"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Başlıca inkar sebepleri - 1

Şemseddin ÇAKIR
17 Haziran 2022, Cuma
Bu yazıda nasip olursa günümüzde ateizmin ve deizmin, moda haline getirilmesine karşı, inkâra sebep olan belli başlı meseleleri mevzu edeceğiz.

Bizim ehl-i imanın maalesef çoğu, bilhassa siyasal İslamcılar, kendilerini hâlâ Fatih veya İmam-ı Rabbanî dönemlerinde zannederek insanlardan teslimiyet bekliyorlar.

Bu tam anlamıyla, realitelere rağmen arzularına fikir sureti giydirip; tasvir-i müddeayı parlak gösterip, delili zayıf bırakarak ateistlere, deistlere ve ehl-i nifaka fırsat vermektir. Halbuki durum bilakistir ve bu tezadı Bediüzzaman önce bir durum tespitiyle şu anlama gelecek ikazlar yapar: Eskiden iman emniyette olduğu için teslimiyet kuvvetli idi. Alimlerin sözleri delilsiz de olsa kabul görürdü. Fakat, şimdi fenden ve felsefeden gelen itirazlar, elini imana, erkana, esasa uzatmış olduğundan her derde layık devayı verebilmek için bu asrın anlayışına uygun metotlarla imani meseleleri izah etmek gerekir.

Bilhassa Türkiye’deki eğitim sistemi; pozitivist ve materyalist bir temele oturtulduğu için bu gençler; bu sistemin mahsulüdürler.

Meseleye bu nokta-i nazardan bakarak; gençliğimizin şüphelerini izah etmeye mecburuz.

Bediüzzaman, Allah’ı (cc) inkâr edebilmek için; kainatı inkâr edebilmek icap ettiğini hatırlatır.

Çünkü kâinatı inkârın, Allah (cc)’yu inkârdan daha kolay olduğunu; filozofların akla en yakın olanlarının ifade ettikleri ve septiklerin de, kâinatı inkâr etmeden Allah’ı inkâr edemedikleri için kâinatı da ve hatta kendilerini de inkâr ederek dolaylı inkâra gittikleri de aşikâre bir gerçektir.

Neden buna rağmen birtakım insanlar en zoru ve hatta ve imkânsızı seçerler diye çoğu zaman düşünüp ve bunun dahi bir ahmaklık alâmeti olduğunu ilan ederek, bunun sebeplerini tespit ettiğim kadar sizinle paylaşmak isterim.

1- Bu ateistlerin ve deistlerin kafaları dardır. Neden dar olduğunu Bediüzzaman, “Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir, göz ise maneviyatta kördür” diye hülasa eder.

Bir de ayrıca “Dar düşünceler”de olanlardan bahseder. Yani  bazı insanın düşünme melekeleri de sınırlıdır. Ve mütenahî nâmütenahîyi ihata edemez. 

Mesel: Bazı insanlar neden ‘cahil’ telakki edilir? Her halde bu iddia; bunların yaşadıkları hayatın sınırlı olmasındandır. İşte bir materyalist ve ateist de maddeye saplanıp onda boğulmakla onun bir versiyonu olur.

Halbuki insan için olmazsa olmaz olan; nimeti görünce Mün’im’i, sanatı görünce Sâni’i, eseri görünce Müessir-i Hakikî’yi anlamasıdır. Yoksa öyle bir insanı, insanlık defterinden silmek gerekir. Onun için: “Bir kitabullah-ı azamdır seraser kainat; hangi harfini yoklasan manası hep Allah çıkar” denilmiştir.

Bediüzzaman, “Allah’ı bilmek, bütün kâinata ihata eden rubûbiyetine ve zerreden yıldızlara kadar cüz’î ve küllî her şey onun kabza-i tasarrufunda ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat’î iman etmek ve mülkünde hiçbir şeriki olmadığına ve “Lâ ilâhe illâllah” kelime-i kudsiyesine, hakikatlerine iman etmek, kalben tasdik etmekle olur.

(Emirdağ Lâhikası-1)

Okunma Sayısı: 1697
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı