"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Covid-19 virüsü, biyolojik bir savaşın ilânı mıydı?

Şükrü BULUT
31 Aralık 2021, Cuma
Peşinen ifade edelim, başlığımızın ihtiva ettiği mana bize ait değil…

2020’nin Aralık ayından bu yana, zaman zaman corona hadisesi “BİYOLOJİK SAVAŞ” kelimeleriyle birlikte kullanıldı. İlk kullananların başında, George Walker Bush’un danışmanı ve neocon ekibinin hızlı delikanlısı Dr. Richard Hatchett geliyordu. Bildiğiniz üzere, bu cephenin önemli adamı, yine neoconların yardımıyla Coalition for Epidemic Preparedness İnnpovations’un (CEPİ) başına getirildi. Yani küresel düzeyde “Aşı Yatırımlarını Koordine Eş Güdüm Başkanlığına” yerleştirildi. NATO ile alâkalı sayfalara girdiğinizde, Avrupa Savunmasını konu edinen dijital sayfalarda da “Savaş” kelimesiyle karşılaştık. Bu hususta Süd Deuche Zeitung’dan Hanna Carisus’un, 28 Temmuz 2018’de çıkan makalesini okuyucularımıza tavsiye edebiliriz. Fakat doğrusu, yukardaki başlığı seçmemizin sebebi, Kuzey Almanya’da Chemnitz şehrindeki önemli bir hastahanenin başhekiminin, binasının tepesinden intihar etmek üzere iken, atlamadan önce geride bıraktığı mektubundaki, “Biyolojik savaş” iddiası oldu. Bill Gates’in son zamanlardaki finansesiyle gündeme gelen önemli medya kuruluşlarının ajansları, bu mektubu ve haberi ”aşı karşıtları ve corona yalancılarının propagandası olarak” lanse etseler de, artık mızrak çuvala sığmıyor…

İnşaallah yazımızın başlığı, doğru bilgilerimize zarar vermez. Korona salgınını ve alınması gereken tedbirleri konuşmuyoruz. Şeffaf ve ilim adamlarımızca takip edilen aşılara da karşı değiliz. Virüsün Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde hazırlandığı hakikatinin, artık icma mesabesine çıktığını da biliyoruz. Bu virüs üzerinde çalışma yapan ekip hakkındaki araştırmaları engelleyen Amerika’daki neocon-neoliberal ittifakı ile Çin Komünist idaresinin bu büyük pandemiden sorumlu olduklarını da yazarak geliyoruz. DSÖ’nün başındaki Habeşistanlı Marksist Ghebreyesus’un mahiyetini okuyucularımız bildiklerinden, bu uluslar arası teşkilâtın bünyesindeki yapılanmalar ve örgüt üzerinden dünyaya dağıtılan global rüşvetleri de duymuşlardır. Bu çerçevede, DAVOS ekibinin vazifelendirmesiyle sahneye çıkan meşhur Silikon Vadisi zenginin vakfınca finanse edilen meşhur medya kuruluşlarının listeleri de yayınlanmıştı..(https://philanthropynewsdigest.org/news/gates-foundation-viacom-partner-to-insert-educational-messages-into-television-programming). Hem Avrupa’da ve hem de ABD’de önemli medya guruplarını, internet medyasını ve hatta sosyal medyayı besleyen bu malûm zenginlerin dünya gıda zincirine, ilâç sektörüne ve bilhassa “salgın ile mücadeleye” duydukları ilgilerinin hikmetini araştıran çok hür gazetecilerin varlığından, herkes haberdar olmayabilir. DSÖ ile belli ülkelerin sağlık politikaları arasındaki “uyum koordinasyonunu” temin edenleri de taakip etmek durumundayız. Ve bilhassa bu global hegemonya peşinden koşan zenginlerin düşüncelerine zıt mahiyette yazan ve çizenlerin karşılaştıkları muamele de burada nazara alınmalı, değil mi?

Demokrasinin, şeffaflığın, global murakabenin, adaletin ve insanî değerlerin hiç, ama hiç nazara alınmadığı şu süreçte olup-bitenleri aynı çerçevede değerlendirdiğimizde; gizli bir savaşın bütün özellikleriyle karşı karşıya geldiğimizi hissediyoruz. Ayrıca, söz konusu “global hegemonyacı güçlerin” geçtiğimiz Amerikan seçimlerindeki ittifakları, corona meselesini Çin’de çözmek isteyen Trump’a karşı girişilen linç kampanyaları ve yerine gelen Kamala Haris ekibinin hem Çin ile ve hem de DSÖ ile kesilmiş münasebetleri “en güzel ve özel” eski konumlarına döndürmeleri, covid-19 salgının, belli bir mücadelenin işaret fişeği olduğu anlamına da gelir kanaatindeyiz. Bu çerçevede Biden’ın blöfleri ve Pekin KIŞ OLİMPİYATLARINI protesto girişimi de fos çıkınca, koronacıların elleri iyice güçlenmişe benziyor.

Alman asıllı Chemnitz şehir Hastahanesinin başhekimi Thomas Jendges’in intiharı, dünyayı bekçisiz zannederek insanlığın hem canıyla ve hem de malıyla istedikleri gibi oynayanlara karşı, önemli bir savunma hattı olacağı kanaatindeyiz. Başta Almanya olmak üzere İskandinavya’yı ve dolayısıyla AB’ yi tamamen kontrolümüze aldık, diyen karşı cepheye, Birinci Avrupa’nın artık harekete geçeceğinidüşünmek, inşaallah hayali bir beklenti değildir. Korku, rüşvet, dezenformasyon, ifsad ve iğfal ile ancak belli bir yere kadar gelebileceklerini ve hakikatin üzerine gerdikleri yalandan örtülerinin, zamanın rüzgârlarıyla nasıl uçuştuğunu kendileri de görecekler. Tıpkı 11 Eylül ile hayal ettikleri BOP gibi… İşte Arap Birliği… Onların ölüme mahkûm ettikleri SURİYE’yi nihayet Cezayir’deki toplantıya dâvet ediyorlar… Nereden nereye…

Bir nokta daha kaldı. Bilim ve teknolojinin insaniyet ve semavî din düşmanlarının elinde “öldürücü silâhlara” dönüşümünü dünyamız çokça yaşadı. Demokrasi, hürriyet düşmanı ve müstebit idarelerin kontrollerinde yapılan deneyler, mutasyonlar, fıtri genlere müdahaleler, üretilen virüsler ve onları bahane ile salgınlara müptelâ insanlara zerk edilen sahte aşılar ve daha neler neler… Yine bu çerçevede, önceki yazılarımızda değindiğimiz Pekin-Londra hattına dikkatleri bir daha çekmemiz gerekiyor. Mutasyonların merkezi olan İngiltere’de bu defa OMİCRON’un çıkması ve belli medyanın korku balonlarını şişirmeye başlamaları, yukardaki iddialara haklılık vermiyor değil… İşte günümüz dünyasının, insanlığın ve bilimin en büyük problemi, hiçbir inanca, değer ve dine inanmayanların kurdukları dehşetli cephenin “KORONA” üzerinden saldırılarının mahiyetini anlamak… Dünya kamuoyunun meşhur Marksist kapitalistlerin kontrollerindeki “sosyal enstitülerde” hazırladıkları global hipnozu devre dışı bırakmak… Evet, zamanımız daralıyor ve kıyamete çeyrek kaldı, değil mi?

Okunma Sayısı: 1590
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    7.1.2022 17:09:07

    İnsanlık, hürriyyet, demokrasi ve barış düşmanları, birinci ve ikinci Cıhan savaşlarıyla, (yaklaşık 85 milyon insanın Telef olması, Hiroşima ve Nagazakide Atom bombasını inflak ettirip bu çok acı ve dehşetli faciayı, vicdanları hiç sızlamadan vahşice, film seyreder gibi temaşa eden hakim güçler),çok yüksek mali ve maddi masraflarla tam ulaşamadıkları sinsi hedeflerine ve devletleri son sürat her türlü silahlarla donanma yarışına kışkırtan menfaat düşkünleri, yeni yeni  hile ve oyunlarla, ve daha kolay ve masrafsız olan ve ilkokul veya lise talebesinin dahi yapabileceği böylesine   ucuz biyolojik mikropla insanlığı esaret ve kontrolü altına almak isteyebilirler!... Böyle vahşiyane ve ödürücü bir virusu, kimin,hangi vicdansızın ,hangi labaratuar mutfağında üretip etrafa bulaştırdığını tesbit edebilmek hiçde kolay olmasa gerek! Allah c.c  bu tarz  musibetlerden cümlemizi  ve  cümle insanlığı  muhafaza  etsin.Amiiin ..Allah razı olsun  muhterem  Hocam .

  • Hatice

    3.1.2022 10:07:18

    Her yerden ayrı bilgi gelmesi ve infobesity ile karşı karşıya kalmamız herhalde bu dönemde güven problemini en çok arttıran unsur. Toplumu ikilestiren ve cehpe aldıran bilgileri konuşmaktan çekinecek miyiz peki? Hayır, aksine akla mantığa uygun, insanlara güven aşılayan ve en önemlisi Allah ın adetullahini, tasarrufunu vurgulayan içerikleri okuyacağız, kişilere anlatacağız. Ümitvar olacağız... Allah razı olsun Şükrü abi..

  • Ergin Akın

    1.1.2022 02:07:59

    Corona olayını yalnızca bir virüs salgını bağlamında değil, dünya çapında bir savaş gibi de ele almamız lazım. Bakış açısı güzel, tebrikler

  • Haydar

    31.12.2021 22:11:47

    Dünyayı Ekonomik ve siyasal olarak kontrol altına alına bilme deneyi diğer adıyla sizin belirttiğiniz biyolojik silah denemesi olduğu kanaatindeyim

  • Osman

    31.12.2021 19:58:22

    Tebrik ederim Güzel anlamlı bir yazı Londra Pekin bağlantısı Bu oyunu bozacak A. B. Ve ittihadı islam İnşallah

  • Nisan

    31.12.2021 19:54:47

    Covid-19 ile önümüze gerilen hipnoz perdesini inşaallah İseviler ve oradaki bilim adamları aralayacaklar

  • Nura

    31.12.2021 18:37:00

    Pandeminin dünyamızın kamuoyunu iki parçaya ayırdığının farkındamıyız? Bence bu kaos bile felaket olarak yetiyor, bize...

  • İ. Seyda

    31.12.2021 17:34:55

    DENETİMSİZ LABORATUVARLARDA ORTAYA ÇIKAN YENİ DÜNYA DÜZENİ POLİTİKALARI Covit-19 tam manasıyla bir biyolojik savaş unsurudur denilebilir. Biyolojik savaşı sadece “ölen insan sayısına” indirgememek lazım. Virüs /korku imparatorluğu üzerinden sanal para-Lego din-sentetik insan projesi hızlandırılıyor. Sonuç: Psikolojik yıkım ve teslimiyet. Korkularımız bilincimizi ele geçirerek hayatımızda aktive olur. Korkularımızla başa çıkıp, önce tedbir almalı sonra tevekkül etmeliyiz. İlk iş uyanık olmak. Farkındalık perişanlık getirmemeli. Asıl dikkat etmemiz gereken konu aşı politikaları.

  • Niyazi Nur

    31.12.2021 15:16:40

    Çevremizdeki hekimler Covid-19’un perde arkası hakkında her ne kadar (dar dairede de olsa) hiç konuşmasalar ya da reddetseler de; bu vakıanın her tarafıyla (en azından) ciddi ve büyük soru işaretleri taşıdığını, hakikatin bir zaman tamamen ortaya çıkacağını ve o vakit çokların pek mahcub olacağına inananlar da var. Şüpheyi canlı tutarken, tahkik etmekten vazgeçmemek hakikatin ortaya çıkmasını hızlandıracaktır. Bunu iyi yapıyorsunuz, teşekkürler Sn. Bulut.

  • Hüseyin

    31.12.2021 10:38:43

    Düşünememe, düşünüpte idrak edememe, olay ve olguları neden/ sonuç bağlamı dışında önyargılarla ele alma, mensubu bulunduğu yıģınların ya da  grupların düşünme biçimleriyle hareket etme, bir çemberin içine haps olma durumu ... her durum için ezberletilmiş klişe cevaplar, komplo teorileri ve buna inanan milyonlar.... İşin kolayına kaçma, geçmişte yaşayan, gelecekten korkan, korkularıyla yaşayan terbiye maksatlı masallara inanan, vicdan olmadan dinin, pratik olmadan teoride inanmanın huzuru ve refahı sağlayamayacağının bilincine erişememe, olay ve olguları olduğu gibi okuyamama... zaman geçiyor, çarkı felek ayılmayanları affetmiyor, silindir gibi ezip geçiyor...hayattan ders almayanlar için, tarih kendini defaaten tekerrür ettiriyor...

  • Hıdır Yıldırım

    31.12.2021 09:03:56

    Bu şer cephesinin bütün oyunlarını Cenab-ı Hak İnşaallah bozsun. Kıyamet gününe kadar bunlar vazifelerini gereğini yapacaklar. Önemli olan bunların oyununa gelmemek ve sıratı müstakim üzere olmak.

  • Sertaç LÜSER

    31.12.2021 08:39:12

    Bu sağlık sistemi üzerindeki oyun uzadıkça,kainatta cereyan eden Adetullah kanunlarını daha da hissedeceğiz.Hem ferdi hem de külli.Böylece kıyamete doğru hızla ilerleyeceğiz.Fakat bir elimizdeki bir fidanı dikmek ve onu muhafaza etmeye çalışmakla mükellefiz.Rabbim bu küresel süreci de hayırlara tebdil eylesin.Son sergilenen oyun ölüm üzerine,bizim mesleğimiz tamir üzerine.

  • Rıdvan Ercan

    31.12.2021 06:47:07

    2021 deki son yazınızı tebrik ederken, 2022 nin hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederim. Slm.

  • Ahmet Said

    31.12.2021 00:37:44

    Avrupa'nın açıkça bu savaşı ilan etmesi gerekiyor. Ta ki kamuoyunu aldatan şarlatanların foyası ortaya çıksın.

  • Hasan

    31.12.2021 00:30:52

    Doğru bir tesbit.İsmi konulmamış bir biyolojik savaştayız. Başkaca ifadesi zaten güçtü.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı