"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hastalık ve musibetler imtihan vesilesidir

Sami CEBECİ
01 Temmuz 2026, Çarşamba
Bu dünya hayatında bulunduğumuz müddetçe başımıza gelen her şey bizim için birer imtihandır.

Allah, yarattığı kullarına bir takım mal mülk ve zenginlikler verir onunla kulunu imtihan eder. Aynı kulundan verdiği imkânları bir şekilde elinden alır yine imtihan eder. İnsan ise, verilen nimetler karşısında şükretmekle, o nimetler elinden alındığı zaman da sabretmekle mükelleftir. Böyle yapanlar imtihanı kazanır, aksi takdirde imtihanı kaybedenlerden olur. Muhtelif Kur'ân ayetleri bize bu hakikati böyle haber verir.

Hastalık ve musibetler de, her insan için birer imtihan vesilesidir. Sağlık da, hastalık da insanoğlu içindir. Ancak, sağlık beden için daimî, hastalık ise ara sıra ve geçicidir. Hastalık zamanında doktora gitmek ve ilâç kullanmak, beden sağlığı için bir cihette ibadet hükmündedir. Çünkü, insan vücudu Allah’ın insana verdiği bir emanettir. Emaneti korumak ise, emanete riayet etmektir. Aksi de ihanet anlamına gelir.

Hastalık zamanlarının bir kısmı ölüm ile sonuçlandığı için herkesi korkutur. Ancak, ehl-i iman için ölüm, bu dünyadan daha güzel bir âleme geçmeye ve yüzde doksan dokuz sevdiklerine bir kavuşma vesilesi olduğundan, ehl-i dünya gibi korkutmaya sebep olmaz. Ölüm korkusuna en güzel ilâç, gerçek anlamda Allah’a ve ahirete inanmak ve inandığı gibi ibadetlerini yerine getirmekle mümkün olur.

Her canlı için ve özellikle her insan için Allah’ın tayin ettiği bir ecel vardır. Ayet-i kerîmelerin haber verdiği gibi “Ecel geldiği zaman ne bir an ileri ve ne de bir an geri gitmez.” Bu hakikati Bediüzzaman Hazretleri “Ecel birdir, teğayyür etmez [değişmez].” şeklinde ifade etmektedir.

Başımdan geçen bir hadise bu gerçekleri ifade etmeme vesile oldu. 12 Haziran 2026 Cuma gecesi üçe çeyrek kala uyandığımda, abdest almak için yürümeye başladığım zaman sağa sola sendelediğimi gördüm. Dengemi tam olarak sağlayamıyordum. O vaziyette namazımı kılıp okuyacaklarımı okudum ve sabah namazı için dershaneye gittim. Oradaki vazifelerimi tamamladıktan sonra ayağa kalktığımda yine sendelediğimi gördüm. O halde eve döndüm. Kahvaltıdan sonra Cuma namazı için hazırlık yaparken evdekiler buna izin vermediler ve “Bu durum acil bir müdahaleyi gerektirebilir ihmal etmeyelim.” dediler.

Cuma namazı öncesi, Pursaklar devlet hastanesi acil servisine müracaat ettik. Kan tahlilleri, ultrason, tomografi ve emar çekimlerinden sonra gittiğimiz doktor “Beyne, toplu iğne başı küçüklüğünde pıhtı attığı görülüyor. Çok telâşlanacak bir durum yok fakat birkaç gün seni burada müşahede altında tutmamız lâzım” dedi. Doktora: “Hocam! Ben toplumun manevî değerlerine hizmet eden bir insanım. Mümkün olduğunca beni en kısa zamanda taburcu etmenizi arzu ederim.” dedim. Doktor “Merak etme, biz de öyle yaparız.” dedi.

Cuma akşamından itibaren verilen kan sulandırıcı haplar, yapılan iğneler ve verilen serumlar üç gün boyunca sürdü. Pazartesi günü geldiğinde doktorum tekrar geldi ve ultrason ve emar neticelerine göre taburcu edebileceğini söyledi. Bahsi geçen işlemleri yaptık ve doktorumuza gittik. Ekrana akseden neticelere göre beyne atan pıhtı dağılmış ve normale dönmüştü, elhamdülillah. Yurtiçinden ve yurtdışından yapılan bol miktardaki dualar yerini bulmuştu. Allah’a ne kadar şükretsek yine de azdı. Bunda dolayı bütün dostlarımıza yürekten teşekkürler.

Okunma Sayısı: 189
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı