"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şam-ı Şerif konferansının önündeki engeller...

Şükrü BULUT
10 Eylül 2021, Cuma
Şam-ı Şerif önünde, 2011’den bu yana cereyan eden meydan savaşını sona erdirecek barış konferansının dünya sulhuna anahtar olacak nitelikte olduğunu, önceki yazılarımızda belirtmiştik.

Vekâlet savaşlarını sonlandıran Suriye meselesinde; devletlerin değil, devletlerde faaliyet sahibi olan cereyanların nazara alınacağını da o vesile ile yazmıştık. Burada Amerika’yı, AB’yi ve hatta İngiltere’yi toptan sorumlu tutacak bir durumun mevzubahis olmadığını da biliyoruz.

Yiğit düştüğü yerden kalkar, demişler. Arap Bahar’ını “dünya hâkimiyetine giden yolda” organize edenlerin takıldıkları bu cephede; Müslüman-İsevî ittifakının da kesin bir başarısından şimdilik söz edemiyoruz. Bir yönüyle Şam-ı Şerif cephesi, İkinci Cihan Harbi’ndeki Fransa-Almanya cephesine dönüştü. Kısmî başarılar ve kısmî hezimetler…

Bu savaşın bu şekildeki devamının müsebbibi, elbette ki Hz. Mesih’in (as) coğrafyasını yeterince müdafaa etmeyen AB’dir, diyenler olduğu gibi, hâlâ yakasını neoconlardan kurtaramamış Pentagon’un bölgeye haksız müdahalelerde bulunmasına bağlayanlar da var. Sürüncemeye bırakarak zaferi masada kazanma heveslisi AB içindeki Macron ve Von der Leyen gibi neoliberal siyasetçileri de yabana atmamamız gerekiyor.

Bir başka tetikleyici unsur ise, Avrupa ve Amerika’yı “ eleneksel kolonial sistemini” göstererek idareleri iğfal eden Yeni Muhafazakârların bölgeyi sömürmedeki ısrarları.  Afganistan sömürüsüne izin vermeyen dünya kamuoyunun orta doğuya ses çıkarmayacağını iddia etmek, ahmak şeytanın şakirtlerini kandırmaktan öteye gitmeyen bir yaklaşım olmalı.

Elbette bütün bu sebeplerin başında, Türkiye hükümetlerinin yanlış politikaları, neocon-neoliberal ittifaklarına mahkûmiyetleri ve İhvan’a yakın durma psikolojisiyle Beşşar ile bir araya gelmemedeki inadı olduğunu söyleyeceksiniz. Bu malûm noktaları daha önceki yazılarımızda tahlil etmiştik. AKP hükümeti 2011’den bu yana Suriye’de yaptığı yanlışlar ve takip ettiği politikalardan dolayı özür dileseydi, Suriye meselesi bu kadar devam etmezdi. Ve milyonlarca hukukun kaybına ve canların denizlerde telef olmasına Türkiye olarak seyirci kalmazdık.

Basit siyasetler… AB’yi mülteci akınlarıyla korkutmak… Ve mümkün olduğu kadar, Neoliberallere alet olarak Avrupa’ya göçü hızlandırmak ve Türkiye’deki kaos düzenini devam ettirmek… Çok cüz’î menfaatler, küçük siyasetler ve zillete düşürülen milyonlarca Müslümanlar… AKP hükümetinin bu meselede AB’deki Neoliberal siyasetçilerle beraber hareket ettiklerinden biz şüphe etmiyoruz. Burada hükümetimizin iki koldan da mengeneye sıkıştırıldığını düşünüyoruz. Beşşar ile masaya oturmalarına neoconlar müsaade etmedikleri gibi, iltica meselesini kalıcı çözümlere bağlamayı da Neoliberaller istemiyorlar. Ve mütemadiyen; hem Ortadoğu’dan ve hem de Afganistan-Pakistan’dan gelenleri Avrupa’ya göndermeyi teşvik eden programlarla çalışıyorlar. Yani, ihtilâlci neoconların şerrinden kaçarken AKP, sivil ihtilâlcilere yakalanmış görünüyor. 

Suriye cephesinde, Müslüman-Hıristiyan ittifakına menfaati uğruna destek veren Rusya’ya karşı hem AB’de ve hem de ABD’de yapılan düşmanlıkları da bu çerçevede değerlendirmemiz gerekiyor. Bize göre Rusya’nın en büyük günahları arasında; ülkeyi neoliberal sermayedar ve ahlâksızlara kapattığı gibi, ihtilâlci saldırgan neoconları da Şam-ı Şerif önlerinde hezimete uğratmaları da bulunuyor. Ruslar, şer ittifakının Büyük Ortadoğu Projeleri, Yeni Dünya Düzeni, Yeşil Kuşak Projesi ve Amerikan Yüzyılı gibi şerir programlarının mahiyetlerini bütün dünyaya ilân ettiler. 

Suriye Savaşı’nda, tarihe kalın harflerle yazılması gereken bir hakikati de vurgulayalım. PKK dâhil olmak üzere, Neoconların ihtilâllerinde tetikçi olarak kullandıkları terör örgütlerinin sorumluluğunu başta Amerika-İngiltere ittifakı olmak üzere, diğer ileri gelen Avrupa devletleri de bu günaha ortaklıklarını ikrar etmeliler. El-Kaide, IŞİD, Bokoharam, Eş-şebap, El-Nusra ve diğerleri… Bütün bu örgütleri kuranlar, organize edenler ve finanse edenler Amerika ve Avrupa’dan geldiler. Bütün bu terör örgütleriyle Müslüman devletleri zarar gördüklerine göre, Müslümanlıkla savaş ve terörü ilişkilendirmelerinin de ayrı bir cinayet olduğunu kabullenmek zorundadırlar. 

Araştırmalara dikkat ederseniz, tarihin bu gerçeği yazmaya başladığını elbette göreceksiniz. Tıpkı 11 Eylül olayında olduğu gibi…

Bir nokta daha kaldı. Millî görüş gömleğini çıkardığını iddia eden AKP’nin yeri ve zamanı geldiğinde, çıkardığını iddia ettiği kostümlerle sahneye çıktığını hepimiz biliyor ve hatta görüyoruz. Belki de artık alıştık. Siyasal İslâm olarak AKP’nin İhvan’a çok kıymet verdiğine de inanmıyoruz. Zira Neoliberallerin etkisiyle onlara yeterince sahip çıkmadıkları bir vakıa. Onları bu mezalimli mücadele meydanına çağıran ve destek olacağını vaat eden AKP’nin idarecileriydi.

Okunma Sayısı: 1290
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Haşim Özkan

    16.9.2021 12:06:54

    Mısır ile olan yakınlık belki bir gün Suriye ile de olur, kanaatindeyim.Eli kalem tutan sizler gibi yazarlar,düşünürler bu konuları devamlı gündemde tutmanızı isabetli bir yaklaşım olarak görüyoruz.

  • Ali TAM

    14.9.2021 20:18:30

    Sampuan reklamlarinin cekiminde rüzgar üreten pervaneler kullanilir. Hint Filimlerinin hemen hemen hepsinde. "Avrupa üflüyor biz oynuyoruz" Hakikatinde ÜFLEME eyleminde AVRUPA FAIL OLARAK GÖZÜKMÜYOR, ama gözükmemesi olmadigina delil degildir. SURIYE sorununun cözümünü sadece Suriye ve Türkiye'nin Dünya'dan bagimsiz halledebilecegine inananlar yaniliyor. Buna ne Arslanlar ne Sirtlanlar, ne Timsahlar, ne Gergedanlar ne Yilanlar izin verir. Bakin ISLAM COGRAFYASINA bu saydiklarimizin yaninda daha sayisiz ÖLÜMCÜL DEHSETLI VIRÜS YAYAN TERÖRISTLER var ki onlar da biröncekilerin TASERONU. Ahtapotun kollari Islam Cografyasini kucaklamis bu kucaklama SEVGIYLE ve DOSTANE degil ve olmasinin ortami yoktur. Ye'cüc ve Me'cüc sahne almaya yakin. Senaristin öngörüsünü bekliyor.

  • Haydar

    13.9.2021 06:30:24

    Allah hepimize yardımcı olsun inşaallah. Çok zorlu bir coğrafyadayız. Şükrü hocam tahlilleri dikkatle takip ediyorum. Allah razı olsun

  • Muharrem

    11.9.2021 23:42:34

    Vatandaşımız düşmanlarımızın akp yi hangi emellerine alet ettiklerini hala bilemiyor. Bu konuda yoğunlaşmak gerekiyor. Tebrik ediyorum...

  • Niyazi Nur

    10.9.2021 17:33:20

    Memleketi ve dahi İslam coğrafyasını kişiliksiz, liyakatsiz, dengesiz, despot ve, şahsi iktidar ve menfaatlerine endeksli sefil siyaset(-sizlik)leriyle maddi-manevi mahf ü perişan eden idarecilerden adil ve demokratik seçimlerde bir an önce kurtulmak gerekiyor, sözünü ettiğiniz birçok lokal ve bölgedeki sıkıntıların bertaraf olma yoluna girmesi için.

  • Osman

    10.9.2021 16:50:55

    Mevcut dünya düzeni dünyaya huzur ve saadet veremiyor insanlar bunu anlamalı Çare birinci avrupa ve insanlık ittifakında

  • Zeliha

    10.9.2021 12:43:00

    Allah her halınızı hayırlara tebdil etsin. Onların hatalarının sonuçlarını küçük omuzlara yükletmesin. Amin

  • Zeliha

    10.9.2021 12:41:56

    AKP nin belkide en çok pişmanlık duyacağı belkide duyduğu Suriye meselesidir sanıyorum. Niye hala bunu anlamamış gibi davranıyorlar onu da biz anlamıyoruz. Dediğiniz gibi davalarına olan samimiyetlerini de kaybettilerse geçmiş olsun. Onca günahı nasıl taşıyacaklar. Okullar perişan olmuş Suriyeli ailelerin çocukları ile dolu.

  • Ahmet Danışmaz

    10.9.2021 11:14:00

    Akp'yi kullananlar artık tedavül müddeti dolduğu için terk edip çapraz ateşe başladılar. Olan bu millete oluyor hep. Selamlar

  • İsmail Ertan

    10.9.2021 10:08:32

    Deccallerden korunaklı mübarek beldenin mutlaka bilemediğimiz sırları vardır.

  • Sertaç Lüser

    10.9.2021 07:15:05

    Dışarıdan bir çok ihtimal ve engel de görülse, iş yine dönüp dolaşıp içimizdeki 3 engele ya da sebebe dayanıyor. Cehalet, Zaruret, İhtilaf. Buna bide dostu, düşmanı ayırt edememeyi ekleyebiliriz.

  • Abdullah bilgin

    10.9.2021 07:02:38

    Teşekkürler sn Şükrü hocam kalemine sağlık

  • Hüseyin

    10.9.2021 01:20:03

    Arap baharının Arap karabasanına evrilmesinden bu yana, geçen 10 yılda yitip giden canlar, sönen ocaklar, yerinden yurdundan edilmiş milyonlar, bizlere müslümanların tarihten ders almadıklarını , washington/ londra/ moskova hattında pişirilen stratejik planların, duruma göre değişen taktiklerin, islam coğrafyasında vücut bulduğunu gösteriyor . Suriye, Irak, Libya, Afganistan müslümanların yardımıyla adeta bir laboratuvar olarak kullanıldı.Şimdi dağıtılan etrafı toparlamanın, ilişkileri başka bir merhaleye taşımanın zamanı..askeri ve  ekonomik yönden yapılmış harcamalar ve masraflar yine müslümanlardan karşılanmak suretiyle ancak bölgedeki güçlerini çekiyorlar.. Batının islam coğrafyasındaki hükümranlığı, müslümanların geleceği öngörememesi, stratejik planları deşifre edememeleri, demokrasiden/ adaletten/ muhabbetten/ uhuvvetten/ bilimden ve akıldan uzak oldukları müddetçe devam eder...

  • Hikmet

    10.9.2021 00:08:50

    Klasik fakat doyurucu bir makale olmuş. Kaleminize Allah kuvvet versin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı