sebeplerden dolayı Sağlık Bakanı Faouzi Mehdi’nin 20 Temmuz 2021 Salı günü görevden alınmasına yol açtı. Bununla birlikte Başbakan Hişam Maşişi tarafından görevden el çektirilen Mehdi’nin, Cumhurbaşkanı Kais Saied’le de daha önce gerginlik yaşadığı iddia ediliyor. Mehdi’nin yerine geçici olarak Sosyal İşler Bakanı Muhammed Trabelsi’nin vekâlet edeceği aktarılıyor.

Kovid-19’un Delta ve Alpha gibi yeni varyantlarının Tunus’u büyük oranda etkilediği belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) son açıklamasına göre “Tunus’un, Arap dünyası ve Afrika kıt’asında Korona’dan en yüksek ölüm oranına sahip olduğu” bildiriliyor. DSÖ Temsilcisi Yves Souteyrand “Tunus’ta salgından günde 100’den fazla ölümün gerçekleştiğini ve bu sayının 12 milyon nüfuslu ülkede oldukça fazla olduğuna” dikkat çekiyor. 

Çünkü 19 Temmuz Pazartesi günü Tunus’ta salgından ölenlerin sayısı 194’le rekor bir seviyeye ulaşmıştı.

Salgın dönemindeki en yüksek ölüm oranının ardından 20 Temmuz’da Mehdi’nin görevden alınması haberleri geldi. Cumhurbaşkanı Saed’in 21 Temmuz Çarşamba günü “Kovid-19 salgınıyla mücadele görevini ordunun devralması talimatını” verdiği açıklandı. Ordunun ilk iş olarak, salgının yüksek seyrettiği bazı bölgelerde Kurban Bayramı’nda bile sokağa çıkma yasağı tedbiri aldığı ve ülkenin kuzeybatısına oksijen sevkiyatı yaptığı ifade ediliyor.

Tunus’ta, salgının daha da derinleştirdiği sağlık, siyasî ve ekonomik krizler özellikle gençler tarafından 25 Temmuz’da protesto edildi. 

Binlerce vatandaşın birçok şehirde “Dışarı Çıkın” sloganıyla, ülkenin bağımsızlığının 64. yıl dönümünde protestolara başlaması önem arz ediyor. Protestolara “25 Temmuz Hareketi” adında yeni bir grup öncülük ediyor. Aşırı sıcak ve sokağa çıkma yasağına rağmen, göstericiler taleplerini Parlamento’nun feshedilmesi ve erken seçim şeklinde sıraladı. Protestocuların, 10 yıl önce Ben Ali’nin diktatörlük rejimini devirdikleri olayların başlangıcı olan başşehrin ana caddesi olan Avenue Bourguiba’ya yönelmeleri de simgesel anlam taşıyor. Diğer taraftan Polis, Avenue Bourguiba girişinde ve Parlamento’nun çevresinde güvenlik tedbirlerini almış durumda. Polis ve protestocular arasında zaman zaman sertlikler yaşandığı bildiriliyor.

Protestocuların, önemli siyasî unsurlardan Parlamento Başkanı Raşid El-Gannuşi’nin liderliğindeki İslâmcı En-Nahda Partisi’nin temsilciliklerini bastığı ve maddî zarara yol açtıkları aktarılıyor. 

En-Nahda Partisi’nden yapılan açıklamada, “Tunus’un içinden ve dışından suç çetelerinin, ülkenin demokratik sürecine zarar vermeyi amaçlayan bir gündemin hizmetinde kaos ve yıkım tohumu ekmeye çalıştıkları” beyanatıyla baskınlar kınandı.

Bununla birlikte Tunus’ta salgın, 25 Temmuz Hareketi adında yeni bir muhalif akımı meydana getirdi. 

Hareketin, En-Nahda Partisi temsilciliklerini de hedef alması, yeni muhaliflerin İslâmcı karakterde olmadığının ipucunu veriyor. Tunus’ta son yaşanan gelişmeler, Arap Baharı dönemini olaylarını da hatırlatıyor. 

Bütün bu gelişmeler olurken, 26 Temmuz Pazartesi saat 03:20’de Tunus’tan “darbe” haberleri gelmeye başladı. Cumhurbaşkanı Saed’in açıklaması acil koduyla yayınlandı. 

Saed, açıklamasında “ülkenin bütünlüğünü, ülke güvenliğini ve bağımsızlığını korumak ve devletin normal işleyişini sağlamak amacıyla: Başbakan Maşişi’nin görevden alındığını; Parlamento’nun iş ve yetkilerinin 30 gün süreyle dondurulduğunu; Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırıldığını; Cumhurbaşkanı, yeni bir Başbakan atayana kadar yürütme yetkisini kendisinin üstleneceğini” ilân etti. 

Açıklamada ayrıca “ilerleyen saatlerde, şartların gerektirdiği bu istisnai tedbirleri düzenleyen bir emir çıkarılacak ve sebepleri ortadan kalktığında kaldırılacaktır. Bu vesileyle Cumhurbaşkanlığı, Tunus halkını dikkatli olmaya ve kaos savunucularının gerisinde kalmamaya çağırıyor” ifadesine yer verildi. Saed açıkladığı kararları “ülkenin içinden geçtiği olağanüstü şartlar” sebebiyle “Anayasa’nın 80. Maddesi uyarınca” aldığını söyledi.

El-Gannuşi ise, Saed’i “devrimi ve Anayasayı devirmekle” suçluyor. 

Bir de El-Gannuşi “kurumların halen ayakta olduğunu ve Tunus halkının destekçilerinin devrimi savunacağını düşünüyoruz. 

Tunus’ta darbe yapılıyor. Saed’in aldığı kararları tanımıyoruz” diyerek taraftarlarına mesaj veriyor.

Tunus’ta siyasî ve toplumsal unsurlar Saed destekçileri ve karşıtları şeklinde ikiye bölünmüş durumdalar. 

Saed’in böyle bir harekette bulunacak Anayasal dayanağının olmadığı ileri sürülüyor. Yine Saed’in, ordunun desteğini aldığı ihtimal dahilindedir. Bununla birlikte sokaklarda artan kalabalıklar arasında şiddetin baş göstermesinden çekiniliyor. Mısır’da 3 Temmuz 2013’te Müslüman Kardeşler iktidarına karşı yapılan darbenin bir benzerinin Tunus’ta uygulanmaya çalışıldığı iddiaları mevcut.

Okunma Sayısı: 1276
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İsmail Atak Cebecili

    27.7.2021 20:18:28

    Tek kelime ile YAZIK. Risale-i Nur'daki müspet hareket bahislerini ve Nurculuk ile İhvan-ı Müslimin Hareketi arasındaki farkları açıklayan bahsi dikkatle ve ciddiyetle okumak gerekiyor. İngilizlerin ve Fransa'nın İslam Dünyasındaki ve Kuzey Afrika'daki fitne elini, insanlığın, Kuruluşların susturması gerekiyor. İslam Dünyasının Nurlara ihtiyacı her gün biraz daha ortaya çıkıyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı