"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Camiye git, namaza gelenleri iftara getir!

23 Nisan 2021, Cuma
Eskiden Müslümanlar, iftarlarını bir hurma veya su ile açar, ondan sonra da camiye gidip, akşam namazını cemaatle kılıp, öyle evlerine gelip, iftar yemeklerini yemeye başlarlarmış.

Hastalık vs. dışında, birçok Müslüman da böyle yaparmış. Ta ki, camiler hiç cemaatsiz kalmasın. Tam bir, Sünnet-i Seniyye (asm) hâli. Zamanımızda maalesef, buna riayet eden çook az.

İşte, o zamanların bir gününde, Halife Harun Reşid, Behlûl Dânâ’ya der ki; “Camiye git, akşam namazına gelenleri iftara getir!”

Behlûl, söyleneni yapar ve namazdan sonra, peşinde, dört–beş kişiyle saraya doğru gelir. Bunları camdan seyreden Halife şaşırır. Saraya girdikten sonra, biraz da çıkışarak; “Behlûl, bu ne hâl? Namaza gele gele bu kadar mı insan gelmiş?” deyince, Behlûl cevap verir, “Hayır, cami ağzına kadar doluydu. Ama siz bana, ‘namaza gelenleri getir!’ dediğiniz için, namaz çıkışında kapıda durup, herkese tek tek ‘imam zamm-ı sûrede (Fatiha’dan sonra okunan) ne okudu?’ diye sordum, sadece bu gördüğünüz insanlar bildi. Diğerlerinin aklı, namaz esnasında başka şeylerde olduğundan bilemedi. Siz bana “camiye gelenleri getir!’ deseydiniz, hepsini getirirdim” demiş.

Yani, ihlâs ile yapılan ibadetin hâli başkadır. Zaten namaz kılıyoruz ve bitene kadar da çıkamayacağımıza göre niye aklımızı başka şeylerle meşgul ederiz ki? O vakti, hûşû ile tam bir namaz kılarak geçirsek olmaz mı? 

Bu mübarek Ramazan’da, buna benzer çok nükte, lâtife anlatılır. Ramazan, malûmunuz bir ibadet ayıdır. Aslında, o ibadetler, bizlerin, maddî-mânevî terakkiyatını sağlayan, bize faydası olan şeylerdir. Rabbimiz durduk yerde insanı zora sokup, “taşıyamayacağı yükü yüklemez ki...” Artık, bu tıp ve ilmin iyice mesafe kat ettiği asrımızda, bunların insana faydası olan şeyler olduğu tasdik ediliyor. Aynen bir fabrikanın, belli bir müddetle “bakıma” alınması gibi, Rabbimiz de bizim vücudumuzu, emretmesi sayesinde bakıma aldırıyor.

Sahurda ayrı bir hikmet, nimet, hayır ve bereket. İftarında kezâ öyle. Terâvih ise, başlı başına ve oruca bağlı olmayan, senede bir yapılan namaz ibadeti. Malûmunuz, oruç tutamayanların da terâvih namaz kılmasını, Peygamber (asm) teşvik ediyor. Onun da birçok hikmetleri var.

Bu birçok hikmetleri olan terâvih namazında, bazıları ya işkembe-i kübrasından aldıkları fetvayla ya da zayıf bir emare ile namazı kuşa çevirmeye çalışıyorlar. Allah’a şükür, altmış senedir terâvih namazı kılıyorum, şu yakın zamandaki ilimleri kendilerinden menkul bazı ilâhiyatçıların ortalığı karıştırmasına kadar biz camilerimizde veya bazen evlerimizde hep yirmi rek’ât kıla gelmişizdir. Canbazlık yapıp, takla atıp, sayıyı azaltmaya çalışanlara da hiç itibar etmemişizdir. Dünyanın lüzumsuz birçok şeyine saatlerini harcayan, film, maç, lâklaka ile saatlerini geçirenler, Allah’ın terâvih namazına gelince, yirmi dakika onlara çok geliyor. Hem de “dünya işlerinde kendimizden alttakiler, âhiret işlerinde de, üstümüzdekilere bakıp” öyle hareket etmemiz icap ederken, tersini yaparsak kazanan değil, Allah muhafaza, kaybeden oluruz.

Cenab-ı Hak, bütün ibadetlerimizi; ihlâs, huzur ve huşû ile yapanlardan eylesin. Bu sene de camilerimizde kılamadığımız terâvih namazlarımızdan dolayı yaşadığımız buruk Ramazan sevincimizi tatlı sevinçlere vesile eylesin inşâallah! Sahurunuz, orucunuz, iftarınız ve terâvih namazlarınız kabul olsun. 

Devam eden Ramazan günleriniz de mübarek olsun! Sıhhat ve selâmetle günlerimizin geçmesini, Rabbimiz nasip etsin! Amin...

Okunma Sayısı: 1685
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ahmet aydın

    23.4.2021 19:33:30

    Allah razı olsun abim

  • Hilal

    23.4.2021 17:33:49

    Osman abi, şu aziz mübarek günde, gene içimizi açan, güzel bir yazınızı okuduk. Allah sizden razı olsun. Şu ölümlü dünyada, hepimize, ibadetlerimizi ihlasla yapmayı nasip etsin. Nükte çok güzeldi. Yazıyı, tümüyle arkadaşlarıma atacağım.

  • Omer arcok

    23.4.2021 13:31:53

    Allah razi olsun ahir zamanin ahirinde maddi hava manavi havayida etkilemege devam ediyor Peygamber efendimiz bir hadisi seriflerinde en hayirli zaman benim yasadigim zamandir diyor.Bu acayip zamanda hafiz cok din adamida cok ama tesiri yok

  • mehmet saraç

    23.4.2021 10:52:23

    Osman abi; 1977-1981'te Yükseliş Elektrikte okurken Tandoğan Dersanesinde kaldım.Siz de Makinada okuyordunuz.Bize de gelir giderdiniz.Sizi zevkle okuyorum.Allah razı olsun.Selam ve dua ile kalın İnşeallah.

  • Hüseyin

    23.4.2021 05:25:42

    Osman kardeş, kıssan çok güzel ve ibretlik. Helede teravih namazını anlatman dahada güzel olmuş. Eline sağlık.

  • Mehmet16

    23.4.2021 00:14:32

    Güzel bir yazı Osman abi Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı