"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kat kat mükâfata hazır mısınız?

Süleyman KÖSMENE
29 Nisan 2021, Perşembe
Salih Bey: “Kur’ân’da ‘kat kat mükâfat’ mefhumu vardır. Bu ne demektir? Nasıl bir borç veriştir?”

Zerre Kadar da Olsa Adım Attığınızda 

Allah’ın –tabir caizse- fart-ı keremi, fart-ı ihsanı, fart-ı in’amı, ancak bu kadar güzel ifade edilebilir. “Kat kat mükâfat!” “Şüphesiz ki Allah zerre kadar haksızlık yapmaz. Ancak zerre kadar bir iyilik bile olsa onun sevabını kat kat arttırır. Ve kendi katından da büyük mükâfat verir.” 1

“Sizi bize yaklaştıracak olan, ne servetiniz ne evlâtlarınızdır. Ama iman edip dünya ve âhirete yararlı iş yapanlar başka, yaptıklarına karşılık onlara kat kat fazlası mükâfat vardır ve onlar köşkler içinde huzur ve güven içinde yaşayacaklar.” 2

Kur’ân, fani ve kısıtlı imkânlarımızla yaptığımız güzel fiillerimizin arkası deryaya açılan bir neticeye dönüştüğü ve bâkî âlemde bütün bir derya olarak yine bize iade edileceği müjdesini bu mefhumla veriyor: “kat kat mükâfat!”

Kur’ân’ın bu hasiyetini Bediüzzaman şöyle ifade ediyor: “Kur’ân-ı Hakîm tezâuf-u sevâbıyla beraber elbette muvâzeneye gelmez ve gelemiyor.” 3

Muhteşem bir ifade! Muhteşem bir müjde! Dünyanın geçiciliği, ahretin ebediliği ancak bu kadar güzel bir mefhumla anlatılır!

Siz Allah için zerre kadar da olsa adım attığınızda, bu adımcığınız, bir kartopu gibi yuvarlanarak, katlanarak, size baki âlemde geri döneceği haberidir bu!  

Yedi Yüz Katı ve Daha Fazlası

Nitekim her salih amele en az bire on sevap vaad eden de Kur’ân’dır. 4 Keza her iyiliğin ve salih amelin on katından yedi yüz katına ve daha fazlasına kadar Allah katında karşılık bulacağını müjdeleyen de Peygamber Efendimiz’dir (asm). 5

Öte yandan Cenab-ı Allah’ın, her salih amele on katı sevap vaad ederken, bir de “o Benim içindir, onun mükâfatını Ben veririm” 6 buyurduğu oruç ibadeti vardır ki, Cenab-ı Allah’ın oruca takdir ettiği sevabı akıl havsala almıyor.

Bir amel ki, sınırsız ölçüde çok yüksek sevap kazandırıyorsa… Kul öldüğü halde amel defterini kapatmıyorsa… Kapanmayan amel defterinde, bu amelin sevabı, havsalamıza sığmayan ölçülerle katlanmaya devam ediyorsa… Böyle amelin özgül ağırlığını akıl ve havsala terazisi tartamıyor.

Bu ölçülerle üç tür amel zikredilmiştir. Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki: 

“İnsan öldüğü zaman amel defteri kapanır. Ancak üç tür amel bundan müstesnadır. 1- Sadâka-i cariye, 2- Kendisinden yararlanılan ilim, 3- Kendisine hayır duâ eden salih evlât.” 7

Müjdeler Olsun!

Salih evlâdı olan anne-babalara müjdeler olsun! Evlâtlarının salâhati devam ettikçe amel defterleri açık kalıyor. Evlâtlarının salâhati bir sevap çeşmesi oluyor ve amel defterlerine sevap yağdırıyor.

İlminden faydalanılan âlimlere müjdeler olsun! İlmi insanlara fayda verdikçe amel defterleri açık kalıyor ve bir sevap sağanağı halinde amel defterlerine sevap yağdırıyor.

Sadâka-i cariye sahiplerine müjdeler olsun! Sadâka-i cariye, akan ve kesilmeyen sadâka demektir. Verdiğiniz bağış ile bir yoksul karnını doyuruyorsa bu “bir” sadâkadır.

Verdiğiniz sadâka ile bir yoksul aklını doyuruyor, kalbini şüphelerden kurtarıyor, tahkikî iman elde ediyor, sosyal ve siyasî hadiselerde istikamet kazanıyorsa, bu, sevabı kesilmeyen sadâka, yani sadâka-i cariye olur. O faydalandıkça ve başkasını faydalandırdıkça maddî kaynak ve sebep siz olduğunuz için, sizin amel defterinize yağmur gibi sevap yağmaya devam eder.

Zekâtımızı Kur’ân ve iman hizmetleri için, Risale-i Nur’un naşir-i efkârı olan gazetemiz ve yayınlarımız için sarf edelim. Böylece azımız çok olsun, kısıtlı imkânlarımızla yaptığımız infak inşallah bitmeyen bir Cennet çeşmesine dönüşsün.  

DUÂ

Allah’ım! Fani ömrümüzü bekaya tebdil eyle! Fani malımıza ebediyet bereketi lütfeyle! Fani işlerimize baki neticeler ihsan buyur! Zihnimizi ve kalbimizi baki âlemin değerleriyle meşbu eyle! Âmin.

Dipnotlar:

1- Nisa Sûresi: 40. 2- Sebe Sûresi: 37. 3- Sözler, s. 386. 4- En’am Sûresi: 160. 5- Buharî, Sahih, İmân, 31; Süyûtî, Câmiü’s-Sağîr, 1, 151. 6- Buharî, Savm, 2. 7- Dârimi, Mukaddime, 46.

Okunma Sayısı: 1728
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı