"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman Mirza Mehdî midir? (2)

Süleyman KÖSMENE
30 Haziran 2026, Salı
Haşim Bey: “Bediüzzaman Mehdî midir? Yoksa Mehdî yeni mi gelecek?

Mehdiyetin İnkârına Neden Kapı Açıldı?  

İslâmiyetin korunması bizzat Cenab-ı Hakk’ın taahhüt ettiği bir mes’eledir. Cenab-ı Hak, “Muhakkak Zikr’i biz indirdik; O’nun koruyucusu da elbet biziz.”1 buyurarak, Kur’ân’ın ve Kur’ân’dan beslenen tevhid inancının ve İslamiyet’in bizzat taraf-ı İlâhîce muhafaza altına alındığını beyan etmiştir. 

Enbiyâ, yani peygamberler dönemi kapandığına göre; tevhîd inancının muhafazasının, kendisine vazîfe verilen mütehassıs ve muhakkik âlimler eliyle yapılacağı noktasındaki haber elbet âdetullaha da uygundur. Bu muhakkik âlimlerin, âdetullaha uygun olmayan güç ve kudret ile donatılmış olacağı tarzındaki telakkiler ile bu müessese gölgede bırakılmaya çalışılmamalıdır. 

Zira mehdiyetle ilgili müteşâbih rivâyetlerde, âdetullaha ve sırr-ı teklife uygun düşmeyen kanaatler ve telakkiler, meselâ Mehdî’nin akşamdan sabaha bütün âlemi ıslah edeceği şeklindeki yaygın ve yanlış kanaat, kimi çevrelerce mehdiyetin inkârına sebep teşkil edebilmiştir. Oysa Bedîüzzaman’a gelinceye kadar böyle müteşâbih haberler doğru yorumlanabilmiş olsaydı, mehdiyetin inkârına kapı açılır mıydı?

Dava İçinde Burhan

Tevhid inancına bağlılığı ve teslimiyeti sarsılmış olan bir asırda tavzif edilen Risale-i Nur da bütün mesaisini iman esasları üzerinde teksif etmiş, iman kalesini yeniden ikâme etmeye çalışmıştır. 

Said Nursî Hazretleri (ra) Risale-i Nur’un vazifesini şöyle tanımlar: 

“Risule-i Nur, sair ulemanın eserleri gibi yalnız aklın ayağı ve nazarıyla ders vermez ve evliya misillû; yalnız kalbin keşif ve zevkiyle hareket etmiyor; belki akıl ve kalbin ittihat ve imtizâcı ve ruh ve sâir letâifin teavünü ayağıyla hareket ederek evc-i âlâya uçar. Taarruz eden felsefenin değil ayağı, belki gözü yetişmediği yerlere çıkar, hakaik-i imaniyeyi kör gözüne de gösterir.”2 

Müellif-i Muhteremi Risale-i Nur’un, tevhid hakikati için; tasavvur değil, tasdik… Teslim değil, iman… Marifet değil, şehadet ve şuhud… Taklit değil, tahkik… İltizam değil, iz ’an… Tasavvuf değil, hakikat… Ve dava değil, dava içinde bürhan olduğunu beyan eder. 3

O Mehdiyet Görevini Yapıyor

Felsefenin kör gözü iman hakikatleri ile aydınlanmadıkça Risale-i Nur’un vazifesini bitireceği ve devrini tamamlayacağı kanaatinde değiliz. Yeni bir müceddid veya yeni bir mehdî beklentisi içinde de değiliz. 

Elimize gelmiş olan “Nur” ile iktifa etmek, şükrün ve kanaatin de bir gereğidir. 

Risale-i Nur ile imanlarını kurtaranların, başkalarının imanlarının kurtulmasına hizmet etmeyi bir vicdan ve fıtrat borcu telakki etmeleri, vefa ve sadâkat duygularının kendilerine yüklediği bir görev olsa gerektir. 

Risale-i Nur mehdiyet görevini yapıyor, evet. Bunda hiç şüphemiz yoktur. Bunu tahkik etmek de mümkündür. İsteyen herkes, içinden çıkamadığı bir soruyu alsın, Risale-i Nur’a sorsun, aynı soruyu şu an mevcut hangi felsefeye, hangi düşünce grubuna, hangi akıl havuzuna isterse sormaya devam etsin. 

Aldığı cevapları mantık terazisiyle tartsın. Neticeyi kendisi görecektir.

Mehdî ile iman arasında sıkı bir bağ mı vardır? 

Evet vardır. 

Mehdî Hazretleri iman noktasında açık bir kapı bırakmamıştır. Onu okuyan herkes imanını kurtarmıştır. Onu okuyan herkes asrın fikir karanlıklarında kendinin ve diğer insanların yolunu bulmuştur. Onu okuyan herkes kurtulmuştur.

Çünkü O mehdiyet görevini yapmaktadır.

Dipnotlar:

1- Hicr Sûresi: 9.

2- Kastamonu Lâhikası, s. 34.

3- Mektubat, s. 365.

Okunma Sayısı: 1556
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÇeşitcioğlu

    30.06.2026 12:08:46

    2- Günümüzde ise; İslam dünyasının zillleti ve sorunları katlanarak devam ediyor ve ufukta bir çare görünmüyor! Öte yandan RNur” mehdiyetin en önemli en kıymetli iman hizmetini görüyor ve bu hizmetiyle mehdiliğe pişdar- öncü’ diye yazılı. - Mehdiyetin - mehdiliğin bir şahsımanevi/ 3 halkalı bir zincir gibi okduğu da vurgulanmış yani İman Mehdisi/ Öncü+ Hayat- Şeriat Mehdisi: BüyükMehdi- 5. Şua ve İttihadıİslam Hilafet Mehdisi/ Mesihi olacağı , hem RNur hem ayet hadis, hem adetullah hem tarihi akışın icabı ve gereğidir. - Gelecek tekelimizde ve ekranımızda olmadığına göre;” mehdi gelmeyecek gelmiştir” manasında Kaderi İlahiye’ de aykırı yazılar; doğru olmadığı gibi, ihtilaf artırıcı ve mahcup edici ve taassupçu görüşlerden sakınmak selim aklın kadere imanın ve mantığın gereğidir vesselam!..

  • HÇeşitcioğlu

    30.06.2026 11:56:35

    1- “bilhassa Gavs-ı A’zam olan Şeyh Abdülkadir-i Geylânî; ve Hazret-i Hüseyin’in neslinden gelen imamlar, hususan Zeynelabidin ve Cafer-i Sadık –ki her biri birer MANEVi MEHDİ Hükmüne geçmiş ,manevî zulmü ve zulümatı dağıtıp, envâr-ı Kur’âniyeyi ve hakaik-ı imaniyeyi neşretmişler, cedd-i emcedlerinin birer vârisi olduklarını göstermişler.“ 19. Mektup - Zeynelabidin ve Caferisadık, manevi mehdi çünkü saltanat ve iktidarları olmamış. - Amma; Ömer b Abdulaziz ve Abbasi; Halife Mehdi, maddi mehdiler, hailfe ve iktidar oldular. - ÜstadNursi ra ın ; ( manevi) mehdi olduğu ispatlı fakat maddi mehdi (büyükmehdi - 5. Şua) olmadığı da aşikar; çünkü maddi saltanat ve iktidar sahibi olmadı. - Oysa RNur’da pekçok yerde; İMAN hayat şeriat ittihadıİslam ve hilafet görevi de , Mehdiyetin ( şahsı manevi- tüzel kişiliğin) asıl görevleri olarak sayılmış ve ‘ milyonlar kahraman fedailer lazım’ denmiş.

  • S.topuz

    30.06.2026 07:15:51

    ..."Bu seyyidler kabilesinin efradlarında böyle zahirî kahramanlar çok olduğu gibi;Seyyid Abdül-kadir-i Geylanî, Seyyid Ebülha-sen-i Şazelî, Seyyid Ahmed-i Bedevi gibi manevî kahraman-ların kahramanları dahi varlar-mış.}Ve öyle bir kesrettedirler ki; o kumandan-ların mecmu'u, muazzam bir ordu teşkil ediyorlar. Eğer maddî şekle girse ve bir tesanüd ile bir fırka(askerî birlik) vaziyetini alsalar, İslâmiyet dinini milliyet-i mu-kaddese hükmünde rabıta-i ittifak( birlik bağı)ve intibah (uyanış)yapsalar,hiçbir mille-tin ordusu onlara karşı daya-namaz! İşte o pek kesretli o muktedir ordu,Âl-iMuhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır ve Hazret-i Mehdi'nin en has ORDUSUDUR."... Bediüzzaman Said Nursî , Risale-i Nur Külliyatı-Mektubat - 440 - 🙌🌹🤲🌹🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇩🇪🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    30.06.2026 07:10:44

    ..."Âl-i Muhammed (A.S.V.), Âl-i İbrahim Aleyhisselâm gibi öyle bir vaziyet almış ki; umum mübarek silsilelerin başında, umum aktar ve a'sarın mecma'larında o nuranî zâtlar kumandanlık ediyorlar.{(Haşiye): Hattâ onlardan bir tanesi olan Seyyid Ahmedü's-Sünusî, mil-yonlar müride kumandanlık ediyor. Seyyid İdris gibi diğer bir zât,yüzbinden fazla müslü-manlara kumandanlık ediyor. Seyyid Yahya gibi bir başka seyyid, yüzbinler adamlara emirlik ediyor ve hâkeza. Bu seyyidler kabilesinin efradla-rında böyle zahirîkahramanlar çok olduğu gibi;Seyyid Abdül-kadir-i Geylanî, Seyyid Ebülha-sen-i Şazelî, Seyyid Ahmed-i Bedevi gibi manevî kahraman-ların kahramanları dahi varlar-mış.}Ve öyle bir kesrettedirler ki; o kumandanların mecmu'u, muazzam bir ordu teşkil edi-yorlar. Eğer maddî şekle girse ve bir tesanüd ."...Mektubat - 440

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı