"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur’un şahs-ı manevisi ve Nur Talebeleri

Mustafa ÖZTÜRKÇÜ
01 Ağustos 2021, Pazar
Şahs-ı manevinin mahiyeti ve uygun varlığı hususunda söz Bediüzzaman’ındır. Başka söz ve izahata gerek yoktur. Bediüzzaman’ın şahs-ı manevî hakkındaki beyanları, Nur Talebelerinin şahs-ı manevî esasları etrafında kilitlenerek ihlâs ve sadâkat içinde bu hizmete devam etmenin gereğini ifade eder.

Üstad’ın Van’lı Talebelerinden Molla Hamid Ağabeyin, bir Van Mevlidinden sonra Kemal Yurtbay’ın (merhum) bahçesinde bu konu gündeme gelmişti. Ülkemizde ileri gelen bütün ağabeylerin huzurunda, şu hatırayı paylaşmıştı. Bizim de bizzat şahit olduğumuz hatıra şöyledir:

Molla Hamid Ağabey (merhum) anlatıyor: “Üstad Hazretleri’ni Urfa’da defnettikten sonra, bütün ileri gelen ağabeylerle, bir araya gelerek bazı değerlendirmelerde bulunuldu. Denildi ki; “Üstad Hazretleri Rabb-i rahime kavuştu. Biz şimdi ne yapacağız?” Bir ağabey: Bütün ağabeyler burada iken aramızdan birini seçelim, ona bağlı olarak hizmetimize devam edelim.” Bu paralelde değerlendirmeler yapıldı. Ancak soonuçta, bir şahsın varlığı, uygun görülmeyerek, bütün mazhariyetin şahs-ı manevî üstünde olması gereği karar kılınmıştı. Denildi ki: Üstadımız ahirete intikal etti, fakat onun bıraktığı şaheserler ve o şaheserlerde belirlenen ve mevcut şahs-ı manevî vardır. Şimdi Üstadımız da, Risale-i Nur da şahs-ı maneviye bağlı olarak hizmetimize devam kararı alındıktan sonra, cenazeye iştirak eden ağabeyler Urfa’dan ayrılarak geldikleri mekânlara gitmişlerdi. (Van-1978)

Molla Hamid Ağabeyin bu hatırası, Nur hizmeti içinde var olan Hazreti Üstadın tasvibiyle şahs-ı manevî esasına bağlılık söz konusu olmuş ve herkes bu noktada itirazsız olarak kabullenerek hizmete bu çizgide devam kararı almıştır. 

Nur hizmeti büyük bir bütünlük içinde hizmetlere devam etmiştir. Sonra 12 Eylül hareket-i münafıkanesinde, ehl-i dalâlet ve zındıka cereyanlarının olumsuz hareketleri, bazı ağabeyleri etkilemiş olmalı ki, Nur hizmetine parmak karıştırılarak, bazı şahsiyetlerin gerek siyasî ve gerekse sosyal meselelerimizde farklı çizgi ve anlayışlar ihsas ettirilerek şahıslar öne çıkarılmıştır.

Halbuki; şahs-ı manevî esas olarak hizmete devam edilmesi kararı ile birlikte neşriyat konusunda Yeni Asya’nın, Nur’un müdafiliğini yapması kararı da alınarak sonuçlanmıştı.

Üstadımızın mübarek hayat serencamı ile, Nurlar’ın yazılması, yayılması ve okunması hengâmında başlayan Nur’un tarihçe-i hayatı içinde Yeni Asya verilen görevleri bihakkın yapmış, Üstadımızın hukukunu ve Risale-i Nurlar’ın hakkaniyeti noktasında sağlam istikamet içinde günümüze kadar vazifeyi bihakkın deruhte etmiş ve nurları savunmaktadır.

Risale-i Nur’un şahs-ı manevisi istikametinde Nur Talebelerinin hukukunu da her hal ve şart içinde müdafaadan asla geri durmayan ve Nur Talebelerinin şahs-ı manevisinin şekillendiği istikametteki sağlam duruşu içinde, Nur Talebelerinin senasına mazhar olmuştur. Yeni Asya’nın duruşu, Nur Talebelerine istinat noktası olmuştur. Olmaya da devam edecektir inşallah. 

Hazret-i Üstad’ın Nur’un satır aralarında bir çok yerde şahs-ı manevinin ehemmiyet ve kıymetini izah eden bazı ifadeleri hatırlamakta fayda vardır: “Bu zaman, cemaat zamanıdır. Ferdî şahısların dehası, ne kadar hârika da olsalar, cemaatın şahs-ı manevîsinden gelen dehasına karşı mağlûb düşebilir.” (Emirdağ Lâhikası-1) 

“Bu zaman şahs-ı mânevî zamanı olduğu için, böyle büyük ve bâkî hakikatler, fâni ve âciz ve sukut edebilir şahsiyetlere bina edilemez.” (Sikke-i Tastik-i Gaybi)

“Risâle-i Nûr’da ispat edilmiş ki: Bu zaman cemaat zamanıdır. Şahs-ı mânevî hükmeder. Eski zamanda dalâlet bir şahıstan geldiği cihetle, karşısına bir dâhi-i hidayet çıkardı. Şimdi ise cemaat şeklinde bir şahs-ı mânevî olmasından, onun karşısında ancak bir şahs-ı mânevî mukabele edebilir.” (Sirac-ün Nur)

Okunma Sayısı: 1382
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    1.8.2021 12:29:15

    Tebrikler hocam. Yine yaşanmış dolu dolu hakikatlar. Kaleminize sağlık. İstifadeye medar olması duasıyla selamlar

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı