"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yarım asırlık belirsizlik: Golan Tepeleri-1

Muhammet ÖRTLEK
01 Nisan 2019, Pazartesi
ABD Başkanı Donald Trump, 21 Mart 2019 günü Twitter’dan gönderdiği mesajla Golan Tepeleri’ni gündeme getirdi.

Trump mesajında “ABD’nin 52 yıl sonra, kritik, stratejik ve güvenlik açısından önemli Golan Tepeleri üzerinde İsrail’in tam egemenliğini tanıyacağını” bildirmesi ile Ortadoğu’nun gündemini yeniden hareketlendi.

Golan Tepeleri, 1967 yılındaki Arap-İsrail (6 Gün) Savaşı’ndan bu yana İsrail kontrolü altında bulunuyor. Suriye 1973’deki Yom Kippur Savaşı ile Golan Tepeleri’ni almaya çalıştıysa da başarılı olamadı. İsrail, Golan Tepeleri’ni 1981’de tek taraflı olarak ilhak ettiğini duyurmuştu. Kısaca Golan Tepeleri 1967’den beri İsrail ve Suriye arasında tartışmalı bir bölge olmuştur.

İsrail’in kuzeydoğusunda Suriye sınırı hattında bulunan Golan Tepeleri’nde yaklaşık 50 bin kişi yaşamaktadır. İsrail’e göre bölgedeki yerleşiklerin hemen hemen yarısının tarımda çalışan İsrailli Yahudiler olduğu kaydediliyor. Diğer yarısının ise, çoğunlukta Suriye vatandaşı Dürziler’den meydana geliyor. İsrail gazetesi The Jerusalem Post’tan Ben Sales’e göre; “nüfus yapısından dolayı Golan Tepeleri ile ilgili sorunu, Filistin’le olan Batı Şeria ve Gazze konularıyla karşılaştırmak yanlıştır. Çünkü Golan bölgesinde Filistinler mevcut değil. Golan’daki Dürzilerde herhangi bir İsrail karşıtlığı gözlemlenmedi. Hatta Golan’ın yanı başındaki Suriye’de yaşanan iç savaş bile Golan’dakileri etkilemedi.” 

Böylece İsrail’in, Golan Tepeleri konusunu Filistin tartışmasının dışında tutmaya çalıştığı anlaşılıyor.

Peki Golan, İsrail için neden önemli? Golan’ın verimli tarım arazileri, zengin su kaynakları, stratejik konumu, tepelerin ardında hemen Şam güzergâhının açık oluşu, İran destekli grupların ve Hizbullah’ın bölgeye yerleşmesini önleme vb. unsurlar İsrail için Golan’ı kontrol altında tutma sebepleri şeklinde sıralanabilir.

Suriye iç savaşı da, İsrail’in Golan’a iyice yerleşmesinin nedenlerindendir. Suriye iç savaşının getirdiği istikrarsızlıktan yararlanarak IŞİD gibi terör örgütlerinin bölgeye yerleşmesi de İsrail’in çekinceleri arasında olabilir. Suriye’deki iç savaştan dolayı, Golan ile ilgili bir barış anlaşması imzalayıp uygulayacak güçlü bir Suriye hükümetinin olmaması da, İsrail’in Golan’daki manevra kabiliyetini arttırmaktadır.

Netanyahu’nun 20 Mart 2019 Çarşamba günü, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile yaptığı görüşmede “İsrail, Golan’da olmasaydı ne olacağını hayal ederdiniz” sorusuna, Pompeo’nun cevabı “Celile Denizi (Taberiya Gölü) kıyılarında İran’ı bulabilirdik” şeklinde oldu. Demek oluyor ki Golan Tepeleri’nin İsrail’in kontrolünde olması, İran’ı bölgeden uzak tutulmasını sağlayan bir coğrafi araçtır.

Netanyahu ve Pompeo görüşmesinin sonrasında, ABD’de Trump’a yakınlığıyla bilinen Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham, “ABD’yi İsrail’in Golan üzerindeki tam egemenliğini tanımaya” çağırdı. Trump da 21 Mart Perşembe günü bahsedilen Twitt’ini sosyal medyada paylaşarak, ABD’nin yarım asırlık politikasında kırılmaya gitti. Bir de Trump, ABD dış politikasını sosyal medya üzerinden şekillendirmeye çalışıyor.

Trump liderliğindeki ABD, İsrail’in Golan’daki tam egemenliğini tanırsa, yine İsrail’in egemenliğini Batı Şeria ve Doğu Kudüs için de tanımasını uluslar arası toplumdan talep edebilir. Böyle bir durumda bölgede yeni istikrarsızlıkların yaşanması ihtimal dahilindedir.

Gelişmeler karşısında Suriye Dışişleri Bakanlığı’nca resmî haber ajansı SANA’dan yapılan açıklamada “Trump’ın açıklamasının, Golan’ın Arap ve Suriyeli olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve Golan’ın mevcut bütün yollara başvurularak alınacağı” duyuruldu. Trump’ın Twitt’inden sonra, 23 Mart 2019 Cumartesi günü Golan’da Dürzi kasabası Majdal Shams’de yüzlerce kişi ABD karşıtı yürüyüşte bulundular. Yürüyüşe katılanlar “Trump, Golan’ı İsrail’in bir parçası görebilir. Ancak bizler Suriye toprakları olarak kalacağız” yazılı pankartlar taşıyarak, Trump’a karşı olduklarını gösterdiler. Böylece bölgenin geleceği hakkında yapılan açıklamalar Golan halkının bilgisi dışında olduğunu ispatlıyor. Aynı zamanda The Jeruselam Post’tan Ben Sales’i de yanlışlıyor.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Aboul Gheit de Golan hakkında “Trump’ın işgal altındaki Suriye Golan bölgesinde İsrail egemenliğin resmen tanınmasının önünü açmaya çalışan ifadelerinin uluslar arası hukuka uygun değil ve İsrail işgalinin kabul edilebilir olmadığını” vurguladı. Gheit ayrıca “İsrail’in uzun süreli işgalinin, mevcut duruma uluslar arası meşrûiyet sağlamayacağını” belirtiyor. Gheit’in açıklamalarının önceki dönemlerde de olduğu gibi, Arap Ligi’nden yapılan açıklamaların sadece retorik düzeyinde kaldığı görünüyor.

Okunma Sayısı: 721
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı