"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Başka çare yoktur ve yoktur

10 Temmuz 2019, Çarşamba
Kur’ân, iman, İslâmiyet hizmetlerine talip olan ve bu konuda kendini yetiştirdiğini kabullenen bir kişinin muhakkak ki olmazsa olmazları olmalıdır.

Kendi kendine hizmetlerde yeterliliğini kabul eden bir kişinin kabul edeceği esas kriter; başkalarının kendi yeterliliği hakkında tesbit ettikleri ve inandıkları tecrübe edilmiş davranışlar olmalıdır. Yoksa kendisi çalıyor, kendisi oynuyor olabilir!..

Kişi esas itibariyle Kur’ân, iman, İslâmiyet hizmetlerindeki esas umdelere, düstur ve prensiplere uyan fikir ve görüşlerini hizmetteki yol arkadaşlarına öncelikli olarak kabul ettirmiş olabilmelidir.                                                                   

İmanî fikir ve düşünceler, İslâmî hizmetlerde ancak kişilerin kendilerinin sahip olması ve sahip çıkmasıyla önemlidir. Bu açıdan başkalarının ne dediği ve diyeceği çok fazla önemli değildir. Çünkü kural, kaide, düstur ve prensipleri imanî, Kur’ânî , İslâmî kriterler içerisinde hizmetler belirler, kişiler, şahıslar değil… O zaman şahsî değil de, umumî manadaki imanî hizmetler düstur ve kaideleri, prensip ve kuralları elde edilmeye çalışılmalıdır. 

Başkaları için en iyi olanı değil, kendi anlayış ve düşüncelerin ışığındaki en iyi ve güzel hizmet tarzlarını benimsemek hizmetin bütününü etkileyecek, tesir edecek düstur ve prensip olabilir.

İmanî bir hayatı tercih eden ve geçmişteki hatalarını bilen, kabul eden adam her zaman için geçmişleriyle rahat bir şekilde yüzleşebilmelidirler. Ve bunu yüzleşmeden korkmamalıdırlar. Belki kendilerine bir nasihat ve tecrübe olarak kabul ederek, ileriye doğru atılacak adımlarına basamak ve vesile yapmalıdırlar. Zaten geleceğin her zaman geçmişin bir kopyası olması mümkün değildir. Önemli olan şu an için yapılması lâzım gelen doğru güzellikler ve hizmetlerdir. Geçmişin hataları, günahları şu ânın imanî hizmetlerini etkilememelidir.

İmanlı bir adam, imanî, Kur’ânî, İslâmî hizmetlerde muhakkak bir surette ne istediği, ne yapacağı, ne gibi hedefleri olacağı konusunda kararlı olmak zorundadır. Çünkü bu imanî hizmetler ne kadar kararlılık, ne kadar çok müsbet fayda sağlıyorsa; kararsızlık da bir o kadar çok menfi zarar veriyor ve yaptırıyor.

Eğer benimsiyor, kabul ediyor ve önem veriyorsak hiçbir zaman ve hal ve şartta imanî, Kur’ânî hizmetleri hafife alarak, gaflet ve tembelliğe vurarak ertelememeliyiz, ötelememeliyiz, geciktirmemeliyiz. Yoksa zarar içinde zarar olur… Hem mes’ul oluruz, hem zarar veririz, hem de zarar görürüz.

Gerçekten ve anlayışımızda bir imanî hizmet varsa ona ihlâsla, uhuvvetle, aşkla, şevkle, ümit ve gayretle sahip çıkmak ve çalışmaktan, koşmak ve koşuşturmaktan başka çare yoktur ve yoktur.         

Okunma Sayısı: 696
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı