"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sözün yükü

M. Said BAYRAKLILAR
15 Haziran 2026, Pazartesi
Bazen bir söz, sahibinden çıktıktan sonra bambaşka bir hayata başlar.

Ağızdan çıkan hâliyle kalmaz; kulaktan kulağa geçtikçe şekil değiştirir, büyür, eksilir, eklenir… Nihayetinde artık o ilk sözü bile tanımak zorlaşır. Fakat gariptir ki, değişen sadece söz olmaz; o sözün dolaştığı kalpler de değişir.

İnsan çoğu zaman kendini hakikatin peşinde zanneder. Duyduğunu tarttığını, değerlendirdiğini düşünür. Hatta bazen konuşmayı bir sorumluluk gibi görür. Oysa hakikat arayışı ile sözü taşımak arasında ince bir fark vardır.

Hakikat, sükûnet ister. Acele etmez. Kendini ispat etmek için gürültüye ihtiyaç duymaz.

Söz ise acelecidir. Hele ki dayanağı zayıfsa, daha çok dile gelmek ister. Çünkü tekrar edildikçe kuvvet kazanacağını zanneder. Hâlbuki çoğu zaman olan şudur: Tekrar arttıkça hakikat değil, zihinlerdeki bulanıklık büyür.

Resul-i Ekrem’in de buyurduğu gibi; “Her duyduğunu söylemesi kişiye yalan olarak yeter!” Çünkü yanlış bir sözün vebali açıktır; fakat doğru olduğu zannedilen bir sözün, yanlış bir zeminde dolaşması da ayrı bir mesuliyettir.

Bir söz doğru olabilir. Ama o sözün söylenme zamanı, zemini ve maksadı doğru değilse; ortaya çıkan netice yine zarar olabilir.

Üstelik bazen bu zarar, tek bir kişide kalmaz. Aynı istikamete bakan, aynı hakikate omuz veren insanların arasına ince bir gölge gibi düşer. Kalpler arasındaki safiyet zedelenir, güven sessizce aşınır. Sözün ulaştığı yer genişledikçe, etkisi de derinleşir.

İşte zor olan yer burasıdır.

İnsan, duyduğu bir şeyi hemen sahiplenmek ile onu bir süre askıda tutmak arasında kalır. İçinde bir taraf konuşmak ister; diğer taraf susmanın daha doğru olabileceğini fısıldar. Bu, basit bir tercih değil; ahlâkî bir imtihandır.

Çünkü bazı durumlarda susmak, hakikatten kaçmak değil; hakikatin zarar görmesini engellemektir.

Ama bu, araştırmamak da değildir.

Bilakis insanın vazifesi, duyduğunu büyütmek değil; anlamaya çalışmaktır. Delile dayanmayan bir sözü yaymak yerine, onu kalbinde tartmaktır. Aceleyle hüküm vermek yerine, zamana bırakmaktır.

Zira zaman, hakikatin en sessiz şahididir.

Ve çoğu zaman hakikat, en çok konuşulan yerde değil; en çok korunan yerde ortaya çıkar.

Okunma Sayısı: 1057
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    15.06.2026 23:21:46

    Bir hareketin doğru olup olmadığı,onun bunun veya müddeînin ifade ve söylemleriyle değil, mihenge vurularak anlaşılır. Bizim mihengimiz ise Kur’ân, Hadîs (Sünnet-i Seniyye) ve onların ölçülerini ortaya koyan Risâle-i Nûr’dur. “İnsan medenî-i bittab olduğundan ebnâ-yı cinsinin hukukunu muhafazaya ve hakkını onlar içinde aramaya mükellef”tir. (Münâzârât, s. 137.)

  • Mehmet Said Bayraklılar

    15.06.2026 18:20:18

    Allah razı olsun kıymetli abilerim. Güzel dualarınız, teşvikleriniz ve katkılarınız için çok teşekkür ederim. Sözün de sükûtun da bir edebi ve mesuliyeti var. Rabbim konuştuklarımızı da sustuklarımızı da rızasına uygun, hayra ve uhuvvete vesile eylesin inşaallah.

  • Necati

    15.06.2026 12:44:12

    Eyvallah, Allah razı olsun kardeşim. Güzel bir yazı.

  • Ahmet Cemil ÇÖKREN

    15.06.2026 11:38:58

    Söz gümüş ise sukut altındır. Biliyorsan konuş ibret alsınlar. Bilmiyorsan "sus" adam sansınlar.

  • Mehmet Said Bayraklılar

    15.06.2026 11:31:21

    Allah razı olsun Bülent abi, güzel duanız ve teşvikiniz için çok teşekkür ederim. Size de sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir hafta diliyorum.

  • Selim Acar

    15.06.2026 10:10:01

    Yüreğinize ve kaleminize sağlık Said kardeşim. Allah sizden razı olsun. Çok güzel ifade etmişsiniz. Yazmaya devam inşaallah 🤲

  • Bülent Bektaş

    15.06.2026 07:37:02

    Çok güzel bir konuyu ele almışsınız Güzel bir yazı olmuş Emeğinize sağlık Sağlıklı ve bereketli haftalar diliyorum

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı