Gecenin sessizliği yavaş yavaş çekilirken, ufukta yeni bir günün ilk işaretleri görünmeye başlar. İşte o vakit, seher vaktidir. İnsanlığın asırlardır dikkatini çeken, gönüllere farklı bir huzur veren, düşünceye ve tefekküre kapı açan özel bir zaman dilimi…
Eskiler bu vakitleri boş geçirmemişlerdir. Büyüklerimizin dilinde dolaşan bir söz vardır: “Erken kalkan yol alır.” Bu sadece sabah erken işe başlamayı öğütleyen bir söz değildir. Aynı zamanda hayatın her alanında vakti doğru kullanmanın önemine işaret eder. Erken hareket eden zamanın bereketinden istifade eder; geç kalan ise çoğu zaman günü yakalamaya çalışır.
Seher vakitleri dünyanın gürültüsünün henüz başlamadığı anlardır. Telefonların sustuğu, yolların sakinleştiği, zihnin daha berrak olduğu saatlerdir. Böyle anlarda insan kendi içine daha rahat dönebilir. Hayatın telaşı içinde fark edemediği nice hakikati düşünme fırsatı bulabilir. Ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Bu dünya yolculuğunun asıl hedefi nedir?
Kur’an-ı Kerîm de seher vaktine dikkat çeker. Rabbimiz, takva sahiplerini anlatırken onların “seher vakitlerinde istiğfar edenler” olduğunu bildirir (Âl-i İmrân Suresi: 17). Başka bir ayette ise: “Onlar seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi” buyurulur (Zâriyât Suresi: 18). Bu ayetler gecenin son kısmının sadece uyku zamanı değil; aynı zamanda kulluk, muhasebe ve yöneliş vakti olduğunu gösteriyor.
Peygamber Efendimiz de (asm ) sabahın bereketine işaret ederek: “Allah’ım! Ümmetimin erkenciliğini bereketli kıl.” diye dua etmiştir (Ebu Davud, Cihad: 78) Bu hadis, erken başlamanın sadece maddî işlerde değil, hayatın tamamında ayrı bir bereket taşıdığını düşündürüyor.
İnsan gün içinde çoğu zaman olayların akışına kapılıyor. İşler, haberler, telaşlar peş peşe geliyor. Fakat seher vakti insanı bir süre dünyanın kalabalığından ayırıyor ve kendi hakikatiyle baş başa bırakıyor. Bu yüzden gönül insanları seher vakitlerini bir kazanç kapısı olarak görmüşlerdir. Kimi dua ile, kimi ibadetle, kimi okumayla, kimi de tefekkürle o anları değerlendirmiştir
Belki de “Erken kalkan yol alır” sözü yalnız dünya işleri için söylenmemiştir. Çünkü seher vakitleri sadece günün başlangıcı değil; insanın Rabbiyle, kendi vicdanıyla ve düşünceleriyle buluştuğu bereketli anlardır.