"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kör noktalarımız

Süleyman KÖSMENE
03 Haziran 2021, Perşembe
Ömer Bey: “1- Mesnevî-i Nûriye’de “ve keza, seni nefsini sevmeye sevk eden esbap” diye başlayarak, nefsimizi sevme sebepleri zikrediliyor. Bu bölümü açıklar mısınız?

2- Peygamberimiz (asm) ‘Gaflet şu üç şeyde olur: Allah’ı anma meselesinde, sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar geçen sürede ve kişinin ne derece borca girdiğini düşünmeden ödeyemeyecek kadar borç alması halinde’ 1 buyuruyor. Bu hadisi nasıl anlayalım? 

3- Kur’ân-ı Kerîm okumanın hükmü nedir?”   

Eğer Nefis Bize Yakınsa  

Bediüzzaman’ın ifadesiyle, bizi nefsimizi sevmeye sevk eden sebepler üçtür: 

1- Bütün lezzetlerin kaynağı nefistir. 2- Vücudumuzun merkezi ve menfaatimizin takipçisi nefistir. 3- Bize en yakın zannettiğimiz şey nefistir.

Madem böyledir: (Üstad Hazretleri şöyle soruyor:) 1- Ey nefis! Fani lezzetlere mukabil, baki lezzetleri veren Allah’ı  -nefsinden ve sevdiklerinden- daha ziyade sevmen gerekmiyor mu? 

 2- Ey nefis! Kendini vücudun merkezi sayıyorsun, menfaatin kaynağı zannediyorsun! Öyleyse, o vücudu sana veren ve vücudun ayakta kalmasını sağlayan Allah daha fazla sevgiye ve muhabbete lâyık değil midir? 

 3- Nefsini sevmen, onun sana yakınlığı sebebiyle; öyle mi? Öyleyse, istediğin bütün güzellikler elinde bulunan, o nefsi yaratan ve sana nefsinden daha yakın olan Allah daha çok sevmeni hak etmiyor mu? 2

Gaflet Veren Noktalar

Bahsettiğiniz hadiste Peygamber Efendimiz (asm) zafiyet açısından kör noktalarımızı bildiriyor. Gaflet, zafiyetten beslenir. Sırayla görelim:

1- Allah’ı zikretmek: Şeytan Allah’ı anmaktan, Allah’ı zikretmekten ve Allah’a kulluk yapmaktan bizi alı koymak ister. Bunun için bize gaflet verir, bizim ilgi ve alâkamızı dağıtır, bize sabırsızlık verir... vs. Bunu baştan peşinen bilirsek; kalbimizi pek fazla itham etmeden, düşmanımızı bilir ve ona göre duyarlı bulunuruz. Allah’ı anmaya ve ibadet yapmaya karşı içimizde bir isteksizlik doğduğunda, buna aldırmadan, ibadetimizi yaparız. Bu isteksizliğin şeytandan geldiğini bilir, kalbimize yüklenmeyiz, düşmanımızı tanırız.

2- Sabah namazı kıldığımız saatler, sevabının yüksekliğinden olacak, en fazla üzerimizde gaflet bulunan saatlerdir. Uyandığımızda eğer yatağı terk etmemişsek şeytanın fısıltıları hemen başlıyor. “Birazcık daha yat!” diyor. Oysa birazcık yatıverdin mi, yeni bir uyku perdesine giriyorsun ve artık güneş doğuncaya kadar uyanamıyorsun! Böylece şeytan ucuz bir hamleyle bizi tuzağına düşürmüş oluyor. 

Sabah namazını vaktinde kılmış olduğumuzda da, güneş doğuncaya kadar uyumayıp zikirle ve tefekkürle meşgul olmamız sünnettir. Oysa bu sünnete karşı da yine içimizdeki gaflet ve bu gafleti kullanan şeytanla savaşmak zorundayız. 

3- Güç yetirilmeyen borç ise, maddî ağırlığı gereği insana gaflet vermekte, hayatı ağırlaştırmaktadır.

Kur’ân Okumanın Hükmü

Kur’ân-ı Kerîm okumanın hükmünü üç yönlü değerlendireceğiz:

1- Allah’ın emirlerini kaynağından öğrenmek ve yaşamak, yasaklarını kaynağından öğrenmek ve kaçınmak için Kur’ân’ı okumak farzdır. Herkes hayatıyla ilgili her hükmün ve her ayrıntının doğruluğunu veya yanlışlığını öğrenmek için Kur’ân’ı okumak ve Kur’ân’ın bildirdiklerini öğrenmekle yükümlüdür. 

Fakat bu yükümlülüğü âlimler yapabilirler ve yapmışlardır. Âlimler Kur’ân’ı ve Kur’ân’ın yaşayan müfessiri olan Peygamber Efendimiz’in (asm) hayatını inceleyerek, yükümlülüklerimizi tasnif ederek topluma aktarabilirler. Çünkü bu bir ilim meselesidir. Herkes âlim olamaz. İşte mezhep imamları bunu yapmışlardır. 

Bu farz-ı kifaye hükmündedir.

2- Kur’ân’dan bir bölümü namazda okumak farzdır. 

3- Namaz dışında ve yine ibadet ve tefekkür kastıyla Kur’ân’ı okuma belirli bir kurala bağlanmamış, sadece teşvik edilerek, kişinin kendi inisiyatifine bırakılmıştır.  

DUÂ

Allah’ım! Nefsimin göremediğim kusurlarını bana göster! Ayıplarını derk ettir! Günahlarını bağışla! Kelâm-ı Kadim’ini dünyada rehberim, ahirette şefaatçim kıl! Âmin!

Dipnotlar: 

1- Camiüs-Sağir, c. 3. No: 2797.

2- Mesnevî-i Nûriye, s. 181.

Okunma Sayısı: 1433
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Caner

    3.6.2021 08:44:01

    Amin. Allah razı olsun.

  • Ali R. Yardimoglu

    3.6.2021 05:45:11

    Ne güzel 1yazı, barekAllah, sayın Hocam.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı