"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adaleti Savunanlar Derneği nerede?

21 Aralık 2021, Salı
Böyle bir derneğin varlığından haberdar olmayanlar da malûmat sahibi olanlar da mevcuttur.

Kısaltılmış ismiyle (ASDER) olan bu dernek, 28 Şubat’ın kasvetli zulüm günlerinde sırf dindar oldukları için ordudan ihraç edilen subayların kurduğu bir teşekküldür.

Her ne kadar başlıktaki isim olarak söylense de bir çok kimse dernek tesis edildiği zaman, dindar  askerlere yapılan haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik karşısında, (Askerlerin hakkını savunan dernek) olarak bilir. 

Adaleti Savunanlar Derneği’ni bir de kendi resmî sitesinden okuyalım: 

“07 Nisan 2000 tarihinde kuruluş için müracaatı yapılan dernek bu tarihte hukuken Ankara’da kurulmuş ve tüzüğü 30 Haziran 2000 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanmıştır. Aralık 2000 ayında ilk genel kurulunu yapan dernek hızla örgütlenerek İstanbul, Bursa, Kütahya, Konya ve Kayseri’de şubelerini kurmuştur. Kurucu Genel Başkanı E. Prof. Tb. Alb. Ahmet ALPER’dir.

“Derneğin yedi kurucu üyesinin tamamı TS’lerinden Yüksek Askerî Şûrâ (YAŞ) kararlarıyla irtica gerekçesiyle emekli edilmiş personeldir.

“2004 Yılında yapılan kongrede Dernek Genel başkanlığına E. Tuğgenaral Adnan TANRIVERDİ seçilmiş ve genel merkez Ankara’dan İstanbula gelmiştir.

“2009 Yılında yapılan olağan kongre ile Dernek Genel Başkanlığına  E. Prof. Tb. Alb. Nevzat TARHAN seçilmiş ve halen görevi yürütmektedir. 

“ASDER insan haklarının geliştirilmesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması yönünde çalışmalar yapmak amacıyla kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür. Kim olursa olsun zulme uğrayanın yanında olmak ve kimden gelirse gelsin zulmün karşısında olmak en temel ilke olarak belirlenmiştir.

“YAŞ kararlarıyla TSK’lerinden uzaklaştırılan 1650’nin üzerindeki insanın doğal desteğini alan derneğin gündeminin ilk sıralarında YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması, başörtüsünün başta eğitim alanı olmak üzere her alanda serbest bırakılması, kimliklerinden dolayı insanlara yapılan baskılara son verilmesi yönünde çalışmalar yapmak yer almaktadır.”

Evet, okuduğunuz gibi, 28 Şubat’ta ordudan ihraç edilen dindar subayların haklarının mücadelesi için teşkilâtlanmış ve teşkilâtının en büyük gayesini de; “ASDER insan haklarının geliştirilmesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması yönünde çalışmalar yapmak amacıyla kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür. Kim olursa olsun zulme uğrayanın yanında olmak ve kimden gelirse gelsin zulmün karşısında olmak en temel ilke olarak belirlenmiştir” ibareleri ilâve edilerek, herkese yapılabilecek; HAKSIZLIK, ZULÜM VE ADALETSİZLİĞİN karşısında olacaklarını söylemişlerdir.

Hem ilk hem de şimdiki başkanı olan zatlar, yarım asır kadar evvel Ankara’da, bizim hem komşumuz hem de ailece hukukumuz olan kimselerdir. Derneği, tâ ilk zamanlarından beri bilir, tanırız .

Bizler hep, haksızlığın karşısında durmuş ve konuşmuşuzdur. Buna en büyük şahidimiz, gazetemiz Yeni Asya’dır. Gazetemiz, bütün ihtilâllerin, haksız ve hukuksuzlukların karşısında olmuştur. (28 Şubatçı zorbaların Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu zaman, onu sıkıştırmasında bile çok gazete korktuğu hâlde, Yeni Asya ona destek olmuş, yapılan haksızlığa karşı cesaretle karşı çıkmıştır.) 15 Temmuz harekâtından sonra, haksız ve hukuksuz olarak, kanunen suçları tesbit ve tahkim edilmemiş insanlara karşı yapılan haksızlıklara da hep karşı çıkıp, hakikî adaleti nazara vermişizdir. O harekâtta, gerçek suçlu olanlar, bizim bu tavrımız haricindedir. Yâni 15 Temmuz fiilinin bizzat içinde bulunan suçluları da, müdafaa etmiyoruz. Bu ince nokta da bilinsin ve ayırt edilsin. Ama haksız yere zulmedilenlere, at izi it izine karışmış vaziyetteki masumlara arka çıkmışızdır.

Peki, o kadar insan adaletsizlikle mahkûm edilmişken, tesis gayesinde “her türlü ve kimden gelirse gelsin haksızlığa, zulme ve adaletsizliğe karşı olan” bu dernek, bu hususta ne yapmaktadır acaba? Doğrusu, ben askerlerin özlük hakları iade edildikten sonra, derneğin faaliyet göstermediğini zannediyordum. Ama gösteriyormuş. Nasıl gösterdiğinin görünen bir tarafı yok. Galiba, “Nasıl olsa partinin ilk ismi ‘ADALET’ olan bir hükümetin zulmetmeyeceğini” zannettikleri için mi (!) aktif faaliyetten çekildiler bilmiyorum.

Hâlbuki adalet her zaman adalettir. Ve adalet herkese lâzımdır. Dernek bu işe şimdiye kadar hak namına el attı mı, hiç duymadım. “Bana göre adalet, bana adalet, sana gelince karışmam!” şeklinde bir adalet olmaz! 

Haaa, başlıktaki sûale cevap verecek olursak, dernek anlattığımız gibi bir vaziyette. Bu arada, derneğin  başkanlarından biri olan "Adnan Tanrıverdi"  dört sene kadar, Cumhurbaşkanlığı baş danışmanlığını yapmıştır!

Okunma Sayısı: 1423
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    21.12.2021 15:34:50

    Ekmeksiz yaşarım Hürriyetsiz asla. Adalet, Adalet. Adalet mülkün temeli. Bu kıstaslara sahip çıkmak zorundayız.

  • Hilal

    21.12.2021 15:02:19

    Yazdıklarınızın, hepsi e katılıyorum Osman abi. Adalette, renk ayırımı olmaz.

  • Hasan Yüksel

    21.12.2021 13:27:56

    Demek sadece kendilerine müslüman bir anlayıştalarmış. Zaten bu üşkenin temel sorunu da bu değil mi?

  • Hüseyin

    21.12.2021 09:14:25

    Berhüdar olasın Osman kardeş. Yani bu husus benimde dikkatimi çekiyordu. O senin komşun olan arkadaşları bende tanırım Ankaradan. Çok mühim mevzuya temas etmişsin. Evet madem adaleti müdafa edeceksin, ama adaletsizliğe pek bakmıyorsun olmaz bu. Adalet herkese göredir.

  • Ömer Ergün

    21.12.2021 08:25:03

    Muhafazakar camia hem kendi içinde adaleti sağlamada beceriksiz, hemde kendisi dışındaki insanların hürriyetini savunma konusunda isteksiz davranmaktadır. Hürriyet sadece Müslümanlar için değil toplum içinde yaşayan bütün guruplar için ve vatandaşlar için dir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı