"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mazlumiyet makamı

SALİH SÜTÇÜOĞLU
25 Ekim 2021, Pazartesi
Dünyaya Cenab-ı Hakk’ı tanıyıp, O’na kulluk etmek için gönderilen insanlar, misafir edildikleri bu geçici dünya hayatından manevî olarak bir derece alarak ebedî âleme göçüp gidiyorlar.

Manevî makam olarak en yüksek makam; RIZA-İ İLÂHÎ makamıdır. Ne mutlu Rabbimizin rızasına nail olarak O’nun huzuruna varabilenlere. 

Manevî makamları ilk Sufi müelleflerden olan Ebu Nasr es-serac şöyle sıralamış ve “Tövbe, takva, zühd, fakr, sabır, tevekkül ve rıza olmak üzere yedi makamdır” demiştir. 

Tabi şehitlik, velilik gibi pek çok manevî makam da sayılabilir. 

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bu manevî makamlara Kastamonu Lâhikası’nda talebelerine yazdığı bir mektupta MAZLUMİYET makamını da ilâve ediyor:

 “Şiddeti şefkat ve rikkatten, bu kışın şiddetli soğuğuyla beraber manevî ve şiddetli bir soğuk ve musîbet-i beşeriyeden biçarelere gelen felâketler, helâketler, sefaletler, açlıklar şiddetle rikkatime dokundu.” diye başlıyan bu mektubun devamında; “... O musîbet-i semaviyeden ve beşerin zalim kısmının cinayetinin neticesi olarak gelen felâketten vefat eden ve perişan olanlar eğer 15 yaşına kadar olanlar ise, ne dinde olursa olsun Şehid hükmündedir. Müslümanlar gibi büyük mükâfat-ı maneviyeleri o musîbeti hiçe indirir. On beşinden yukarı olanlar ise masum ve MAZLUM ise mükâfatı büyüktür, belki onu Cehennemden kurtarır” demektedir. 

Mektubun sonunda da “Eğer o felâketi çekenler mazlumların imdadına koşanlar ve istirahat-i beşeriye için ve esasat-ı diniyeyi ve mukaddesat-ı semaviyeyi ve hukuk-u insaniyeyi muhafaza için mücadele edenler ise, elbette o fedakârlığın manevî ve uhrevî neticesi o kadar büyüktür ki, o musîbeti onlar hakkında medar-ı şeref yapar, sevdirir” diyerek mazlumlara yardım edenlere de bir müjde kapısının olduğunu haber vermektedir.

Burada çok enteresan bir değerlendirmeyi de Yeni Asya Neşriyat arasında yeni çıkan ‘MUSÎBETLERİN DİLİ’ kitabında geçen Peygamberimizin (asm) bir hadisinde görüyoruz: 

 “Allah kul için önceden bir manevî makam takdir etmiştir. Kul eğer ameliyle o makama ulaşamıyorsa, Allah ona bedeni, çoluk çocuğu ve malıyla ilgili bir musîbet verir. Sonra da daha önce takdir ettiği makama ulaşması için onu buna karşı sabırlı kılar.” (Camiü’s-Sağir 1:377) 

Demek ki kul başına gelen hadiseyi sabır ve tevekkülle karşılayarak en büyük makam olan rıza makamına ulaşabilir. 

Allah bizleri razı olduğu kullarından eylesin.

Okunma Sayısı: 964
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı