"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yılın en değerli ayı: Ramazan

Osman YETİM
25 Mayıs 2019, Cumartesi 00:19
Sevgili Peygamberimizin (asm) ifadesiyle “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu Cehennemden kurtuluş” olan Ramazan-ı şerife bizleri tekrar eriştiren Rabbimize sonsuz şükürler olsun.

Ramazan ayı, bahar ayları içerisinde yağdırılan, bütün nebatat ve hayvanata rahmet olan Nisan yağmuruna benzer. Bu ayda Rabbimiz kullarının üstüne rahmet yağdırır. 

Yapılan iyiliklere, çekinilen günahlara kat kat sevaplar, uhrevî daimî meyveler verir.

Dünyevî ve uhrevî saadetimizi tazammun eden hakikatler manzumesi olan yüce kitabımız bu ayda nüzul ettiğinden bu aya Kur’ân ayı da denilir. Bu ayda okunulan her bir Kur’ân harfinin binlerce sevabı vardır. Dolayısıyla bu ay, ahirette saadete erişmek için son derece kârlı bir ticaret ayıdır. Bununla beraber “Kur’ân’ı Hâkimin hakikî bir tefsiri ve meselelerinin burhanı ve o güneşin bir parıltısı ve o okyanusun bir damlası” olan ve imanı tahkikiyi ders veren Risale-i Nurlar ile iştigal etmek de bu ayda yapılması gereken, 

Kur’ân’la ilgili tefekkürî ibadetlerden biridir.

Bu ayda tutulan oruç vasıtasıyla en büyük fabrika olan midenin isteklerine set çekildiğinden diğer maddî manevî lâtifelerin kontrolünü sağlamak daha kolay olur. Böylelikle nefsin istek ve arzularına esir olunmaz ve dünyaya geliş amacına uygun bir hayat yaşanır. Bunun sonucunda da hakikî manada huzura ulaşılır. Bunun yanında tutulan oruç ve çekilen açlık ile fakirlerle empati kurulur, onlara yardım edilir ve onların duâları alınır.

Ramazanda tutulan oruç kuru bir açlık hissetmekten ibaret kalmamalıdır. Tam ve kâmil manada bir oruç geçirmek için midenin yanında diğer azalara da oruç tutturulmalıdır. Yani göz, kulak, dil gibi cihazları, onların hakikî vazifeleri olan kendilerine has ibadetleri ile meşgul ettirmek gerçek anlamda bir oruç idrak etmek anlamına gelir. “Meselâ, dilini yalandan, gıybetten ve galiz tabirlerden ayırmakla ona oruç tutturmak; ve o lisanı, tilâvet-i Kur’ân ve zikir ve tesbih ve salâvat ve istiğfar gibi şeylerle meşgul etmek; meselâ gözünü nâmahreme bakmaktan ve kulağını fena şeyleri işitmekten men edip, gözünü ibrete ve kulağını hak söz ve Kur’ân dinlemeye sarf etmek gibi, sair cihazata da bir nevi oruç tutturmaktır.” Bu şekilde ihya edilen bir Ramazan Bediüzzaman’ın ifadesiyle “Bu fani dünyada, fani ömür içinde kısa bir hayatta baki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bakiyeyi tazammun eder, kazandırır.”

Cenab-ı Hak tuttuğumuz oruçları ve yaptığımız ibadetleri kabul eylesin. Ve Ramazan-ı şerifin her bir gününü hakkımızda leyle-i kadir hükmünde sevaptar eylesin. (Amin)

Okunma Sayısı: 482
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı