"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dalâlet esnafları

Süleyman Alp Özcan
24 Mayıs 2026, Pazar
Bazen durup etrafıma bakıyorum; sokaklara, ekranlara, insanların gözlerindeki o bitmek bilmeyen telaşa...

Hepimiz bir şeylerin peşinden koşuyoruz ama sanki koştukça asıl menzilden uzaklaşıyoruz. Etrafımız öyle bir kuşatılmış ki, adına "modernlik" dedikleri o süslü ambalajların içinde ruhumuzu yavaş yavaş kaybediyoruz. İşte ben bunlara "dalâlet esnafları" diyorum. Tezgahlarına öyle yalanlar dizmişler ki, zehri bal diye yutturuyorlar bize.

Bu esnafların en büyük mahareti, bizi "hürleştiriyoruz" diyerek aslında nefsimizin kölesi yapmaları. Dalâlet, yani o doğru yoldan sapış, öyle bir anda olmuyor. Önce kalbimizdeki o saf inancı kurcalıyorlar; sonra zihnimize "isimlerle", "tuzaklarla" dolu şüpheler ekiyorlar. Bakıyorsunuz, bugün çevremizde öyle akımlar var ki; insanlar hakikati bir kenara itip bu geçici ideolojilere, neredeyse imanı andıran bir bağlılıkla sarılıyorlar. Adına ne derseniz deyin; ister dünyevileşme, ister kalpleri karartan o malum "süfyanî" rüzgârlar. Sonuç hep aynı: Manevî bir sefalet.

İçim yanıyor doğrusu. Gençliğin o tertemiz enerjisi, bu dalâlet tezgahlarında heba ediliyor. İnsan ruhu öyle bir boşluğa düşüyor ki, ne kadar tüketirse tüketsin, ne kadar dünyevi zevke dalarsa dalsın o boşluk dolmuyor. Çünkü biz topraktan geldik ama ruhumuz göklere aç. Bu açlığı sahte ideolojilerle doyurmaya çalışmak, susuzluğunu tuzlu suyla gidermeye çalışmaktan farksız. İçtikçe daha çok yanıyoruz.

İşte tam bu noktada, o karanlık dehlizlerden çıkış kapısı gözümün önüne geliyor: Kur’ân-ı Kerîm. Ama sadece duvarda asılı duran değil, hayatımızın tam merkezine inen o hitap... Ve özellikle bu dehşetli asrın manevî hastalıklarına tam yerinde teşhis koyan Risale-i Nur. İnanın, bazen bir sayfasını açtığımda sanki yüzüme taze bir bahar havası çarpıyor. Akıl ve kalp el ele verip "Evet, hakikat bu!" diyor. Risale-i Nur, bu asrın o karmaşık felsefelerini, o sinsi tuzaklarını tek tek deşifre ediyor; bize asıl hürriyetin Allah’a kul olmakta olduğunu hatırlatıyor.

Eğer bugün bu fırtınalı denizde bir nebze olsun yolumuzu görebiliyorsak, bu nurlar sayesindedir. Bize bu hakikatleri ulaştıran, en zor şartlarda bile "iman" diye haykıran Üstadımızdan Allah bin kere, binlerce kez razı olsun.

Sözün özü kıymetli okurlar; dalâlet esnafları ne satarsa satsın, bizim tezgahımızda "iman" var, "nur" var. Bu asırda o nura tutunmaktan başka çaremiz de, sığınağımız da yok. Vesselam...

Okunma Sayısı: 197
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı