"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Felâket ve helâket asrında Vâris-i Nebevî olmak - 1

Osman Yiğit
02 Nisan 2020, Perşembe
Kur’ân tezgâhında yapılmış elmastan Zülfikâr ile dehşetli manevî putları kırarken pot kırmayıp, kâinatın yüksek hakikatini korkusuzca haykıracak...

Ahir zaman; insanlık tarihinin özeti

Kâinat kitabına Kudret kalemiyle yazdığı Esma’yı insanda hülâsa etmek için, İbtida Âdem ile inşa’ etti insanlık âlemini. İki âlem birbirine bakıyordu o an. ‘OKU’ dedi Rabbül-Âlemin. Ve okumaya başladı Zîşuur âlem, baştan sona mücessem âlemi. Melaike taaccüpte, Şeyatin telâşta. Böyle bir şaheser sanat karşısında bütün melaike kâinat mescidinde hayret ve takdir secdesinde. Kâinatla bütünleşmeyen, akd-i uhuvvet etmeyen yalnız iblis ve avaneleri. Secdeden uzak duranlarca, hem insana hem insaniyet-i kübrâ olan kâinata karşı bir adavet ve rekabet başlıyor. Ve o an, iblis, kâinat ağacının meyvelerini çürütmeye ahdetmiş. Kâh o meyvelerin çekirdeğinin çorak topraklara düşmesi için üflemiş, kâh su damarlarından onlara zararlı sular akıtmak için uğraşmış, kâh nefsin gaflet havasını estirmiş üzerine, kâh şehvet ateşlerinde yakmaya çalışmış… İnsanlık tarihi boyunca bu mücadele devam etmiş. Adem (as) nesline bu esma derslerini miras bırakmış, desise-i şeytaniyeye karşı da daima ikaz etmiş. Onun neslinden gelenler de iki gruba ayrılmış. Bir kısmı esma derslerine devam etmişler, bir kısmı da gafletle kâinat ağacından düşmüşler çorak topraklara. Bir meyvedar çekirdek, milyonlar çürümüş meyvelere tercih edilir.

Esma dersleri kıyamete kadar devam edecek. Bu dünya sergisinin açılmasının hikmeti; Esma talimi. Ve bu dersleri ümmetlerine talim edecek binler muallim vazifelendirilmiş. İnsanlığa hem manevî, hem maddî terakki dersleri vermişler. İblis, tarih boyunca her insana ve topluluklarına, onları derslerden alıkoymak için farklı ve cazibedar tekliflerle yaklaşmış. Ders almadıkları gibi ders alanlara da mani olanlara karşı, hem küçük hem büyük kâinat hiddete gelmiş; bulutlar, denizler, yerler, gökler, dağlar, yıldızlar, çekirgeler, bitler, kurtlar, karıncalar, sinekler, ebabiller ve diğer mahlûkat.

Nebilerden esma derslerini alan mü’min ve mûti’ler, imanın manevî Cennetinde yaşarken; sairlere de esma dersleri zecrî tokatlar ve musîbetler suretinde verilmiş ve Cehennemî hâletleri yaşayarak dünya misafirhanesinden ve dershanesinden, o derslerin güzel tecellilerinden ebediyen mahrum olacak şekilde helâketle çıkartılmışlar.

Ve Ahirzaman. Mukaddemesinde bütün Nebilerin ve muavinlerinin verdiği esma dersinin en kapsamlı bir şekilde Hâtemül Enbiya tarafından verildiği, ahirinde de, tarih boyunca o dersleri inkâr ve isyan edenlerin tarz-ı hayatlarının topyekûn yaşandığı bir zaman dilimi; Felâketler ve Helâketler Asrı.

Madem Muhammedî Arabî’den (asm) başka Nebi gelmeyecek, hem madem esma dersleri kıyamete kadar devam edecek, hem madem bütün enbiya aleyhimüsselâmın zamanlarındaki ümmetlerine verdiği tarz-ı derslerine ve tedbirlerine veraset edecek varisler, o dersleri lisan-ı hal ve kâl ile okuyacak bütün insanlık âlemine.

“Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhamı, / Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı” düsturunca bütün münzel kitapları câmî olan Kur’ân’dan maada me’haza müracaat etmeden, talim-i esmaya devam edecek veraset ehli.

İnsanlığa Esma derslerini verecek olan Varis-i Enbiya ne keyfiyette olacak?

Ol Varis-i Enbiya ki; Ademoğullarını, Ademvâri (as) esma merdiveniyle ilm-i hakikate ulaştıracak. Hz. Adem’in (as) yeryüzünde insanları ittihad ettirmek için Kâbe’yi inşa etmesi gibi, Esma dersleriyle gönüllere Kâbeler inşa edip, mü’min kalbleri ittihad ve Rabbül-Âlemine itaat ehli yapacak.

Şit (as) gibi iman ve Kur’ân için hayatını hibe edecek. İdris (as) misal, iman derslerini fen dersleri ile mezc edip; sanatı Sanatkâr ile, mülkü Mâliki ile, rızkı Rezzak ile hayatı Hayy ile, nizamı Nâzım ile ders verecek hakikat ehli olacak.

İnkâr, isyan ve tuğyan asrında insaniyet ehlini, Nur’un gemileriyle İslâm’ın sahili selâmetine Nuh (as) gibi taşıyacak ve onlara şefkatli bir baba gibi muamele edecek. Fısk ve sefahate, günah ve şehvete karşı Lût’un (as) iffetliliği gibi temiz kalanlarla beraber, imanı hayatlarına tatbik edecek.

Suhuf-u İbrahim’deki hakikatlerin dersi ile, insanlara kabrin bir kuyu ağzı değil, Cennete açılan kapılar olduğunu gösterecek; inkâr ve günahın manevî Cehennemden kurtarıp, imanın Cennet-i maneviyesine dahil edecek; aklı ikna, kalbi tatmin edip, bütün ehl-i imanı kardeş, insanları dost edecek; mesleği Haliliye, meşrebi hıllet olacak; Kur’ân tezgâhında yapılmış elmastan Zülfikâr ile dehşetli manevî putları ve putlaştırılanların gururlarını kırarken pot kırmayıp, kâinatın yüksek hakikatini korkusuzca haykıran; dünyalık tekliflerle sesinin kısılmasına ve susturulmasına meydan vermeyen Ehlullah olacak.

Medeniyetin cazibesine kapılmadan Hud (as) gibi vazifesine fütur vermeyip; kendisine teklif edilen köşkleri reddedip dağları mesken tutan, ağaçtan köşkünü Yıldız Sarayı’na değişmeyen, gökdelenlerle yükseklenen insanlara dağ menzilinden ibretle bakan, “bize karışma hayatın her türlü zevk ve lezzetini tadıp tattıracağız” diyenlere, söylediği hakikat karşısında tutunacak yer bırakmayıp, ruh dünyalarında kıyametler kopartıp, sefih medeniyetin reislerini Cehenneme doğru kaybedecek.

Hz. İsmail’den (as) ders alıp ‘Bu milletin imanını selâmette görmek için’ binler başı olsa, hakikat-ı Kur’âniye için her gün birini fedaya hazır olacak.

Dünyanın güzel ve cazib tekliflerine karşı “beni dünyaya çağırma, ona geldim fena gördüm” diye yüzünü Yusuf (as) gibi dünyadan ahirete müştâkâne çevirecek. Hak ve hakikati bıkmadan, usanmadan anlatmasına karşı, ona yapılan eziyet ve işkencelere, sürgünlere, idam sehpalarının gölgesinde yargılanmalara Hz. Eyüp (as) gibi yıllarca sabredecek. 

Kitleleri etkileyen sihir ve ispirtizmaları, elindeki yed-i beyza gibi Nurlu kitaplarla etkisiz kılan; Firavunvâri insanlara dahi kardeşi Harun gibi kavl-i leyyinle ders verecek Karunların minnetine karşı iktisat ve kanaati esas tutup izzeti ile yaşayacak. Fitne ve günahların azgın dalgaları içinden, ehli imanı ıslanmadan geçirecek. İmansızlığın kuru çöllerindeki insanlara, imanın ab-ı hayatını Asay-ıMusa ile çıkartıp kana kana içirecek.

Ölçüsüz, mizansız ve adaletsiz hareket edenlere dahi hitap ederken, Hz. Şuayb (as) gibi nezihane üslûbuyla nasihat edecek. Cephe-i harpte Tâlût gibi kumandan, Davut gibi cengâver olup, cebbar kumandanlara karşı Davut misal hak ve hakikatı başına vurup sarsacak; dünyalık nehirlerden içip hizmet aşk ve şevkini meylü’r- rahat ile öldürmeyecek; yazdığı eserler de dağların, taşların, kuşların, ovaların, denizlerin, nehirlerin, bulutların, nebat ve eşcarın, zerreler ve yıldızların lisan ve tesbihatını tercüme edip ders verecek ve Davutvarî kâinat musıkîsini aksi-seda ettirecek.

Hz. Süleymanvari (as) hava zerrelerine tefekkürle binecek; Kur’ân hakikatlerini cinlere ve insanlara ders verecek; gönüllerin manevî tahtlarındaki daimî saltanatı, dünyevî ve maddî muvakkat saltanata değişmeyecek; kendisine getirilen hediyelere karşı “buna ancak siz sevinirsiniz” diye müstağni kalacak; ehli dalâlet ordusuna karşı Elmas kılınçlarla mücehhez, kırmızı kaftanlarla arz-ı endam eden 600 binlik muhteşem manevî ordusu ile cihad edecek.

Bu asrın dalâlet vebasına, sefalet ve israf sıtmasına, dünyevîleşme körlüğüne esbab-perestlik sağırlığına, tabiat-perestlik divaneliğine karşı Hz. Lokman (as) gibi Kur’ân eczahanesinden tiryak-misal ilâçlar tevzi edecek. Hz. Üzeyir (as) misal; ölmüş ve ölecek ruhlar, ‘haşrin sabahı’ müjdesiyle diriltilip, bağs-u bağdel-mevte mazhar olduğunu ilmel-yakin, aynel yakin ve hakkal-yakin derecede isbatlı bilecek.

Ye’se düşenlere ilm-i ledünden şevkli dersler verip, teşcî edecek; taklid-i imanla, zaaf ve gaflet perdesi altında, manevî kışların bürudeti altında titreyen ruhlara, Hızırvari tahkik-i iman dersleriyle yetişip, nesim-i Nevbahar üfleyip, ruhlara ab-ı hayat bahşedip, lâtife ve istidatların neşv-ü nema bulduğu bahar sayfaları açacak.

“Akıl buna yol bulamaz” denilen ağır ve müşkül meseleleri, herkesin anlayacağı şekilde izah ve ispat edip, aklı ağır yüklerden kurtaran Hz. İlyas (as) gibi riyaziye ve mantık ehli olacak. Namı ve Şânı göklerde gezdiği halde, zamanın hubb-u câh tuzaklarına düşmeyen, başı her daim secde-i şükranda olan, ubudiyetin hukuku için idamı istihkar eden Hz. Zülkifl’in (as) takva ve tevazuunda olacak. Telif ettiği eserlerle, iman ve küfür ortasına Sedd-i Zülkarneyn inşa edip, ehli imanı küfrün anarşisinden muhafaza eden Zül-Kelâm olup karneynde sözü nafiz ve müessir olacak. Esir denizinde dağvari emvac içinde yüzen küre-i zeminde, duâda Hz. Yunusvari (as) münacat ile tesbih ederek bahr-i hakaikden zümrüt ve elmas misal hakikatleri çıkartıp, dikkatli nazarlara arz eden gavvas olacak.

Kâinat denilen büyük kitabın sayfalarında seyahat ederken, kâinatı bir Kur’ân gibi okuyup, âlem kitabındaki Esma’yı Hz. Zekeriya (as) gibi tezkâr edecek. “Yüzer milyon kahraman başların feda oldukları bir kudsî hakikate, binler başı olsa, her gün birini Hz. Yahya (as) gibi fedaya hazır olacak. Nazarını her daim semâya çevirip, havari misal kardeşleriyle nuzül-i Hz. İsa’yı (as) intizar ederken, ittihad-ı İseviye için zemin ihzar ederek; Deccale karşı mücadelesinde Kur’ân tezgâhında işlenen Zülfikâr’ı göndererek, hurafat ve ebatılı kat ve ref edip, ehl-i kitabın ittifakına vesile olup, inkâr-ı Uluhiyete karşı birlikte cihad edecek.

Fetret ehline çareyi necat arayıp, verdiği tahkiki iman dersleriyle fetret elinin ehl-i Cennete dehaletine nusret edecek.

-Devam Edecek-

Okunma Sayısı: 2704
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yunusi

    2.4.2020 15:38:12

    Risale-i Nur ve davasını komprime halinde nazara vermişsin Maşallah Osman abi..

  • Atilla

    2.4.2020 11:11:01

    Maşallah barekallah bu ne veciz ifadeler, bu ne akıcı bir üslup, fevkâlade istifadeye medar bir yazı dizisi. Teşekkürler Tebrikler Osman Yiğit. Yüreğine sağlık kalemine bereket.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı