"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölümsüzlük arzusu bize ne diyor?

Mustafa Gönüllü
30 Haziran 2020, Salı
İnsan sever.

Sevmek insan için olmazsa olmazdır. İnsanın diğer canlılardan ayrıldığı önemli bir nokta, sevgiyi içinde dolu dolu yaşayabilmesidir; ancak herhangi bir şeye karşı beslediği muhabbet ve ilgi, o sevdiği şeyin sona ereceğini düşünmediği müddetçedir. Sevdiği şeylerin geçici olduğunu ve onların biteceğini idrak ettiği anda, onlardan soğur ve sevmemeye başlar. Ve derinden derine üzülür, feryat eder. Çünkü onları sonsuza kadar yanında kalacak zannetmiştir, hiç bitmeyecek diye kendisini onlara bağlamıştır. Bağlandığı bağları çözmek ona acı verecektir. Bütün o sevdiklerinden kopa- cağını bilmek ona ağır gelecektir.

Ayrılık, insanda derinden derine feryat hisleri uyandırır. Güzel şeylerin sona ermesine kalp tahammül edemez. Ancak ayrılık, dünya hayatının bir gerçeğidir. Hayata gözlerini açtığı andan, ölümle kapayıncaya kadar ayrılığa hedef olur insan...

İnsan sever, demiştik... Anne rahmindeki o küçücük yerdeki sıcaklığı ve rahatlığı sever. Sonra dünyaya gelir, alışır, dünyayı sever. Dünyayı sevince insan, dünyanın içindeki rengârenk çiçekleri, mis gibi kokuları, lezzetleri sever. Sonra, masum hayvanları, küçük yavruları sever. En önemlisi insan, insanı sever...

Bütün bu sevgilere ve sevgililere rağmen insan, feryat eder... Anne rahmindeki o sıcacık yerden ayrılıp dünyaya gözlerini açtığı zaman ağlar, feryat eder. Dünyanın bir çilehane olduğunu, felâket ve vahşet yeri olduğunu görünce üzülür, feryat eder. Dünyadaki sevimli canlıların ölümünü görür, acı çeker, feryat eder. 

Sevdiklerinden tek tek ayrılmak zorunda kalınca, dünyadaki canlı-cansız her varlığın geçici olduğunu, sona ereceğini anlar, feryat eder. 

Ve insan, sevdiği insanlardan karşılık göremeyince, kendini yalnız hisseder ve yine feryat eder...

Bütün bu feryatlara rağmen bir süre sonra kendini toplayıp yine sevmeye devam eder. Çünkü kâinat, sevgiyle yoğrulmuştur, bundan nasıl vazgeçecektir ki?

Sevgisiz yaşayamayan insan, acı çekse de hayatı sever, nefes alıp vermeden edemez. Çünkü hayat onun elindeki tek sermayedir. Daimî yaşamak isteyen insan, fıtratı itibariyle ‘beka’ ister. Beka; sonsuz yaşamaktır, ölümsüzlüktür, yok olmamaktır. İnsanda sonsuz yaşama arzusu vardır. Doğduğu andan itibaren hayatının kesintisiz olmasını ister.

İnsanın bu arzuya sahip olması bize çok mühim şeylerden haber veriyor, bizi bize tanıtıyor. Sonsuz yaşama arzusu, cevabını bulmakta zorlandığımız soruların cevabını bize açıklıyor: Dünyaya nereden geldim, ölünce nereye gideceğim?

İnsanın nasıl var olduğunu anlamak için, insandaki sonsuz yaşama arzusuna bakılmalı. Çünkü insanı var eden Zat sonsuz olacak ki, yarattığı insana sonsuzluk arzusu verebilsin. Bâki bir Allah’tan geldiğini kabul etmeyenler, ‘her şey kendi kendine var olmuştur ve kendi kendine yok olacaktır’ inancına sahiptir; sonsuz yaşama arzusunu değil, yok olmayı kabul etmişlerdir. Bu inanç hiçbir cihetle insanın sahip olduğu ölümsüzlük arzusunu açıklayamaz. Bu arzunun nereden geldiğini ve neden insanda olduğunu anlayamaz. İnsana feryat içinde feryat katar.

Oysa Allah’a iman eden bir kişi, kendisine sonsuzluk arzusu verenin Allah olduğunu bilir ve o arzuyu doyuracak olanın da O olduğunun farkındadır. “Vermek istemeseydi, istemek vermezdi” sırrıyla, insanı yaratan Allah, insanın sonsuz ve feryatsız bir hayat arzusunu da yaratmıştır. Ve bu arzuyu tatmin edecek olan ahiret hayatını da yaratmıştır.

Allah’a hakikî iman etmiş olan insanlar, dünyanın sonlu olacağını bilirler; bildikleri için dünyaya körü körüne bağlanmazlar, yukarıda sıraladığımız feryatlara kapılmazlar. Onlar da dünyayı severler, ama bu sevginin neticesi feryat değildir.

Çünkü onlar, dünyayı Yaratan’ın yarattıklarına iman gözlüğüyle baktıkları için ve mülk sahibi olarak Allah’ı gördükleri için ayrılığın feryadına kapılmazlar. Bilirler ki, burada kendisinden ayrılan sevdikleriyle ahirette tekrar görüşülecek. 

Bu yüzden iman sahibi insan, dünya odaklı değil ahiret odaklı yaşayacak ve arzularını doyuracak olan mükâfatı da ahirette görecektir.

Okunma Sayısı: 1467
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sertaç

    30.6.2020 08:40:18

    Tebrik ederim kardeşim

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı