Ukrayna’da barış arayışlarına ve İsrail’in Gazze’de işgal planını uygulamasına odaklanılmışken, yakın geçmişte zemini hazırlanan Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore (ÇRİKK) gayr-i resmî ittifakını hatırlamakta fayda var. Çünkü Rusya tarihî anlamda ne zaman Batı’da çıkmaza girse, Asya’ya yöneliyor.
ÇRİKK ülkeleri, Ukrayna’daki savaşta Rusya’yla işbirliği içerisindeler. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping 04 Şubat 2022’de Pekin’de Stratejik Ortaklık Anlaşması imzaladılar. Anlaşmayla, ABD’nin nüfuzunun kırılması amaçlanıyordu. İki ülke resmî askerî ittifak ilân etmemiş olsalar da, son üç yılda yüksek katılımlı ortak tatbikatlar düzenlediler. Putin, Çin’i müttefik olarak nitelerken, Çin de Rus petrolünün en büyük alıcılarından biri. ABD ise Çin’i, Ukrayna’da Rusya’ya destek vermekle suçluyor.
Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un 19 Haziran 2024’te Pyongyang’ta “her iki ülkeye yönelik bir saldırı durumunda karşılıklı savunmayı da kapsayan Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması” imzaladılar. Kursk’un batısında, 11 bin Kuzey Kore askerinin Kiev güçlerine karşı savaştığı iddiaları karşısında Moskova sessizliğini koruyor.
Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan 17 Ocak 2025’te Moskova’da geniş muhtevalı anlaşma imzaladılar. Anlaşma, Rusya’nın Kuzey Kore ve Belarus’la anlaşmalarındaki gibi karşılıklı savunma maddesini içermiyor. Ancak Rusya veya İran’ın saldırıya uğraması durumunda, diğerinin, saldırgana askerî veya başka bir yardımda bulunmaması gerektiği belirtiliyor.
Rusya’nın imzaladığı anlaşmalar hakkında, ABD ve müttefiklerini endişelendiren silâh transferine ilişkin açıklama yapılmazken, anlaşmalarla askerî-teknik işbirliğinin geliştirileceği vurgulanıyor.
Rusya’nın Ukrayna savaşında İran menşeli İHA’ları yoğun şekilde kullandığını ve Tahran’ın haberlere yansıyan Moskova’ya kısa menzilli füze ihracını, Rusya reddetmişti.
Rusya’nın anlaşma imzaladığı üç ülkenin de ABD’yle ilişkileri problemli. Rusya, Batı yaptırımlarının etkisini azaltmak ve Ukrayna’daki savaş çabalarını arttırmak için üç ülkeyle olan bağlarını güçlendirdi.
Buna karşılık ABD’nin Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellog 14-16 Şubat 2025’teki Münih Güvenlik Konferansı’nda “ÇRİKK’in giderek derinleşen işbirliği, ABD’nin küresel politikalarına ciddi tehdittir. Washington, Putin’i sıkıştırmak için dört ülkenin arasındaki ittifakı bozmayı hedefliyor.” Fakat Kellog’un hedefine ne kadar ulaşıldığı ise tartışmalı.
ÇRİKK ilişkileri geliştikçe, NATO, Asya-Pasifik bölgesindeki ülkelerle bağlarını arttırıyor.
NATO’nun 29-30 Haziran 2022’deki Madrid Zirvesi’nde Finlandiya ve İsveç, üyelikleri hususunda Türkiye’yle mutabakat imzaladılar. Ayrıca Çin ekonomik ve diplomatik tehdit olarak zikredildi.
NATO’nun kuruluşunun 75. Yıl dönümü 9-11 Temmuz 2024’te Washington DC’de düzenlenen zirvesinin sonuç bildirgesinde İran, “Rusya, Çin ve Kuzey Kore’yle” aynı kategoride değerlendirilip, “İran’ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin Transatlantik güvenliğini olumsuz etkilediği” belirtilmişti. Asya-Pasifik’te NATO’yla benzer düşüncedeki ülkeler Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Kore ve Japonya’nın üst düzey yetkilileri de ilk kez Brüksel’de 17 Ekim 2024’teki NATO Savunma Bakanları toplantısına katılmışlardı. Bu dört ülkenin, bazı NATO üyeleriyle silâh-teçhizat anlaşmaları mevcut.
Ancak ittifak üyelerinden ABD, Hollanda ve İngiltere NATO’nun ÇRİKK dahil Asya-Pasifik’te etkinliğini savunurken, Fransa ise karşı çıkıyor. NATO üyesi orta ve doğu Avrupa ülkeleri de, Ukrayna’yı işgal eden Rusya kaynaklı tehdit sebebiyle, NATO’nun Avrupa’ya yönelmesini ve Asya-Pasifik’in ABD’ye bırakılması görüşündeler. Dolayısıyla “Yeni Şeytan Ekseni” şeklinde nitelenen ÇRİKK hakkında, NATO üyeleri ortak görüşten uzaktalar.
Ukrayna’da barış sağlanırsa, Çin-Asya-Pasifik’e yöneleceği öngörülen ABD’nin karşısında, ÇRİKK’in de ittifakını güçlendireceği kuvvetle muhtemeldir.