"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kürtler ve İttihad-ı İslâm

Osman YETİM
14 Nisan 2019, Pazar
Fransız Büyük İhtilâli ile başlayan milliyetçilik akımı dünyanın her tarafına dalga dalga yayıldı.

Çok uluslu bir yapıya sahip olan şanlı Osmanlı Devleti’nin içindeki milletlerde bu bulaşıcı hastalıktan etkilenerek bağımsızlıklarını ilân etmek için var gücüyle çalıştı. Bunun sonucu olarak da bir çok millet bağımsızlıklarını alarak Osmanlı’dan ayrıldı.

İşte böyle bir dönemde bazı fanatik Kürtler de ecnebilerin kışkırtmaları ile Osmanlı’dan ayrılma fikrini öne sürdü. Ayrıca 20 Aralık 1920’de Kürt Şerif Paşa ile Ermeni Boğos Nubar Paşa Paris’te Kürt-Ermeni ittifakı ile Doğu Anadolu’da Ermenistan ve Kürdistan’ın kurulması yönünde bir muhtıra yayımladılar.

Fakat dine olan sadâkatleriyle bilinen dindar Kürtler ve Kürt âlimler, bu fikre şiddetle karşı çıkıp protesto ettiler ve Halifeye olan bağlılıklarını devam ettirdiler.

Tarihî seyir böyle gelişirken bölgenin sosyolojik yapısını iyi bilen ve bölgedeki problemlere ürettiği çözümleri padişaha sunmak amacıyla 20. Yy başlarında İstanbul’a giden Bediüzzaman, özellikle Fransız ve İngilizlerin entrikalarıyla Osmanlı’dan koparılmak istenen bu “değerli sahipsiz” kavme sahip çıkarak onlara ittihadın öneminden bahseder.

Bediüzzaman 22 Teşrînisani 1324/1908 tarihli Kürt Teavün Ve Terakki gazetesinde Kürtçe dilinin Kurmanci lehçesiyle yazılan ve “Molla Said-î Kürdinin Nesayihi” başlığıyla yayımlanan tek Kürtçe makalesinde Kürtlere şöyle seslenir:

“Ey geli Kurdân! İttifaqê de qewet, ittihadê de heyat, di bıratiyê de seadet, hükümetê de selâmet heye.”

(Manası; Ey Kürt halkı! İttifakta kuvvet, ittihatta hayat, kardeşlikte saadet, hükümette –devlete bağlılıkta- selâmet vardır.)

Dessas Avrupa zalimlerinin İslâmiyet kavimleri içerisine sinsi bir surette soktukları menfi milliyetçilik fikri, onları parçalayıp yutmaya hazır hale getirmek için kullandıkları bir zehirdir. Bu durum İslâmiyet’in maddî ve manevî terakkisinin önündeki en büyük engellerden birisidir. Buna karşı çözüm ise İslâmiyet milliyetinin esas alındığı bir birlik kurmaktır.

Pakistanlı ilim adamı M. Sabir İhsanoğlu’nun “Türkiye İslâm dünyasının garbî kalesidir. Türkiye’siz ittihad-ı İslâm mümkün değildir.” ifadelerinde karşılığını bulan hakikate göre; böyle bir birliğin kurulmasında ön ayak olacak ülke Türkiye’dir. 

Ancak Türkiye’nin de bu önemli meseleyi halledebilmesi için kendi içindeki problemlerini çözmüş olması gerekir. Bu problemlerden biri de Kürt meselesidir.

Cumhuriyetin ilânından sonra devlet tarafından uygulanan Türkçülük politikaları ile Kürtler küstürüldü. 

Günümüze kadar bu damar farklı zamanlarda ve çeşitli şekillerde hortlatılarak Kürtlerle Türkler arasında derin uçurumlar açılmak istendi.

Kürtlere temel hak ve hürriyetlerinin verilmesi, kültürlerine saygı duyulması ve yaşadıkları Coğrafya’ya maddî manevî hizmet götürülmesi gibi bazı politikalar uygulanarak bu yara kapatılabilir. Buna karşılık Kürtler hakikî kardeşleri olan Türklerle tam ittifak edip, devletle barışık bir şekilde ülkemizin kalkınmasında rol almalı ve ittihad-ı İslâm’ın yolunu açmalıdır.

Nitekim Bediüzzaman da yaklaşık 110 yıl öncesinden bu noktaya dikkat çekmiş, Kürtlerin saadetini ve ittihad-ı İslâm meselesindeki vazifesini Türk kardeşleriyle olan ittihada bağladığını şu sözlerle nazara vermiştir:

“Altı yüz seneden beri, bayrak-ı tevhidi umum âleme karşı ilân eden; ve istibdada şiddet-i itaat ve terk-i âdet-i milliye ile ihtiyarlanan bizim şanlı Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi peşkeş ve hediye edelim. 

Ona bedel, onların aklı ve marifetinden istifade edeceğiz.

Türkler, bizim aklımız biz de onların kuvveti.. mecmuumuz bir iyi insan oluruz. Bu azmimizle başka unsurlara ders-i ibret vereceğiz.”

Okunma Sayısı: 508
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı