"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahs-ı manevinin kollarındayız

Mustafa Gönüllü
25 Temmuz 2021, Pazar
Okuma programlarını bilirsiniz.

5-7 gün arasında, herhangi bir şehirdeki bir Nur medresesinde, 10-12 kişilik bir grup genç ve eğitimci ekibiyle birlikte okunur, anlatılır, paylaşılır, gezilir, gülünür, eğlenilir... Hele ki bizim programları bir görseniz, tadından yenmez. Urfa’da okuma programına niyet eden gençler çok hevesli oluyorlar. Belki de Urfa Nurlar’a çok muhtaç.

Bu tür programlara uzun bir ara vermişti. Özlemiştik. Eğitimciler toplandılar ve okuma programının temelini inşa sürecine başladılar. Programın yeri, muhtevası, katılımcıları, ilgilileri vs. her şey konuşuldu. Tek bir şey kalmıştı, başlamak...

İşte, o gün geldi. Bir Cuma akşamı, Urfa’da bir Nur dersiyle başladı program. Nur’la başlayan, Nur’la devam edecekti. Gençler bir yandan, eğitimciler birer yandan programa gelmeye başladılar. Saati saatine okuma programının muhtevası duvarlara asıldı, not defterleri ve kalemler alındı, muhteva hakkında gençlere bilgi verildi ve Bismillah denildi. 

Program sonu duygularımı, şimdi, programdan bir gün sonra yazıyorum.

Yine bir Cuma akşamı, kapanış yapılıyor. Umumî bir şenlik havasında, okuma programına yakışır bir şekilde tamamlanıyor program. Başlangıcı gibi sağlam olan bir kapanış oluyor. Fakat, ben orada değilim. O gün hastanede nöbetteyim. Lâkin kalbim orada atıyor, Nur medresesinde. Her ne kadar kapanışa katılamasam da, kalpten kalbe bir yol vardır, uzaktan da olsa...

Bir yandan fotoğraflar da gelmeye başladı. Eğitimcilerin tek tek gençlere katılım belgelerini veriş anlarını görüyorum, genç Ali Tahir’in hazırladığı sunumun videosunu izliyorum, şevk alıyorum.

Evet, nöbet bitti ve medreseye doğru yola koyuldum. Cumartesi sabahı medreseye geldim. Fakat medresede kimse yok... Daha geçen gün cıvıl cıvıldı burası? Burayı böyle görünce bir hüzün kapladı içimi. Neyse dedim, güzel şeyler bitse de, hayat devam ediyor.

Kahvaltıdan sonra bir telefon geldi, eğitimci Sebahattin Yaşar. Dünkü kapanış programını anlatıyor, içime su serpiyor... Ne güzel geçmiş öyle dün akşam. Sebahattin Hoca, ‘bir yerde görüşelim mi?’ diyor. Memnuniyetle. Sebahattin Hoca geldi, elinde güzel nimetlerle. Çay hazırdı. Programın genç temsilcisi Oğuzhan’ı da aradık, o da gelecekti. Bir anda medrese şenlendi, az önceki hüzün havası, yerini coşkuya bıraktı.

Gelenler yanlarında çeşit çeşit nimetlerle geldiler. Kader onları sevk etti, bana da ders verdi: “Bu medreseyi boş sanma! Sen görmesen de, mele-i âlânın sakinleri de burada.” Bunu düşününce ayrı bir ferahladım. İmanın 6 şartından biri olan meleklere iman, insan için ne büyük nimetmiş.

Medrese 8-9 kişilik ekiple yine doldu, yine şenlik havası. İşte okuma programının meyveleriydi bunlar.

İkindi namazı vakti geldi, birlikte kılınan namaz ve yapılan tesbihatın ardından Risale-i Nur’dan bir parça ders yaptık. Bugün sanki benim için planlanmıştı. Dünkü kapanışa katılamadım, ama bugün sanki dün gibi ayrı bir güzel oldu.

Evet, çark dönüyor, biz görsek de görmesek de. Mesele o dönen çarkı fark etmek, içine dahil olmak. Hiçbir zaman durağanlık yok, hizmet her zaman var. Okuma programı sona erse de, yeni bir süreç başlıyor. Yeni başlangıçlar kapıda hazır bekliyor.

Bugün ise anladım ki, biz yalnız değiliz, şahs-ı manevinin kollarındayız. Bu sabah yalnız hissettiğim kendim, hüzünle dolan içim, “Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da...” âyetiyle huzur buldu. Aslında biz yeterki isteyelim, niyet edelim. O, şahs-ı manevinin azaları olan şahısları bizim için gönderir, bize onlardan haber verir, bizim yalnızlığımızı giderir... Çünkü O, Rahman ve Rahim’dir.

Okunma Sayısı: 890
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahim Karahan

    25.7.2021 10:58:34

    Ne mutlu hakkı hak bilip hakka tabi olan batılı batıl bilip batıldan kaçana

  • Halil İbrahim Karahan

    25.7.2021 07:07:54

    Rabbim gayretimizi artırsın. Allah razı olsun abi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı