"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Diyarbakır, “Şeyh Said Bulvarı”

Rüstem GARZANLI
03 Ocak 2024, Çarşamba
Şeyh Said ile alakalı zaman zaman gündem tazeleniyor.

Son günlerde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından bir bulvara “Şeyh Said Bulvarı” ismi verilmesi kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Şeyh Said, Nakşibendi şeyhi, âlim, müderris, kurtuluş savaşına destek vermiş, bölgenin saygın bir kanaat önderiydi.

1917 yılında Mustafa Kemal Diyarbakır’a gelmiş, şimdi Atatürk Köşkü ismi ile bilinen binada ikamet etmiş, Cuma günleri Diyarbakır Ulucamii’ne gelir, dinî ağırlıklı konuşma yapar, yörenin Kürt aşiret reisleriyle, şeyhlerle görüşüyordu. Şeyh Said ile görüşmelerinde “kendisine yetki verilirse Türk ve Kürtlerin birlikteliğiyle yeni bir devletin filizlenmesiyle, bölge insanı için hayırlı hizmetler yapmaya hazır olduğunu ve bu hareketin başına geçmek istediğini” söyler.

Şeyh Said, “Anadolu coğrafyasının tamamı da Hilafet ile Osmanlıya bağlıdır. Hilafet makamı ilga olursa her millet kendi yoluna gider. Hilafetle İslâm ittifakını mutlaka sağlamamız lazım. ”Aksi halde” der, “Hilafet kalkarsa Kürtlerin Türklerle bağı kesilir, ümmet anarşiye duçar olur. Kürtler, Türklerden koparılmayı kabul etmez.” Şeyh Said, konuşmanın devamında “Hilafeti muhafaza ederek düşmanlarımızın esareti altına girmemenin ve birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin şart olduğunu” söyler. Bunun üzerine aralarında hararetli tartışma çıkar, Mustafa Kemal oradan ayrılır.1,

Şeyh Said, 1924 Anayasasına, Halifeliğin kaldırılmasına ve laik düzene karşı çıkmış bölgenin aşiret reislerinden, Said Nursî hazretlerinden de harekete iştirak etme talebinde bulunmuş.

Bediüzzaman, şöyle cevap vermiş : ”Türk milleti asırlardan beri islâmiyet’in bayraktarlığını yapmıştır. Çok veliler yetiştirmiş ve çok şehitler vermiştir. Böyle bir milletin torunlarına kılıç çekilmez. Biz Müslümanız, onlarla kardeşiz, kardeşi kardeşle çarpıştıramayız. Bu şer’an caiz değildir. Kılıç, harici düşmana karşı çekilir. Dâhilde kılıç kullanılmaz. Bu zamanda yegâne kurtuluş çaremiz, Kur’ân ve iman hakikatiyle milleti tenvir ve irşad etmektir. En büyük düşmanımız olan cehli izale etmektir. Teşebbüsünüzden vazgeçiniz. Zira akim kalır. Birkaç cani yüzünden binlerce masum kadın ve erkekler telef olabilir.”2,

Şeyh Said, silahlı mücadele yerindeki, eylem planından vazgeçerek Ankara’ya bir heyetle gitmeye karar verir. Kaderin cilvesi 13 Şubat 1925’te Dicle’nin Amini köyüne bir grup asker gelir, aramakta olan iki kişinin bulunduğunu onların kendilerine teslim edilmesini isterler. Şeyh Said, kargaşa çıkmaması için cemaat dağıldıktan sonra teslim edebileceğini söyler, askerler kabul etmezler. Köylülerin itirazı üzerine çıkan arbede, Ankara’nın da beklediği plan olmuştu ki, “İşte, Şeyh Said hareketi başlattı, ihanet var, Kürdistan kuruluyor,” bu provokasyon üzerine 13 Şubat 1925’te Şeyh Said’in rızası dışında hareket başlamış oldu.3,

Hülasa: Hareket veya isyan tabir edilen hadise Lice nahiyesinde başlamış, kısmen bölgeye de yayılmıştı. Şeyh Said 15 Nisan 1925’te Muş- Varto arasında Abdurrahman Paşa köprüsünde teslim alındı, Diyarbakır’da kurulan İstiklal Mahkemesinde yargılanan Şeyh Said ve arkadaşları 29 Haziran 1925’te 47 kişi idam edildi. 

Dün “hain” deyip asılanların “caddelere, havalimanlara, mâ’bedlere, üniversitelere” isimleri verilip “kahraman” olarak yâd edilirken, neden Diyarbakır Büyük Şehir Belediye encümeni tarafından Şeyh Said isminin bir bulvara verilmesi tartışma konusu oluyor? Artık geçmiş hadiselere takılmayıp, toplumsal barış için gelecek için adım atılmalıdır. Vesselâm

Kaynak:

1- Şeyh Said’in torunu Abdüllilah Fırat’ın Şeyh Said Efendi kitabından alınmış.

2- Şeyh Said esir alındığında üzerinde mektup bulunmuş. D.bakır istiklal mah, Şeyh Said’in dosyasında mevcuttur. Abdulkadır Badıllı, Mehmet Kayalar’dan nakletmiştir.

3— Dicle’ye bağlı Amini nahiye müdürünün oğlu merhum Hacı Niyazi’den nakledilmiş.

Okunma Sayısı: 6441
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdağ

    3.1.2024 15:08:25

    Allah razı olsun Rüstem ağabeyim. Şeyh Said Hadisesinin nasıl ortaya çıktığı ve serencamını dile getiren bu yazınızdan istifade ettim ve yeni bilgiler öğrendim. Yakın tarihin en kısa zamanda objektif bir şekilde ele alınması elzemdir.

  • Ali Yahya

    3.1.2024 13:36:34

    Bediüzzaman ile şeyh said arasında geçen konuşma da bahsi geçen ben "bu orduya kılı çekmem dediği 1913 yılındaki Bitlis hadisesinde şehzaded'in ve Halife Selime söylenmiş" Devamında bunlar beni dinlemediler neticesiz Bitlis hadisesi vuku'ya geldi diye söylenmiş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı