"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tenkit, bir zehr-i katildir

Rüstem GARZANLI
24 Kasım 2019, Pazar 00:05
İşte bu rehberlerden biri de ömrünü Nur hizmetine adamış, bu uğurda gerçek bir istikamet örneği sergileyen ve Üstadı tarafından “Ben Zübeyir’imi kâinata değişmem” iltifatına mazhar olan Zübeyir Gündüzalp’tir.

Bir dâvâyı gaye edinen, özellikle gayesini tahakkuk ettirebilmesi ve istikamette kalabilmesi için evvelâ hedeflerinden ayrılmaması gerekir.

Bir kişi dâhî de olsa, tek başına gücü nispetinde iş yapabilir. Büyük işler ve hizmetler peşinde olanlar ise aynı gaye ve faaliyet içindeki dâvâ arkadaşlarıyla müşterek hareket etme ihtiyacı anlar ve bu anlayışa uygun hareket ederler.

Hizmetinde doğru karar vermede ve aynı dâvâya mensup arkadaşlarına yardımcı olmada rehber olurlar.

İşte bu rehberlerden biri de ömrünü Nur hizmetine adamış, bu uğurda gerçek bir istikamet örneği sergileyen ve Üstadı tarafından “Ben Zübeyir’imi kâinata değişmem” iltifatına mazhar olan Zübeyir Gündüzalp’tir. Hayatıyla Risale-i Nur’u yaşayan, ideal bir Nur Talebesi ve yüksek ruhlu bir dâvâ adamı olmuştur.

Zübeyir Gündüzalp’ın veciz sözlerinden birisi de: “Tenkit bir zehr-i katildir” (öldürücü zehirdir) sözüdür. Günümüzde de çok kullanılan tenkit, adeta hastalık hâline getirilmiş. 

Bir kişi, işlediği hatasına karşı münasip bir lisan ile tenkit edilebilir. Ancak gelişi güzel, hırs ve nefretle yapılan tenkitler yıkıcı olur. 

Talebelerine menfi tenkitlere müsaade etmeyen Bediüzzaman Said Nûrsî Hazretleri, tenkidi şöyle tasnif etmiştir: “Tenkit ikidir: Birisi şefkatten gelen tenkit, diğeri ise nefretten gelen tenkit.”

Zübeyir Gündüzalp ise, tenkit hakkında şu ifadelerde bulunur: “İslâm muâşeret, edep ve terbiyesine riayet etmeden, nefse ve tehevvüre kapılarak, arkadaşlarını tenkit ve kusurlarını sayıp dökmek, hariçtekilere dahi yapılmayacak bed muameleyi, dâhili hizmet mensuplarına yapmak demektir. Bu kötü hissiyat zararlı neticeler doğurunca, “Ben sebep oldum, özür dilerim.” olgunluğunu göstermeyerek, zararlı neticeyi acîb bir hâlet-i ruhiye ile karşısındaki arkadaşına yüklemektedir.”

Bediüzzaman Hazretleri, dost ve düşmana karşı şu düsturu ön görmüş: “İki cihanın rahat ve selâmetini iki harf tefsir eder, kazandırır: 

Dostlarına karşı mürüvvetkârâne muaşeret ve düşmanlarına sulhkârâne muamele etmektir.” 1

Dipnot:

1- Münâzarât. 

Okunma Sayısı: 1983
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    24.11.2019 09:37:11

    Şahsi kusurların telafisi konusunda hassas davranmak gerekiyor. Kusur nazikçe,kırmadan,incitmeden hatırla tırmalıdır.Mümkün mertebe bu işi bi len birisi bir tabip hassasiyetiyle yap malıdır. Meslek ve meşrep konusunda yapılan hatalar,kusurlar ise farklı bir tarzda giderilmeye çalışılmalıdır. Evve la kusur hatırlatılır, yanlış gösterilir, doğrusu delilleriye anlatılır ve böylece hatayı yapan ,hatadan vazgeçirilir.Ha ta yapan hatada ısrar edere ,buna musamaha gösterilemez.Üstadımız göstermemiştir.Risale'de misalleri var. Zübeyir abenin,Hüsrev abe ve Said Özdemir abeyle ilgili,meslek ve meş rep konusunda yaptığı çetin mücade leği hepimiz biliyoruz. Çünkü bu me sele hukukullah,hukuki ibad ve Risale-i Nur hukuku ile alakalıdır.Kim bu konuda esnek ve müsamahalı bir tarzda davranamaz.Bu Cadde-Kübra'yı Kur'aniye dışına çıkıp yeni çığır açanların içtima-i keşmekeşlik lere nasıl sebep olduklarını hepimiz gördük.Bunlardan ders ve ibret alınmalı. Yoksa tarih hep tekerrür eder....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı