"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İslâm birliğini kurmanın tam zamanı

Sami CEBECİ
24 Aralık 2023, Pazar
15 Aralık 2023 tarihinde meşveret heyetinin daveti üzerine İzmit iline gittik.

Bu ilimiz, meşveret heyeti ve hizmet komisyonlarıyla her tarafa örnek olacak faaliyetleri birlikte gerçekleştiriyorlar. Erkeklere ve hanımlara dönük hizmetlerin yanı sıra, cemaatin geleceğini temsil edecek olan gençler ve çocuklar için yapılan hizmet projeleri ve uygulamalarıyla hakikaten göz dolduruyorlar. Onları yürekten tebrik ediyoruz.

Cuma akşamı ulaştığımız İzmit’te, çok amaçlı olarak yapılan hizmet merkezinin çok geniş olan salonu kalabalık bir cemaatle doluydu. Sonradan öğrendiğimize göre, alt kattaki başka bir salondan hem hanım kardeşlerimiz hem de genç kardeşlerimiz okunan dersi görüntülü olarak dinliyorlarmış. İki yüzden fazla olan bu katılımcılarla, Bediüzzaman Hazretlerinin hem cemaat içi, hem cemaatler arası hem de İslâm devletleri arası olması gereken ittihadı, birlik ve beraberlik hakikatini müzakere ettik. Cumartesi akşamı gittiğimiz Gölcük ilçesinde ise, eskimeyen Nur Talebeleriyle tevhid eksenli dersler okuduk, elhamdülillah.

Bediüzzaman’ın, hayatında çok önem verdiği hedefleri vardı. Bunların en başında, iman hakikatlerinin ispat ve izahı olan Risale-i Nur tefsirlerinin telifi vardı ve bunu Allah’ın izniyle başarmıştı. Sonra Barla, Kastamonu ve Emirdağ Lâhikaları gibi eserleri yazmak vardı ve onları da telif etmişti. Mucizeli Kur’an’ın yazılması vardı ve onu da hayatında gerçekleştirmişti. Medresetü’z Zehra adını verdiği ve din ilimleri ile fen ilimlerinin birlikte okutulacağı bir İslâm üniversitesi projesi vardı. Bu hedefini hem Sultan Abdülhamid’e, hem Sultan 5. Mehmet Reşad’a, hem Cumhuriyet döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekillerine gerekçeleriyle birlikte izah etmiş, kabul edilerek tahsisat ayrılmasına rağmen, başka sebepler araya girmiş ve maalesef bu hedef gerçekleşmemişti. Ancak, bütün Anadolu il ve ilçelerinde kurulan Nur medreseleri kısmen bu açığı kapattı. Bununla birlikte bu hedef, er ya da geç bir gün gerçekleşecektir. Çünkü bu ülkenin böyle bir İslâm Üniversitesine şiddetle ihtiyacı vardır. Kime nasip olacağını ise zaman gösterecektir.

Bediüzzaman Hazretlerinin hayatı boyunca hiç vazgeçmediği bir başka hedefi de İttihad-ı İslâm hakikatidir. Şu anda var olan ve elli yedi İslâm ülkesinin dâhil olduğu İslâm İş Birliği Teşkilatı, İslâm Birleşik Devletlerinin kurulması için hazır bir zemin oluşturuyor.

24 Şubat 1955 yılında, Türkiye ve Irak ile yapılan Bağdat Paktı anlaşması gerçekleştiğinde, Bediüzzzaman Hazretlerinin çocuklar gibi sevindiğini en yakın hizmetkârları olan ağabeylerden dinlemiştik. Bu anlaşmanın, İttihad-ı İslâm’ın ön adımı olduğunu, hem İslâm dünyasının barışına hem de dünyanın genel selâmetine büyük hizmet edeceğini eserlerinde dile getirmiştir. 1911 yılında Şam’da verdiği hutbede “Azametli bahtsız bir kıt’anın, şanlı talihsiz bir devletin, değerli sahipsiz bir kavmin reçetesi İttihad-ı İslâm’dır.” ve “Bu zamanda en büyük farz vazife İttihad-ı İslâmdır.” hem de “İttihad-ı İslâmın tam zamanı geldi ve gelecek gibidir.” Dediği tarihin üzerinden 112 sene geçti. 1951 yılında tercüme ettiği Hutbe-i Şâmiye’nin üzerinden de 62 yıl geçti. Eğer, şimdiye kadar İslâm Birliği kurulabilseydi ne Filistin ve ne de Gazze’de yaşanan katliam ve soykırımlara kimse cesaret edemez ve Batılı devletler de bu soykırımı yapan İsrail denilen zalim devlete yardım edemezlerdi.

Bu asır cemaat ve birlikler asrıdır. Avrupa Birliği, Afrika Birliği, Asya-Pasifik İş Birliği, Şangay İşbirliği Örgütü gibi nice birlikler kurulmuştur. Türkiye bu birliklerin bir kısmına üye olmuştur. İslâm Birliğinin içinde olmak ve hatta buna öncülük etmek, başka birliklerin içinde olmasına mâni değildir. Bediüzzaman Hazretlerinin çok önem verdiği bu İttihad-ı İslâm hakikati, bir an önce gerçekleşmeyi bekliyor ve dua ediyoruz. Gazze’de yaşanan soykırım bunun bir anahtarı olabilir. Kime nasip olur bilemeyiz fakat bizim arzumuz, Bediüzzaman’ın hedefi ve duası olan bu hakikatin bir an önce gerçekleşmesidir. Allah, bütün İslâm dünyasının yardımcısı olsun, âmin.

Okunma Sayısı: 2192
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman Yıldırım

    25.12.2023 00:32:14

    Adaletin hukmediği yerde içtihadı olurmu. Bugün hiç bir İslam ülkesinde adalet hükmetmeye ve İslam ülkelerinde demokrasi denilen mesveretle hükmetmeye fersah fersah uzaklar. İslam düşmanlarının ortaya koydukları BOP işliyor ve mü'minlwrin lideri denilen şahıs bu şer projenin eşbaşkanı bu çelişkiler yumağı varken içtihadı ı İslam nasıl gerçekleşen. Ayrıca İslam ve insanlık düşmanı İsrail Filistin'e Müslüman kanı dökerken başta bizi ülkemiz olmak üzere bütün İslam ülkeleri israille ilişkilerini devam ettirmektedir. İçtihadı ı İslam nasıl sağlanacak.

  • Doğukan Pamir

    24.12.2023 22:14:10

    Malesef İslam ülkelerinin başındaki tüm idareciler halkıyla barışık değil, istibdat, israf, kibir, tükürdüğünü yalama, kendilerini islamın tek sahibi görme adam kayırma, kul hakkını gözetmeme, yapılan İslami hizmetlerin tümünü haneleerine yazma gibi hastalıklarla maluldürler,

  • Abdullah Tunç

    24.12.2023 22:05:00

    İttihad imtizac-ı efkârla olur.Oda marifetin şua-i elekteiği ile olur.Bırakın dindar grupları, bugün nur cemaatleri bir çok parça ya bölünmüş.Bu bölünen ler aralarında ittihad etme mişken, tarikatlar nur tale beleri ittihad etmemişken İttihad-ı İslamdan bahset mek ne derece inandırıcı dır.Ayrıca diğer islami gruplarlada ittihad etme mişiz.İttihadın formulunu Üstad'ımız vermiştir.İmti zac-ı efkâr.Firkir ve düşün ce birliği.Ayrıca marifetin şua-i elektriği.Akıl, kalp ve ruhun nuraniyeti.Bunlar milletlerde ekseriyet itiba rıyla sağlandığında İttihad'ı İslam Allah'ın ina yetiyle gerçekleşir.Sulhu umumi olur, yer yüzü ada letle dolar.Beşer gerçek huzura kavuşur.

  • Recep ziftci

    24.12.2023 18:24:07

    Sami abi Hoş geldin Allah razı olsun Çok güzel bir yazı

  • Abdurrahman AYDIN

    24.12.2023 17:13:22

    Sadabat Paktına [1937] veya onun bir devamı olan Bağdat Paktına [CENTO/1955-1979] gelince ise onlar, işte saydığımız bu şartlar ileride tekemmül edince gerçekleşecek olan çok yönlü bir “ittihad-ı İslamın bir nevi çekirdeği” veya ona “kat’î bir mukaddeme” sayıldığından çok değerlidir. Ancak “tabiat-ı istidad-ı âlem [ideal bir ittihadın] şimdi tamamen tecellisine tahammül edemez; tedric lazımdır” gibi manalar kavram haritası olarak akla gelmektedir.

  • Abdurrahman AYDIN

    24.12.2023 17:11:10

    Yani siyasî anlamda bir ittihad-ı İslam, demokrasisi güçlenmiş ve bu güçlenme sayesinde dış etkilere karşı daha dirençli ve daha bağımsız karar verebilir hale gelmiş müslüman ülkelerin güç yetirebileceği bir birlikteliktir. Yoksa ittihad-ı İslamın politikaya alet edilmesi ve siyasî malzeme olarak kullanılması ile veya “Gelin, bana tabi olun da ittihad edelim” şekli ile hiçbir ittihadın sağlanamayacağı bellidir. Nitekim aynı ülke içindeki aynı milliyete mensup sünnî müslümanlar arasındaki ittihadı bile parçalayan “siyasal İslamcı” algı ve anlayışın, diğer müslüman ülkeler ve milletler arasında bunu başaracağını sanmak içi hep boş kalmış bir beklentidir. Ataların deyimiyle “Fare delikten geçememiş, kuyruğuna kabak bağlamış” meselidir.

  • Abdurrahman AYDIN

    24.12.2023 17:09:59

    2) Her ne kadar Üstad’ın ittihad-ı İslama yönelik siyasî adımların atılmasını çok takdir ve tebrik ettiği görülmekte ise de demokrasi, kurum ve kurallarıyla iyice yerleşmeden ve milletlerin iradesi kendi devletlerine yön verecek güce erişmeden, nihayet Üstad’ın yukarıda saydığı ve Risale-i Nur eserleriyle sağlamaya çalıştığı ön şartlar gerçekleşmeden, haricî dinamiklerin etkisiyle veya liderlerin şahsî gayretleriyle başarılan bu tür paktların kalıcı olmadığını tarih, Bağdat Paktına imza atan tüm liderlerin birer birer uğratıldığı acı akıbetle göstermiştir.

  • Abdurrahman AYDIN

    24.12.2023 17:09:25

    1) Üstad Bediüzzaman bir hatırada: “İleride bütün müslümanlar bir usul ve anlaşma ile İslam birliğini oluşturacaklar” derken de bunun ne Sadabat ne de Bağdat Paktı ile şimdi değil, aslında ileride ve “Cemâhir-i Müttefika-i Amerika gibi” olacağını söylemiş, yaklaşık tarihi olarak da 2038’lere işaret etmiştir. Hz. Mehdî (as)’ın cihanşümul üçüncü vazifesini, ancak bu ittihadın sağlanmasından sonra ve ondan alacağı kuvvetle yerine getireceğini bildirmiştir.

  • Neslinur

    24.12.2023 09:13:06

    👏🤲🌹

  • S.topuz

    24.12.2023 08:03:03

    ..."O zâtın üçüncü vazifesi; Hilafet-i İslâmiyeyi İttihad-ı İslâma bina ederek, İsevî ruhanîleriyle ittifak edip din-i İslâma hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakârlarla tatbik edilebilir. Birinci vazife, o iki vazifeden üç-dört derece daha ziyade kıymetdardır; fakat o ikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geniş bir dairede ve şaşaalı bir tarzda olduğundan umumun ve avamın nazarında daha ehemmiyetli görünüyorlar. İşte o has Nurcular ve bir kısmı evliya olan o kardeşlerimizin tabire ve tevile muhtaç fikirlerini ortaya atmak, ehl-i dünyayı ve ehl-i siyaseti telaşa verir ve vermiş.. hücumlarına vesile olur. Çünki, birinci vazifenin hakikatını ve kıymetini göremiyorlar, öteki cihetlere hamlederler."... Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Sikke-i Tasdik-i Gaybi - 9

  • Doğukan Pamir

    24.12.2023 04:19:59

    İslam birliğine giden yolu malesef BOP eş başkanlığı inkıtaa uğrattı.. Arap baharıyla, bu yolun çok zahmetlerle döşenmiş olan taşlarını birileri bilerek veya alet olarak tek tek söktü... İttihad-ı İslama giden yol dikenler le döşendi... O yüzden zaten İslam ülkeleri arasında olmayan güve yoktur...tesis edilemiyor....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı