"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Savaş” yoluyla “cihad” dönemi bitmiştir…

Orhan Ali YILMAZ
23 Kasım 2023, Perşembe
Cihad kavramı, İlâhî dinlerin gayesi olarak kabul edilen şu; “Canı korumak, malı korumak, aklı korumak ve de dini korumak” şeklinde belirtilen kavramların sonuncusu ile ilgili.

Cihad dahi iki türlü: Biri enfüsî diğeri ise âfâkî/hâricî. Yani biri iç âlemimize, diğeri ise dış dünyaya ait. Hz. Peygamber’in (asm), âfâkî bir cihadın dönüşünde söylediği, “Şimdi cihad-ı asgardan cihad-ı ekber’e dönüyoruz.” sözündeki şu “Küçük Cihad’dan Büyük Cihad’a dönüş” uyarısı gerçekten mânidar, bir o kadar da dikkat çekici…

Hem de, “Senin en zararlı düşmanın, senin içindeki nefsindir.” hadisi şu Büyük Cihad’ı tenvir eden en veciz bir ifade.

Hem aralarındaki en önemli, en bâriz fark ise birinin, sadece ümmetin şartlarını hâiz erkeklerine ait bir “farz-ı kifâye”, diğerinin şu kadın erkek fark etmeksizin ümmetin bütün fertlerine şâmil, hem de şu âhir ömrüne, şu son nefesine dek devam edecek olan bir “farz-ı ayn” oluşu.

“Cihad-ı hârici veya âfâkî nasıl olmalıdır?” sorusu, günümüz Müslüman insanının zihnini ve de duygu dünyasını en ziyade meşgul eden bir mesele-yi diniye. “Müslüman ona ne zaman başvurulabilir veya ne zaman şu ‘zorunlu’ hale gelir?” sorusu ise, dinî cemaatlerin ve bu arada İslâmî devletlerin belki de en çok yanıldıkları, aynı zamanda şu “zulme” düştükleri bir konu.

Günümüz silâh teknolojisi ve de savaş san’atı, Hz. Peygamber’in (asm) dönemindeki gibi elbette ki değil, o döneme nispetle teknik açıdan çok ilerlemiş 1. ve 2. Dünya Savaşı, özellikle de Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan nükleer/atom bombası örneklerinde olduğu gibi çok yıkıcı ve yok edici bir tahrip gücüne ulaşmış durumda.

Hz. Peygamber (asm), hâricî cihada çıkan Ashab-ı Kirâmına, özellikle de onların komutanlarına ısrarla ve tekrarla emrettiği şu: “Yalnızca, sizinle savaşanlarla savaşacaksınız. Kadınlara, çocuklara ve de kendisini ibadete vermiş zararsız ihtiyarlara dokunmayacaksınız. Ağaçlara ve ekinlere zarar vermeyeceksiniz. İşkence yapmayacaksınız ve işkence ile öldürmeyeceksiniz.” direktifi İslâm’da hâricî/âfâkî cihadın nasıl olması gerektiğinin şu olmazsa olmaz, “şaşmaz” ölçüleri. Yoksa “cihad” edeyim derken, şu “kuvve-yi gadabiyyeye” aldanıp haddi aşma ve “cihad-i ekberi kaybetme ihtimali” her zaman melhûzdur…

7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e karşı başlattığı ve atılan yüzlerce füzelerle, kadın, çocuk ve de sivil ayrımı yapmaksızın 1500’e yakın İsraillinin ölümüne ve üç yüze yakın insanın, yine şu “misilleme” amaçlı, sivil asker fark etmeksizin rehin alınmasına yol alan şu “Aksâ Tûfanı” adını verdikleri operasyon yukarıdaki şu “şaşmaz ölçüleri” yeniden yeniye bana bir hatırlattı.

İsrail tarafının “İntikam alacağız!” ültimatomu ile başlattığı şu karşı saldırıda ise hastanelere, camilere, şu mülteci kamplarına varıncaya kadar, hiç ayrım gözetmeksizin, bütün dünyanın gözleri önünde şu “savaş ve de soykırım suçu” işleyerek, içerisinde 5.000’den fazlası çocuk bulunan 13.000 civarında masum insanı öldürmesi…

Bu durumu gören, “hakperest ve insaflı her bir insan” ve de “Müslüman”, benim şu kanaatime iştirak edecektir diye tahmin ederim: Savaş yoluyla “cihad” dönemi artık bitmiştir; çünkü mazarratı menfaatine, yani zararı faydasına gâlip gelmiş, sonucu itibariyle büyük bir “zulme” dönüşmüştür, vesselâm…

Okunma Sayısı: 2131
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Orhan Ali YILMAZ

    24.11.2023 10:38:56

    Hz Peygamber, amcası Hz. Hamza'nın Uhud Savaşı'nda hunharca katlini gördükten sonra, "Eğer yas tutmak gerekseydi, muhakkak senin için yas tutardım.” demiş, sonrasında ise, bir rivayete göre yetmiş, diğer rivayete göre otuz müşriki katledip, aynı şekilde intikam alacağına yemin etmiş, ancak, “Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır...” (Nahl,126) meâlindeki âyet nâzil olunca, söz konusu bu yemin ve de kararından vazgeçmiş ve ilk ve de tek kez hayatında şu "yemin keffareti" ödemiştir...

  • Orhan Ali YILMAZ

    23.11.2023 19:44:01

    Arda kardeşimize: Masumların korun(a)madığı hiçbir savaş "cihad" değildir, vesselâm..

  • Arda Yıldız

    23.11.2023 17:48:22

    Orhan abi merhaba. Cihat demek savaş demek değildir. Lakin ifade ettiğiniz gibi savaşmak cihat olmaktan da kıyamete kadar çıkmayacaktır. İman ve küfür davası devam ettikçe aralarında maddi manevi savaş sona ermez. Yazınızın bağlamından "savaş yoluyla cihat kaldırılmıştır" hükmünü çıkarmanız yanlış. Hele ki bunu peygamber zamanında şöyleydi şimdi böyle diye yaparsanız bu yolun sonu mealcilik ekolüne çıkar. Üstadımızın birinci cihan harbinde neler yaptığını, İstanbulda ingilizlere neler yaptığını bir hatırlayın. Yazınız için teşekkür ederim.

  • Gazi

    23.11.2023 16:56:05

    Yazınızdaki İslami kaideler ve Peygamberi metotlar yazınızı güzelleştirmiş. Geri kalan kısmı ile ilgili yazının içeriğinde şu sorunun cevabı da olsaydı daha mı iyi olurdu? Hiçbir zulme ortak olmamak adına sadece şunu sormak istiyorum. Aksâ Tûfanı bir cihat hareketi mi, değilse nedir?

  • M. Selim

    23.11.2023 16:54:50

    Allah sizden razı olsun. Güzel ve güncel bir konuya temas etmişsiniz. Maddi cihad yolunun artık kapalı olduğunu Üstad Bediüzzaman hazretleri yaklaşık 100 yıl önce ifade etmiştir. Allah'a emanet olun.

  • Kadri

    23.11.2023 15:37:33

    Selamün aleyküm hocam , Filistin işgal altında. Filistin'de savaşan mücahitler vatanlarını, topraklarını işgalci İsrail'den kurtarmaya çalışıyorlar.Dahilde müspet hareket olur ancak hariçte birde işgal alındaysa maddi cihad olur. Aynen kurtuluş savaşı gibi

  • haydar karakuş

    23.11.2023 14:42:28

    belki kişi olarak yapılması gereken Cihadla, devlet olarak yapılması gereken Cihad'ı farklı konumlarda değerlendirerek, şartlarını ayrı ayrı ortaya koymak, varsa yapılan yanlışlıklar bunlara da dikkat çekmek daha mı doğru olur diye düşündün birden.

  • Orhan Ali YILMAZ

    23.11.2023 14:36:21

    Ona şu "üslûp" deniyor...

  • Orhan Ali YILMAZ

    23.11.2023 12:12:50

    Masumların korun(a)madığı hiçbir savaş "cihad" değildir, vesselâm...

  • Şerafettin Birol

    23.11.2023 11:32:45

    Selamun aleyküm. Yazınız, bir aydır yazmayı düşündüğüm fakat kalem ehli olmadığım için yazamadığım bir yazı olmuş. Bire bir düşündüğüm fikirleri ifade etmişsiniz. Tebrik eder devamını temenni ederim. Hem Üstadımız, "bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı, marifet sanat ve ittifak silahıyla Cihad edeceğiz." demiyor mu? Bunun neresindeyiz?

  • Ali

    23.11.2023 08:29:00

    Teşekkürler, sağolun hocam. Ama ne kadar çok "şu" kelimesi kullanmışsınız.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı