"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AKP’yi anlayamamak-3 - 12 Eylül projesini inkâr mı?

Şükrü BULUT
08 Aralık 2025, Pazartesi
Faili bilmeden fiili konuşmak veya katili sormadan maktulün başında ağlamak. İşte Türkiye’mizin durumu...

Siyasetçilerimiz, idarecilerimiz veya araştırmacılarımız AKP’yi tahlilde yukarıdaki usulü takip ediyorlar… Olan-bitenden, sokaktaki vatandaşın üslubuyla dertlenmek, idareciye hiç yakışır mı?

12 Eylül partileri ANAP ile AKP’nin ilk zamanlarında icraatçıların, günahlarını; derin devlete, cumhurbaşkanlarına, yargı kurumlarına veya askere yüklediklerini hafıza unutsa, arşivler unutmaz. İcraatlarında malî sıkıntıya girmemiş bu partilerin, Küreselcilerin finans şubelerinden icraatlarına ve rüşvetlerine para taşıdıklarını, yaşayanlar bilirler. Burada bir hatırlatmada bulunalım: İhtilâl sürecinin maliye bakanlarının icraatları, dâhil oldukları projenin icapları gereğince, müstakil araştırmaları gerektirecek kadar önemlidirler.

Türkiye uygulamalarının; Keynesçileri devredışı bırakmış liberallere/serbestpazarcılara laboratuvar olduğunu, ilgililer bilirler. Güney Amerika’da, Asya’da ve Avrupa’da göremeyecekleri kolaylıklarla, halkımızın üzerinde her türlü deneyi yaptılar. Avantajları; figüranlarının muhafazakâr ve dindar(!) olmasıydı. Sistemin yıllarca hırpaladığı kesimlere verilen vaatler veya rüşvetlerle, günümüze kadar işin zevahiri kurtarıldı. İktisatçılarımız, 45 sene zarfında halkımızın servetinden kaçırılanları ve alım gücümüzün üçüncü dünya ülkelerinin seviyesine düşmüş oluşunun hikmetlerini usullerince yazabilselerdi; millet nazarında kahraman olurlardı. İhtilâli müteakiben hükümetlerin kullandıkları para, elbette Küreselcilerin ülkemizden çaldıklarının zekâtı mesabesindeydi. Milletin fabrikalarını, büyük işletmelerini, madenlerini, paralı tezgâhlarını, akarsularını ve münbit arazilerini özelleştirme perdesinde Küreselcilere aktaran proje sorumlularının birer pazarlamacı olduklarını da, işletme fakültelerindeki hocalarımız halka anlatabilirler.

Küresel Sosyal Marksistlerin (Neoliberalistlerin) proje gereği bu iki partiyi geleneksel Kemalizm’in saldırılarından ve engellemelerinden koruduğunu da bir kenara yazalım. TSK’daki yeni dizayn, başörtüsüne vize, dindar efkâr-ı ammeye verilen küçük rüşvetler (Ayasofya, Çamlıca Camii ve Taksim Camii gibi) ve hükümetlerin her karede kullandığı mukaddesatın arkasındaki; vatan, millet ve İslâmiyet aleyhindeki son gelişmelerle, AKP ve ANAP sempatizanları, hükümeti temize çıkaracak bahane sıkıntısı çekiyorlar. Yukarıda belirttiğimiz üzere AKP, beşibirliğini çoktan iktidarının gerdanına astı. Cumhurbaşkanlığının, Bakanlar Kurulu’nun, Meclis’in Yargı’nın ve TSK’nın emrinde olduğu bir hükümetimiz; milletin çalınan servetinden ve Türkiye üzerinden İslâm birliğine yapılan ihanetlerden kimsecikleri sorumlu tutamıyor… Belki de deniz bitmiştir…

Bazı okuyucularımız, 12 Eylül takıntımızdan muztaripler. Doğru, kurtulamıyoruz. Çünkü yarım asır önce projeyi tatbik sahasına koyanlar, işlerinin başında olduklarını yüzümüze haykırıyorlar. “Elli sene”ye, “uzak geçmiş” mi diyeceğiz? Millet olarak, Kemalizm ilkelerinden dolayı yeni anayasamızı yapamadan ilk dört maddede takılıyoruz. Yüz sene öncesinden bizi bağladıkları zincirlerden kurtulmak istemiyor muyuz? Ayrıca diyoruz ki, Küresel Marksistlerle Kemalistler işbirliği içinde 12 Eylül projesini hazırladılar. Kıvrıkoğlu bu projenin bin senelik olduğunu söylemişti. Çevik Bir, o demokrasinin(!) ayarı bozulursa balanslarının olduğunu söylemişti. Doğu Perinçek’in bir ayağı Kandil’deydi, diğeri Ankara’da… Mesele dönüp-dolaşıp projeye geliyorsa, buna komplo teorisi mi diyeceğiz? Evet, işin içine mukaddesatı soktular… Kemalistlerin Türkçülüğü soktukları gibi… 

AKP’nin mahiyetinin anlaşılmasını istemeyenlerin evvelde Küreselcilerle, ahirde Kemalistlerle işbirliği halindeki masonlar olduğunu söyleyemeye devam edeceğiz. Dinsizliğin her iki cereyanıyla ittifak halindeki bu partinin teşhiri, onun işbirliği halinde olduğu projelerine zarar getirmez mi? BOP, İsrail’in emniyeti…  Orta Asya’dan Avrupa’ya, Rusya’sız bir enerji koridoru… İslâm ülkelerinin mabeynindeki husumetler, Müslüman-Hıristiyan ittifakının takozu olarak kullanılan Marksist Kürtler, Pakistan-Hindistan anlaşmazlığı ve nihayet Balkan Paktı… Mevcut hükümetimiz, haricî siyasette sözkonusu cereyanlarla çalışıyor… Türkiye’nin istenilen AB ve İslâm birliği siyasetlerini engelleyen 12 Eylül hükümetlerinin (AKP, ANAP) mahiyetini gizleyenler yalnızca Neoliberaller, ırkçılar, Siyasal İslâmcılar değildir; menfaat ve korku belâsıyla haricî cereyanlarla çalışan bazı aydınlarımızı  unutmayalım. 

Devam edelim…

 

Okunma Sayısı: 1816
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ayşe Hacer

    8.12.2025 20:44:33

    Sonra ben üstadımızın Risale-i Nurların herhangi bir yerinde islamcıların iktidara kesinlikle gelmemesi gerektiğini söylediğini görmüyorum. Şartlar oluşursa olabilir diyor hatta. Chpnin iktidarına karşı olduğunu ve asla iktidara gelmemesini istediğini ise söylemeye bile gerek yok. Sırf islamcılar ayasofyayı açtı diye küçümsemek, rüşvet tabirini kullanmak bu gazeteye de size de yakıştıramadım. Umarım bu yorumumu dikkate alır ve düzeltirsiniz.

  • Ayşe Hacer

    8.12.2025 20:40:44

    Ayasofya için "rüşvet" demeniz öncelikle üstadımızın sözlerine bir saygısızlıktır. O zaman yıllardır Ayasofya'nın açılması önemli diye bizi kandırmış anlamı çıkar. Öyle değil mi?

  • Hüseyin T

    8.12.2025 19:53:38

    Bugünkü siyasetin lisanıyla mukaddesatın lisanı arasında derin bir tezat var sanki. Bir tarafta camiler açılıyor, başörtüler serbest, ezan yükseliyor – ki bunlar elbette mümin gönüllerde sevinçle karşılanan hadiseler. Ancak diğer tarafta, İslam'ın ruhuna nakşolmuş olan adalet, emanet ve isar (başkasını kendine tercih) gibi ahlaki kemalat, gündelik siyasetin ve ekonominin derin sularında giderek soluklaşıyor. Servet, bir avuç insanın elinde toplanırken, hak yerini güce, helal-haram ölçüsü yerini fırsatçılığa bırakıyor. Bu durum, sadece siyasi bir mesele değil, imani bir imtihan halini alıyor. Zira Allah (c.c.) bir ayet-i kerimede "Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" (A'râf, 56) buyururken, başka bir ayette "Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin" (Bakara, 188) diye ikaz ediyor. Sembollerle beslenen bir dindarlık tasavvuru, eğer bu ilahi ikazların ruhundan uzaklaşıyorsa, o zaman nefsin ve dünyanın bir oyununa dönüşme riski taşır.

  • İhsan

    8.12.2025 15:48:01

    Eda Gül Beyaz 8.12.2025 12:45:57 4-) Halk partisi tarafından merkezden kovulan, sosyo-ekonomik alanda köşeye sıkıştırılan dindar halk tabakası 50 de Menderes'e, sonra Demirel'e, sonra Özal'a, Sonra Erbakan ve Erdoğan'a aynı saiklerle oy vermiştir. Dolayısıyla başkalarının planları yok değildir. Ama bu seçimler başkalarının işine geliyor diye dindar halkı safdillikle suçlayamayız. Dindar halk 1950'den beri gayet rasyonel somut tercihler yapmaktadır. Kıymetli kardeşim, Nurculara iftiradır, bu hükmün. Yani aynı sebeple Menderes’e ve Demirel’e verilen reyler demokrasi içindi. Erbakan siyasal İslam, Özal ise ihtilal ürünüydü. Herşeyi birbirine katmışsın. Nurcuların anlayışı değil, anlayışınız.

  • Demokrat Avrupa

    8.12.2025 14:57:49

    @EdaGülBeyaz. Türkiye’nin sorunu Kemalizm olduğu gibi, aynı zamanda Kemalizmin ömrünü uzatan siyasal islamcılardır. Demokrasiye düşman olan bütün fikirler ve bu fikirlerden oluşan partiler dolayısıyla Kemalizm’e destek olmaktadırlar…ANAP ve AKP gibi…Özal’ın 12 Eylül ihtilalinden sonra iktidara gelmesi tesadüfi değildir…Erdoğan’ın ise kahraman olabilmesi için göstermelik hapse girip 28 Şubat sonrası iktidara getirilmesi de oyunun bir parçasıdır…Asıl mesele ise Kemalizmin ömrünü siyasal islamcılar sayesinde uzatmaktır…

  • S.topuz

    8.12.2025 14:36:57

    ..."Rivayetler, Deccal'ın dehşetli fitnesi İslâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiaze etmiş. لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ Bunun bir tevili şudur ki: İslâmların Deccal'ı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tahkik İmam-ı Ali'nin (R.A.) dediği gibi demişler ki: Onların Deccal'ı Süfyan'dır. İslâmlar içinde çıkacak, !"ALDATMAKLA"! iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal'ı ayrıdır. Yoksa Büyük Deccal'ın cebr ve ceberut-u mutlakına karşı itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Şualar - 585 - 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • Eda Gül Beyaz

    8.12.2025 12:50:42

    5-) Türkiye için sorun islamcılık veya islamcılar değildir. Kemalistler ve kemalist sistemleridir. Kemalist sistem bertaraf edilmeden ideal bir demokrasi mümkün değildir. Kartopu gibi büyüyerek bu güne gelmiş bütün yapısal sorunların kaynağı kemalsitlerdir. Yapısal sorun çözülmeden siz demokrat oldular diye siyasal islamcıların yerine kemalist halk partisini iktidara getiremezsiniz.

  • Eda Gül Beyaz

    8.12.2025 12:45:57

    4-) Halk partisi tarafından merkezden kovulan, sosyo-ekonomik alanda köşeye sıkıştırılan dindar halk tabakası 50 de Menderes'e, sonra Demirel'e, sonra Özal'a, Sonra Erbakan ve Erdoğan'a aynı saiklerle oy vermiştir. Dolayısıyla başkalarının planları yok değildir. Ama bu seçimler başkalarının işine geliyor diye dindar halkı safdillikle suçlayamayız. Dindar halk 1950'den beri gayet rasyonel somut tercihler yapmaktadır.

  • Eda Gül Beyaz

    8.12.2025 12:41:11

    3-) Kemalistlerin kurduğu sistemin eleştirisi yapılmadan Menderes ile başlayıp, Demirel, Özal ve Erdoğan ile devam eden liberal ve sosyal devlet anlayışını benimseyen ekonomi-politik anlaşılamaz. Kemalistlerin el koyduğu bir ülke ve ikinci sınıfa ittiği bir sosyolojik taban var ortada. Sağcı liderlerle birlikte bu ikinci sınıf olarak görülen halk tabakası yol, su, elektik, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçlara erişmeye başlamıştır. Bu yazıda ifade edildiği gibi dışlanmış halk safdillikle dindar reis seçmemektedir. Sosyo-ekonomik olarak kendisine alan açtığını gördüğü liderlere oy vermiştir. Bu nüansı anlamadan yapılacak okumalar temelsiz bir binaya benzer.

  • Ali İhsan

    8.12.2025 12:32:49

    12 Eylül devam ediyor

  • Eda Gül Beyaz

    8.12.2025 12:28:23

    2-) İslamcılık düşüncesi Erbakan ile başlayan bir şey değil. Sadece Türkiye'de de başlamamıştır. Daha derin tarihi arka planı vardır. Erbakan ile başladığını varsayarak yapılan okumadan doğru sonuçlar elde edilemez.

  • Eda Gül Beyaz

    8.12.2025 12:26:00

    1-) Yazının temel önermesi, yaşanılan tüm olumsuzlukların sorumlusu dindarların siyasi tercihidir demektedir. Ancak resmin bir pikseli resmin tamamı anlamına gelmez. Velev ki resimden bir parça olsa da. Gerçekten içinde bulunduğumuz tüm olumsuzlukların sorumlusu dindarlar mıdır? Sürekli bir safdillikle yanlış adreslere mi oy vermişlerdir?

  • Metin

    8.12.2025 11:24:19

    Projeyi araştırmak veya anlamaya çalışmak nefse zor geliyor. Hükümeti ve Erdoğan’ı tenkit daha kolay. Böyle olunca, dolaylı olarak AKP ye yardımcı olunuyor. Bu kadar basit.

  • HASAN DOĞAN

    8.12.2025 10:31:52

    Bugün de tırnak içinde ''Fetö''sakızı ile AKP'nin tüm günahları örtülmek isteniyor maalesef.Yapılan tüm hukuksuzluklar,adaletsizlikler ve yapılan tüm zulümler maalesef bu şekilde örtbas ediliyor.Yazık ki ne yazık.....

  • Mustafa coban

    8.12.2025 09:38:51

    Meṣhur hikayedir.rum kökenli bir paṣa varmıṣ.dinliyormuṣ en sonunda anladik amma ne demek istiyorsin diye sorarmıṣ.derdini anlatan en sonunda pes edere gidermiṣ.bu iktidarın bütün ṣeceresi anlatıldi.vatandaṣda tık yok.yolsuzluklar belgelendi.ne dediler.çalıyor amma çalıṣıyor.hocam tut kokmuṣtur.vesselam

  • Osman Yıldırım

    8.12.2025 08:05:33

    Evet maalesef bu sinsi planı uygulayan şer mihraklar bu olanların halk tadından deşifre olmasın engellemiştir ve bu engellemeye en çok dini kullanagelmişlerdir. Zira bu sinsi planı devreye sokmada hep dindar görünümlü figürleri kullanmışlar, Özal,Erdoğan ve Erbakan gibi,halkımız bu dindarlardan zarar gelmez anlayışı ile meseleye yaklaşmış ancak perde gerisinde kimlerin hangi mihrakların olduğuna bakmamış. Bu oyuna ehli tahkik olarak bildiğimiz Nur talebeleri bile kapılmış ve işin gerçek yüzünü maalesef göremeyerek destek vermişlerdir. Cenab ı Allah tüm topluma basiret versin inşallah.

  • S.topuz

    8.12.2025 06:21:49

    [Küresel Marksistlerle Kemalistler işbirliği içinde 12 Eylül projesini hazırladılar. Kıvrıkoğlu bu projenin bin senelik olduğunu söylemişti. Çevik Bir, o demokrasinin(!) ayarı bozulursa balanslarının olduğunu söylemişti. Doğu Perinçek’in bir ayağı Kandil’deydi, diğeri Ankara’da… Mesele dönüp-dolaşıp projeye geliyorsa, buna komplo teorisi mi diyeceğiz? Evet, işin içine mukaddesatı soktular… Kemalistlerin Türkçülüğü soktukları gibi…]  "Hem büyük Deccal'ın, hem İslâm Deccalı'nın üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var."... "Dördüncü günü ve devresi âdileşir, bir şey(halt) yap(a)maz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Şualar - 587 - Arif olanaTarif gerekmez de, Siyâsî hipnoz ve sihirin etkisi çok te'sirli oduğu mâlum! Uzatmaları seyrediyoruz gibi! Lâ tegnedû min Rahmetillâhi! 😪🇹🇷😢🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • Cemal Özkaya

    8.12.2025 00:41:27

    Takıntı ile değil yaşanmış hadiselerle beraber yazdığınız ve küresel Marksistlere gerçekçi delillerle bağladığınızı düşünüyorum. Üzülüyorum keşke bunlar doğru olmasa diyorum ama göz ucuyla takip edip okuyorum. Bazı yaşadıklarımıza aha diyecek kadar haydi bakalım diyecek kadar enteresan bağlamalar var. Ben filmin sonunu merak ediyorum.

  • Bedreddin

    8.12.2025 00:38:33

    Fe subhanallah.

  • Abdürrezak

    8.12.2025 00:12:16

    Küreselci marksistler Sosyal marksistler Kemalistler Yeni Liberaller… Hepsinin kaynağı Marksizm değil mi?

  • Mükremin

    8.12.2025 00:08:56

    AKP bütün enerjisini, dindarların geçmişlerinden tevbe eğmemelerinden mi alıyor, diyorsunuz. Öyleyse musibetimiz daha devam edecek.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı