Resulullah’ın (asm) beslenmesinde önemli yeri olan ekmek, çoğunlukla arpadan yapılırdı.
“Ev halkından bir kimse hastalanınca, arpa unundan çorba yapılmasını buyururdu. Yudumlanmasını söyledikten sonra “bu çorba hüzünlü kalbi ferahlatır. Hasta kalbe kuvvet ve şifa verir. Suyun yüzü temizlediği gibi, vücuda huzur ve mutluluk verir.” (Tirmizî; İbni Mace). Arpa kaynatılarak suyu içilirse, öksürükte faydalıdır, boğazı temizler. Organizmayı atıklardan arındırır. İdrar söktürücüdür.
Tıbb-ı Nebevî’de, hastalıkların tedavisine başlamadan önce, namaz ile şifa aramak önemlidir. Namaz, rızkı arttırdığı gibi, sağlığı da koruyucudur. Kalbe güç ve ferahlık verir. Stres ve sıkıntılarda huzuru sağlar. Vücuttaki yorgunluk, kırgınlık ve isteksizliği giderir. Bütün duyu ve organlara dinçlik sağlar. Ruha gıda, sadra şifa ve kalbe nur kaynağıdır. Nimetleri koruyucu, sıkıntılı elemleri defeder. Bereketi arttırır, şeytanın verdiği sıkıntıları uzaklaştırır, Rahman’a yaklaştırır. Vücut ve kalp sağlığının korunmasında son derece faydalar sağlar. Namazı eda eden hastalık, sıkıntı ve zorluklar karşısında daha dirençli ve güzel davranışlar sergiler. Namaz zahiren ve batınen hakkı verilerek eda edildiğide, dünya ve ahiretin zorluklarına kalkan olur, hayır kapılarını açar. Kötülük yollarını kapatır. Allah (cc), feyiz ve başarı kapılarını genişletir. Sağlık, afiyet, ruh zenginliği ve huzurlu bir hayat yaşatır. Namaz kulun, Âlemlerin Rabbi olan Cenab-ı Allah (cc) ile huzurlu ve şifa kaynağı yüksek derecedeki manevî bir sohbetidir.
Sağlık ve hastalık durumlarının en güçlü desteği sabır direncinin sağladığı yüksek enerji kaynağından karşılanır. “Sabır, imanın yarısıdır.” (Taberanî; Beyhakî). Sabır halinin meyvesi olan başarı ve huzuru anlatan Hz. Ömer (ra), “Sabırla en hayırlı ve huzurlu hayatı idrak ettik” demiştir. Bütün güzel huyların, başarı ve huzurun kaynağı, sabır nimetidir. Vücudun ve kalbin hastalıklarının çoğu, sabırsızlık zayıflığından kaynaklanır. Vücudun, kalp ve ruhun sağlığını korumada, etkili desteklerin en güçlüsü olan sabır, tiryak- ı a’zamdır. Allah (cc), sabredenleri sever, yardım ve başarılarla destekler.
İslâm’ın beş şartından birisi olan, ayet ve hadislerle hikmetleri bildirilen oruç, kalp ve ruh hastalıklarına karşı faydaları sayılamayacak bir kalkandır. Sağlığı korumada güçlü destek sağlar. Organizmada biriken zararlı serbest radikalleri temizler. Duyu ve organları dinlendirerek, güçlendirir. Kalbe huzur verir, ruhu tedavi eder.
Resulullah’ın (asm) bu dünyada sevdiği nimetlerden birisi olan hoş kokunun, beden ve ruh sağlığına olan destekleri hayat kalitesini yükseltmektedir. Güzel ve hoş kokuların artmasına sevindikleri gibi, hoş olmayan kokulardan son derece rahatsızlık duyarlardı. Zira hoş koku, ruh ve duyuların gıdası, huzur ve sevginin desteklenmesi noktasında, insanın sosyal hayatını da canlandırır. Hoş kokunun pozitif etkisinden dolayı, Resulullah’a (asm) en sevimli enerji kaynağı olduğu rahatlıkla anlaşılmaktadır. Sağlığı korumada önemli destek sağlar. Stres ve sıkıntıları dağıtır.
Resulullah’ın (asm) tavsiye ettikleri şifa kaynağı bir nimet olan ud-i hindi hakkında “Ud-i hindiye değer veriniz. Onda yedi şifa vardır. Onlardan birisi zatülcenb (akciğer zarı) hastalığıdır.” (Buharî; Müslim). En eski tıp otoritelerinden olan Galen’in değerlendirmesiyle, ud-ı hindinin gıda ve deva olarak kullanılması, özellikle akciğer hastalıklarında uygun ve şifalı bir deva-i Rabbanîdir. Organizmadaki tıkanıklıkları açar, serbest radikallerden arındırır. Kalbe kuvvet ve ferahlık verir. Beyin fonksiyonlarını güçlendirir. Soğuktan kaynaklanan idrar yolları hastalıklarına (sistit) fayda sağlar.