"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Merhum Muhammed Said’den kalanlar

Muzaffer KARAHİSAR
24 Aralık 2019, Salı
Ölümün esrarlı perdesi ister istemez herkesi düşündürüyor.

İnkârı mümkün olmayan ve her canlının tadacağı, ürpertici bir gerçeğin adı ölüm. Hayata konulan son nokta ya da sınırın son çizgisi… Herkesi ilgilendiren ve zamanı belli olmayan bir yolculuğun serencamı diyebiliriz. “Ve keza, bizler uzun bir seferdeyiz. Buradan kabre, kabirden haşre, haşirden ebed memleketine gitmek üzereyiz.” Ölümü mülahaza ederken nimet, nasihat, ibret, hikmet yönlerine bakıp ahiret yurduna hazırlanmalıyız. 

Dünyanın fani, zail, geçici olduğunu idrak eden, imanı kuvvetli, istikameti düzgün, imanlı ve ihlaslı insanlar ölümü gülerek karşılamışlar. İslamiyet’in emir ve yasaklarına uygun yaşamak; son nefesimizde imanla kabre girmek hepimizin emeli, arzusu ve duası. Her şeyini arkada bırakıp gidenlere bakarak, mutlak seferi hatırlamalıyız… 

Bundan iki ay kadar önce sessiz gemi misali aramızdan ayrılan genç kardeşimiz M. Said Demircan, ahirzamanın manevi tahribatına karşı ihlas sırrıyla ve takva zırhıyla bir hayat yaşamıştı. “Evet, mesleğimizde ihlas-ı tammeden sonra, en büyük esas, sebat ve metanettir.” ölçüsünü düstur kabul etmişti. Hastalığın en ağır şartlarında ibadete, istiazeye ve duaya devam etmiş, sabır göstermişti. Hastane gecelerinde ağır sancılarla uyandığında yatakta teyemmümle teheccüd kılan M. Said, “…ve yirmi otuz yaşında iken altmış yetmiş yaşındaki velilere tefevvuk (üstünlük) etmişler var.” müjdesine vasıl olmuş… 

Nur talebesi Said’in bu halleri bizlere bir mürşit gibi ilham verdi, yol gösterdi. Hayatıyla ve ölümüyle verdiği gerçek derslerle, ibretlerle nefsimizi ıslah, aklımızı ikna, kalbimizi irşat etti. Bütün vazifelerini eksiksiz yaptıktan sonra “Mahsusa yazılır levh-i kaderin, okur erbabı basiret olmaz haberin.” der gibi ebedi âlemlere uçup giderken: “Biz gidiyoruz, aldanmakta fayda yok. Gözümüzü kapamakla bizi burada durdurmazlar; sevkiyat var.” gerçeğini fiilen göstermişti.

Ebediyete gittiği haftaki yazımızda onun iman, ihlas ve muhabbet dolu mesajlarıyla anmıştık. Genç, yakışıklı, istikametli, iffetli bir nur talebesinin hüzünlü yolculuğunun ardından sabır ve metanet dolu örnek hayatından, mesajlarından kısaca bahsetmiştik. 

Hastalığın ağır geçen seyriyle ilgili kısaca bilgiden sonra: “…ateş de peşimi bırakmıyor 1-2 haftadır. O yüzden sadece yatıyorum, ama inşallah bu günler de geçecek. Allah’ın izni ile, dua ve sabretmekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Allah sizlerden razı olsun. Sizleri de çok özledim. Dualarınızı eksik etmeyin inşallah. Ellerinizden öpüyorum. Tüm abilere, kardeşlere selamlar…” Onun halet-i ruhiyesini, iman ve tevekkülünü bu cümleler ifade ediyordu. 

Onun son mesajları, vefatına yakın hususi halleri ve ibadet, sabır ve teslimiyetteki son gayretleri onu tanıyanlara bir teselli olmuştu. Hüzünlerle birlikte buruk bir sürur serpilmişti yüreğimize… 

Babası Selami Bey, “Hastalığı hiç gündeme getirmez, hep dua ederdi. Hastalığına üzülmemizi istemezdi…” diyor. Son anlarında içtiği suyun çok tatlı olduğunu, hayatında böyle tatlı su içmediğini, söylemiş. Çok huzurlu ve ferah bir vaziyeti varmış. Bu dünyanın ne garip olduğunu beyan etmiş, daha başka manevi sözleri, sırları, işaretleri ima etmiş, annesine. Son anlarında akciğerlerinde kanamadan nabzı yüksek atmaya başlamış… Yoğun bakıma giderken bilinci açıkmış. Ailesi ve oradakilerle vedalaşıp selamlaşmış!.. 

Bu fani imtihan meydanında kadere rıza ile hastalık musibetine sabır, şükür ve dualarla Cenab-ı Hakk’a iltica eden M. Said Demircan’ın yolculuğu: “Semavat ve arz, ehl-i imanın ölmesiyle ağlarlar.” gerçeğini ders vermiş. Said, 1 Kasım Cuma günü, kurak geçen bir mevsimde sağanaklar halinde semadan dökülen yağmur altında, gözyaşı misali rahmet taneleriyle Kızılcahamam mezarlığından ebedi âlemlere uğurlanmıştı…

Okunma Sayısı: 3471
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İsmail ÖNGEL

    25.12.2019 00:28:50

    —Allah rahmet eylesin... — Mekanı cennet... — Kabri pürnur olsun inşallah...

  • Muzaffer Alev

    24.12.2019 21:58:28

    Kardesimizi Allah Rahmet eylesin... Muzaffer Alev Kopenhag...

  • Mehmet Çetin

    24.12.2019 15:26:14

    “Mahsusa yazılır levh-i kaderin, Okur erbab-ı basiret, olmaz haberin.” Harika!!!

  • Burak Duman

    24.12.2019 11:08:09

    "En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki; gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister; çocukçasına hevesat-ı nefsaniyeye tâbi olur." Mektubat (RNK) - 301 Okumamda tevafuk oldu Allah hepimize hüsnü hatime versin inş

  • Müjdat Bayar

    24.12.2019 08:57:13

    Allah rahmet eylesin,çocuklarımızı da merhumun iman şuuruyla boyasın.

  • Oğuz Yiğiter

    24.12.2019 05:42:03

    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşaallah

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı