"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hulefa-i Raşidin’de seçim esas olmuştur

Süleyman KÖSMENE
06 Aralık 2022, Salı
Ali Bey: “Peygamberimiz Efendimizden (asm) sonra hilafet kimin hakkı idi? Hazret-i Ali’nin (ra) hakkı idi diyenler var.”

Tarihe Bakalım!

Peygamber Efendimiz’den (asm) sonra hilafetin kimin hakkı olduğunu anlamak için tarihe bakmamız yeterlidir. 

Halifeler hangi sıra ile hilafet makamına gelmişlerse, hilafet hakkı bakımından da aynı sıra geçerlidir. 

Yani gasp yoktur. Birinin diğerinin yerine veya önüne geçmesi, diğerinin hakkını ketm etmesi, hakkını gasp etmesi, diğerinin buna takiyye yapması, rızası olmadığı halde rızasını gizleyip ses çıkarmaması gibi yaklaşımlar ehl-i sünnet ve’l-cemaatin yaklaşımları değildir. 

Bunlar şianın ümmeti ve ehl-i sünneti töhmet altında bırakan yaklaşımlarıdır.  

Gerçek şu ki, ilk halife Hazret-i Ebu Bekir’dir. 

Hazret-i Ebu Bekir’i (ra) sahabe-i kiram seçmişlerdir. Sahabe-i kiramın Hazret-i Ebu Bekir’i seçmelerinde, Peygamber Efendimiz’in (asm), hastalığında, vefatına üç gün kala, yerine imam olarak namaz kıldırmak için Hazret-i Ebu Bekir’i geçirmesi belirleyici olmuştur. 

Ve Hazret-i Ebu Bekir’e (ra) Müslümanlar ve Hazret-i Ali (ra) biat etmişlerdir. 

Seçim Esas Olmuştur  

Hazret-i Ebu Bekir (ra) hastalandığında, kendi yerine Hazret-i Ömer’i (ra) imam tayin etti. Sahabenin büyüklerinin bu konuda fikirlerine başvurdu. Hazret-i Ali de (ra) dahil olmak üzere sahabe-i kiram Hazret-i Ömer’in (ra) halife olması işinde birleştiler.

Ve Hazret-i Ebu Bekir’in (ra) vefatı üzerine ashab-ı kiram Hazret-i Ömer’e (ra) biat ettiler. Hazret-i Ali de (ra) biat etti. 

Hazret-i Ömer (ra) on sene altı ay halifelik yaptı. Kendisi hançerle yaralandığı zaman, ölmeden önce, kendisinden sonra halifeyi seçmeleri için bir şura seçti. Bu şura üyeleri içinde Hazret-i Ali (ra) de vardı. 

Şura, Hazret-i Ali’nin (ra) tasvibiyle Hazret-i Osman’ı (ra) halife tayin etti. Halk da biat etti. Hazret-i Osman (ra) 12 yıl halifelik yaptı. 

Hazret-i Osman (ra) vefat ettiğinde Bedir Gazileri toplanıp Hazret-i Ali’yi (ra) halife seçtiler. Hazret-i Ali (ra) başlangıçta hilafet görevini kabul etmek istemedi ve “Emir olmaktansa, vezir olmak daha iyidir. Siz kimi seçerseniz ben de ona biat ederim. Ve herkesten fazla itaat ederim.” Dedi ise de, ashab-ı kiramın ricasıyla, biraz da icbarıyla halifeliği kabul etmek durumunda kaldı. 

Halk Hazret-i Ali’ye (ra) biat etti. Hazret-i Ali’nin (ra) halifelik süresi dört sene dokuz aydır. Hazret-i Ali’den (ra) sonra ashab-i kiram halife olarak Hazret-i Hasan’ı (ra) seçtiler. Hazret-i Hasan (ra) altı ay kadar hilafet görevinde kaldı. 

Fakat Şam’da Muaviye de halifeliğini ilan etmiş, biat etmesi için de Hazret-i Hasan’ın (ra) üzerine asker göndermişti. Hazret-i Hasan (ra), dünya saltanatı için gereksiz yere Müslüman kanı dökülmesini önlemek için hilafet görevini Muaviye’ye bıraktı. 

Böylece Peygamber Efendimiz’in (asm) “Halifelik benden sonra otuz yıldır. Ondan sonra melikler dönemi başlar.” Sözünün gerçeği anlaşılmış oldu. 

Murad-ı İlahi Esas Olmuştur

Bir ehl-i beyt âlimi olan ve Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsinin Hz. Hasan’ın altı aylık hilafetinin “bir muavini, bir mütemmimi, bir manevî veledi” olduğu ve “tam beşinci halife”1 mahiyetinde bulunduğunu ifade eden Bediüzzaman, “Hazret-i Ali, neden daha önce halife seçilmedi?” sorusunu şöyle cevaplıyor: 

“Âl-i Beytten bir kutb-u âzam demiş ki: “Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali’nin (r.a.) hilâfetini arzu etmiş. Fakat gaipten ona bildirilmiş ki, murad-ı İlâhî başkadır. O da arzusunu bırakıp murad-ı İlâhîye tâbi olmuş.”2 

Meselenin esası budur. Piyasada gezen silik sözlere itibar etmemelidir. 

Dipnotlar:           

1- Emirdağ Lahikası-1, s. 73

2- Ramuzu’l-Ehadis, s. 293

Okunma Sayısı: 2424
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    6.12.2022 13:42:01

    Bu Hilafetin sıralamasına güç ve destek manasına isim ve imalarla ışık ve Nur veren bağzı Ayetler tekrar gözden geçirilebilir ve tefekkür ufkumuzu pekiştirir, bütün ŞÜPHE ve ihtilaflar def ve ref olur. Meselâ; فَاُولٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪ينَ وَ الصِّدّ۪يق۪ينَ وَ الشُّهَدَٓاءِ وَ الصَّالِح۪ينَ وَ حَسُنَ اُولٰٓئِكَ رَف۪يقًا yine âhir-i Feth'in âhirki âyeti gibi İlm-i Belâgat'ta "maârîzu'l-kelâm" ve "müstetbeatü't-terakib" tabir edilen mana-yı maksuddan başka işarî ve remzî manalarla hulefa-i erbaa ve beşinci halife olan Hazret-i Hasan'a (R.A.) işaret ediyor. Gaybî umûrdan birkaç cihette haber veriyor." Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar - 35

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı