"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mü’min, Mü’mini sevmeli

Said YÜKSEKDAĞ
12 Mayıs 2019, Pazar
Maatteessüf kutuplaşmanın had safhada olduğu, kardeşin kardeşe küstürüldüğü, insanların birbirine şüpheyle baktığı, fitne ve fesadın hüküm sürdüğü dehşetli bir devirde yaşıyoruz.

Zira, âhirzaman durmuyor, çalkalanıyor! Meselâ, kendisini mü’min bildiğimiz bazı insanlar, aşırı tarafgirlik, kör hissiyat ve cehalet yüzünden kendi siyasî fikrine muhalif ve zıt olan Mü’min bir kardeşini rahatlıkla dışlayabiliyor, iftira atabiliyor ve kötü ithamlarda bulunabiliyor. Hatta bazen oluyor ki tekfir derecesinde hakaret edebiliyor.

Bu gibi insanlar, mü’min kardeşinde -kendince gördüğü- bir tek câni sıfat yüzünden diğer masum sıfatları göremiyor. O câni sıfatı yüzünden diğer mâsum sıfatları mânen öldürerek, büyük bir zulüm işlediğinin farkında olamıyor. Kendisi zulmettiği için tarafgirlik yüzünden yapılan zulümlere dahi sessiz kalabiliyor, hatta hoş görebiliyor.

Bu dehşetli hâl, ne yazık ki bizleri oldukça derinden yaralamaktadır. Peki, mü’min olan bir insanın, diğer bir mü’mine zulmedip bu derece alçalmasının sebebi nedir? Bu konu hakkında Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Uhuvvet Risalesi’nin hemen başında, Mü’minlerde nifak, şikak, kin ve adâvete sebebiyet veren unsurların tarafgirlik, inad ve hased olduğunu 1 ifade etmektedir. Demek insan, nefis ve şeytanın da telkinatıyla tarafgirlik, inad ve hased gibi hislere mağlûp düşmekte ve dehşetli bir hâl almaktadır.

Bediüzzaman Hazretleri, bu dehşetli hâle bürünenlere seslenerek, “Ey Mü’mine kin ve adâvet besleyen insafsız adam!... Sen, bir hâne-i Rabbaniye ve bir sefine-i İlâhîye olan bir mü’minin vücudunda îman ve İslâmiyet ve komşuluk gibi dokuz değil, belki yirmi sıfat-ı mâsume varken; sana muzır olan ve hoşuna gitmeyen bir câni sıfatı yüzünden ona kin ve adâvet bağlamakla, o hâne-i mâneviye-i vücudun mânen gark ve ihrakına, tahrip ve batmasına teşebbüs veya arzu etmen, şeni ve gaddar bir zulümdür.” 2 hakikatini gözler önüne sermekte, Mü’minin Mü’mine kin ve düşmanlığın nasıl bir zulüm olduğunu bizlere beyan etmektedir.

Kin ve adâvet gibi duygular insanoğlundan tamamıyla kaldırılamayacağından, bu duyguların yönleri ancak bir mecradan başka bir mecraya çevrilerek faydalı bir hâle getirilebilir. Bu noktada, Bediüzzaman Hazretleri, “Adâvet etmek istersen, kalbindeki adâvete adâvet et; onun ref’ine çalış. Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmarene ve hevâ-i nefsine adâvet et, ıslâhına çalış. O muzır nefsin hatırı için, Mü’minlere adâvet etme. Eğer düşmanlık etmek istersen; kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adâvet et. Evet, nasıl ki muhabbet sıfatı, muhabbete lâyıktır; öyle de adâvet hasleti, her şeyden evvel kendisi adâvete lâyıktır.” 3 düsturunu beyan ederek mü’minin kin ve adâvet hissini mü’min kardeşlerine karşı zulmetmek için değil, kötü hasletlere karşı kullanılması için tavsiyelerde bulunmaktadır.

Bediüzzaman Hazretleri bu Kur’ânî ölçüleri ve hakikatleri Risâle-i Nur yoluyla bizlere takdim etmiştir. 

Buna rağmen bu hakikatleri bilip de uygulamayan mü’minlerin yaptığı bu yanlışlıklar, zulümler ve tecavüzler İslâmiyet adına işlenen cinayetlerdir. Bilmeyenlere de bildirmek, tebliğ etmek bilenlerin omzunda bir mes’uliyettir.

Elhâsıl: Mü’minler, cüz’î hatalar yüzünden mü’min kardeşine adâvet etmemeli, bir câni sıfatı yüzünden onca mâsum sıfatları mânen öldürerek zulmetmemeli ve zulme taraftar olmamalıdır. “Mü’minler ancak kardeştirler!” İlâhî fermanını hiçbir zaman hatırından çıkarmadan, mü’min kardeşlerini sevmeli ve bu konuda çok dikkat etmelidir. Vesselâm!

Dipnotlar:

1- Said Nursî, Mektûbat, Yeni Asya 2017, s. 309.

2- Age. 310.

3- Said Nursî, Mektûbat, Yeni Asya 2017, s. 312.

Okunma Sayısı: 1040
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı